1268 Defa Okundu

Ülkenin kahir ekseriyetinin malumu olduğu üzere çeşitli belediyeler eliyle yasa dışı taşımacılık son günlerin modo konuları arasındadır. Siyasetin yoğun olarak konuşulduğu bir ülke olmamız hasebiyle, yapılmış olan bu kanun dışı işlerde ön plana çıkarılan kişiler hep siyasi figürler olmuştur.

Bingöl, Elazığ ve Malatya üçgeninde cereyan eden bumerang (şeytan üçgeni) cehennemi dolayısıyla topun ağzına konmuş olan yine siyasi kişiler ve kimlikler olmuştur. Elbette siyasilerin masumiyetinden bahsediyor değilim. Yazım ve meramımdan aksi bir sonuç çıkarmaya kalkışmanın iyi niyetli bir yaklaşım olacağı kanaatinde değilim.

Elbette siyasiler, çeşitli kurum müdürleri, direk ve dolaylı ilintisi olan herkesin hukuk dışı bir işin içerisinde bulunmuş olmalarından yana zerrece kuşku taşımıyorum.

Ancak, olayın taşıyıcı kolon ve aksı, gri pasaport verme yetkisini elinde bulunduran valilik ve vali olması hasebiyle en ciddi şekilde ele alınması, sorgulanması ve gerekiyorsa en başta yargılanması gereken kişilerde, bahsi geçen illerin valileri olmalıdırlar.

İçişleri Bakanı Sayın Süleyman SOYLU'nun ifadesine bakılacak olursa utanç verici yolsuzluk, rüşvet, görevi kötüye kullanma ve daha birsürü suçu bünyesinde barındıran bu  olayın faillerinin kimler olduğu ve işin ucunun nerelere kadar uzandığına bakılmaksızın sonuna kadar gidileceği yönündedir.

Buradan Sayın Süleyman SOYLU'ya bir çağrıda bulunarak, evvela ve ivedi olarak görevden el çektirilmesi, bütün etki ve yetkisine blokaj konulması gereken ilk kişiler ve makamın valiler ve valilik olduğu inancıyla gereğini yapmasını beklediğimizin altını çizmek istiyorum.

Zira yukarıdada belirttiğimiz üzere olayın ana omurgası ve kilometre taşını oluşturan mefhumun ''gri pasaport'' olması dolayısıyla valiler valilik evvela ve hassasiyetle ele alınması ve görevden uzaklaştırılması gereken kişilerdir.

organizasyonun büyüklüğü, çeşitliliği ve hinliğinin boyutu  ne kadar büyük ve derinlik arz ediyor olsada, gri pasaporttan yana istenilen desteği alamadığı anda bütün oluşumun ve hareketin tamamen akamete uğrayacağı kuşku götürmez bir realitedir.

Dolayısıyla bu ve benzeri çağrımızı, gereğinin yapılacağı zamana kadar sıklıkla dile getirecek ve iç içleri bakanı Sayın Süleyman SOYLU'ya hatırlatma yazılarımız ve çağrılarımıza bu sütunlarda yer vereceğimizi de özenle belirtmek isterim. 

Malatya gibi bir şehirde ise böylesi utanç verici ve aynı zamanda birçok suçu bünyesinde barındıran bu organize olayın farklı zamanlarda, farklı sayılarda ve kişi başı çok yüksek meblağların verilerek yapılmış olması, bahsini yaptığım hassasiyetin boyutlarınıda tayin ediyor olması bakımından dikkat çekici bir veridir. 

Çok yüksek ve ciddi miktarlarda rant sağlamak amaçlı bir araya gelmiş bu yasadışı teşekkül, en ince ayrıntısına varıncaya kadar ve kamuoyunun vicdanı teskin edilinceye kadar hakkaniyetle irdelenmeli, araştırılmalı ve failleri hak ettikleri şekilde cezalandırılmalıdırlar.

Bu inanç ve güvenle olayın yakın takipçisi olacak ve bütün gelişmeleri bu köşede paylaşacağım.

 

Yorumlar