OZAN ARİF (2)

Ozan Arif, bir yandan siyasi söylemleri işlerken,

Türk Şiirinin en hızlı, en akıcı, en coşkulu şekli olan,

Hece vezninin 4+4=8 ile koşma tarzı olan,6+5=11

Formunu da ustalıkla kullandı.

Kafiyelerin(uyak) güçlü oluşu,

Sözlerindeki mana derinliği,

Tenkit ve hicivlerdeki isabet,

Edebi sanatın şaheserlerini ortaya çıkardı.

***

Hicvettiği kişi, kuruluş, onun ve ortamın sorumluları,

Onun sanatsal aşağılamasından kurtulamadı,

Bazen ince bir nükte,

Bazen yekten küfre yakın sözler,

O kişiyi incitiyordu.

Ama onlar da bunu hak ediyorlardı.

Ozan Arif, 12 Eylül ihtilalinin

Ülkücü harekete verdiği zararı,

Zulüm ve işkenceyi

En ince ayrıntılarına kadar, şiirle anlattı .

Takke ile namaz kılarken öldürülen, Hüseyin Kurumahmutoğlu ağıtı,

Hem şiir, hem de müzik olarak bir şaheserdir.

Yine Hapisteyken bir mülakatta,

Çıksam yine davama aynı yerden başlarım” diyen,

Veli Can Oduncunun şişlenerek şehit edilmesi üzerine,

Yürekler parçalayan şiirini ve müziğini sanat dünyasına hatıra bıraktı.

***

12 Eylül kara ihtilalinden sonra,

Vatan hasreti ile yad ellerde yandı tutuştu.

Hasret türküleri yaktı.

Vatan hasretini hem söyledi hem besteledi.

***

Çok iyi bir idealistti, yani Ülkücü,

Şiirlerinde Turan ülküsünü işlerken,

Çin Seddinde sabah namazı kılmayı arzuladı.

Onun lider, teşkilat ve dava üçlüsünü işlerken,

Lidere yani Türkeş’e bağlılıktan taviz vermedi.

Başbuğ Türkeş, hapisteyken o yurt dışından,

Onu anlatıp, saz ve sözle “bırakın, bırakın Türkeş’i” diye,

Feryat etti, gürledi.

***

Ozan Arif, Türk milletinin duygularını,

Heyecanlarını İslam’ın ve yüce peygamberimizin davasını,

En etkili ve en üst seviyeden haykıran bir aşıktı.

Kendisi bir Türk dili ve edebiyatı öğretmeni olduğundan,

Sanatını edebi olarak da en verimli şekilde terennüm etti.

Daha lisede iken müzik dersi almadan da,

Sazı ile çalıp söylüyordu.

Tezene onun elinde teller üzerinde gezerken,

Adeta dans ederdi.

Coşkun bir nehrin çağlamasını andırırdı.

***

Sonra Türkiye’nin başından ihtilalciler gitti.

Arif, yurt dışından geldi.

Başbuğ hapisten çıktı.

Baba evlat gibi kucaklaştılar.

Acizane Erciyes Zafer Kurultaylarını başlatan bir

İl başkanı olarak,

Erciyes dağında, kurultay bülbülü olarak,

Ozan Arif hem gürledi, hem coştu, hem söyledi.

***

O şimdi sevdiklerinin yanına gitti. Yüreğimizi yakarak…

Başbuğuma, sevgilimiz Peygamberimize(sav) yoldaş olarak…

Çünkü kişi sevdiği ile haşr olunur.

GEÇTİ GİTTİ

Ülkü için cuş eyledi,

Elde sazı hep söyledi,

Kıral. Sultan tanımadı,

Gürleyerek hak söyledi.

-0-

Yıldız gibi aktı geçti.

Şöyle ufka baktı geçti.

Ozan Arif, Hakka gitti.

Yüreğimi yaktı geçti…

Diyerek teselli bulduk. Mekanı cennet olsun…