8468 Defa Okundu

بسم الله الرحمن الرحيم

Uzun sene fıkıh ile iştiğal eden bir alim zat hocasını misafir eder.
Hocası ise sofradaki ekmeği yemez ve un mamulleri, tüm hazır gıdaları terk ettiğini bildirir..
Alim zat terk etmeye lüzüm olmadığını uzun uzun beyan eder ve sözüne delil olarak mecelledeki
الضرورات تبيح المحظورات
kaziyesini söyler.

Şeyhi kebir hocası şöyle cevap verir:

الضرورات تبيح المحظورات و لكن لا يباح الضرارات
Zaruretler yasak şeyleri mubah kılar, fakat zararlı şeyler asla mubah olmaz !

İzah çok doğru idi !
Alim kişi hata ettiğini anlar ve kaynak sorar.


Hocası: " taze kelâm taze ilhâm ile bir rabıtası kavî kardeşimiz söyledi, " der ve izah eder :

- Imami Azam hazretlerine zehir içirmek istediklerinde " ben kendimi katledemem", demedimi !
Fakat yatırdılar ve zorla ağzına zehir akıttılar, ama kendisi içmedi .

Alim kişi meccele kitabını alır ve 21- kaideye ولكن لا يباح الضرارات diye yazı ekler.

- Şükürler olsun ki, Ahirete böyle bir hata ile gitmekten kurtulduk, der.

Kâmil murşid kuddise sirruhunun günümüzde devam eden tasarrufuna yine bir kere şahit olurlar.

- Ebu Suud efendi rahmetullahi aleyh buğday ununa arpa unu katan fırıncıya ibreti alem mudhiş ceza verdirmiş idi,
biz ise zararlı katkı madderin yenilmesine mubah diyormişiz..
Mevlam bizi ahiretteki pişmanlıktan korusun.
Allahım bizi yalnış fetvadan koru , ismimizi habis ve zararlı gıdanın yenilmesine değil, terk edilmesine delil eyle"

يا مفتح الابواب افتح لنا خير الباب
☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘

Ümmeti Muhammed yanlış fetvalar ile zincirlenmiş ve sentetik madde üreticilerinin esiri ve kurbanları haline getirilmiştir.

Alimin ilmi milletin seadeti için hizmet etmeli.

Gimdes niçin sentetik katkı maddelere zarar sertifikasi vermek yerine, helal sertifikası veriyor !

Niçin ter temiz doğal nimetlere hayvan ve böceklerin dahi yemeyeceği ve insanın asla hazım edemeyeceği koruyucu, renklendirici, kıvam artırıcı gibi sentetik madde katılmasına cevaz veriliyor !

İnsanlara zararlı gıda yedirme cinayetine hangi kitapta delil var !

Allah teala şahidimdir ki katkı maddelerini internetten araştırırken yorumlarda milletimizin : "müslümanlara hınzır tozu yedirenler hınzıra dönüşsunler", gibi ağır beddualarını okudum ...

Sema ehli bir kişiye beddua ederse yer ehli de beddua eder, buyurulmadımı !

Peki müslüman alemine hınzır ve zehir katkılarını kim yediriyor :
üreticilermi ;
yoksa üreticiye en büyük desteği veren tüketicilermi ;
yoksa tüketiciye "helal" fetvasını verenlermi ?

Arının degil, insanların ürettigi sentetik bal;
nerdeyse yüzde doksan dokuz tatlılar ve meşrubâtlarda kullanılan mısır şurubunun zehir olduğu tüm üzmanlar tarafından söylenmiş iken , bu zehire mubah demeye hangi fikh alimi cüret edebilir !

قال رسول الله صلى الله عليه وسلم :
أجرؤكم على الفتيا أجرؤكم على النار. رواه الإمام الدارمي رحمه الله في سننه (1/69)
Fetvaya en cüretli olanınız ateşe en cüretli olanınızdır .

"Şimdi hayvan menîsi dahi enerji içeceklere katıldığı müteneccis gıda ticareti söz konusu iken, hazır gıdaya cevaz fetvası verilmemeli ! " diyor ehli sünnet câmiasının müttekî ulemâsı اكرمهم الله بالتقوى

(Necis ayrı, müteneccis ayrıdır.
Müteneccis aslında temiz idi, sonradan necaset katılmıştır, demektir.
Hınzır tozlu, alkol mayalı, hayvan menîsi katılan me'külât ve meşrübât و هكذا اذا )

الضرورات تبيح المحظورات
Kazıyesine yine bir izah olarak muttekilerin şiarı şü beyt olmalı :

وَ أَكَّدَتْ زُهْدَهُ فِيهَا ضَرُورَتُهُ
إنَّ الضَّرُورَةَ لا تَعْدو عَلَى العِصَمِ
(Kasidei bürde)

Rasulullah aleyhissalatü vesselam zaruret anında dahi zühd ve takvayı korudu.

Zaruretler, zorlıklar, çetin imtihanlar islâmî istikamete, ısmete, dinî izzete, takva ahkamına zarar veremez, hududullahı bozamaz !

Zaruret, sıkıntı bir imtihandır: şu alim ruhsata kaçacakmı, yoksa azimet üzere 

kâimmi olacak !

İbarahim aleyhisselamın putperestlere
أف لكم ولما تعبدون من دون الله
  Yuh size ve Allah’dan başka taptıklarınıza,
diye haykırdığı gibi,
bâtındaki (içteki) nefsânî putlara ve nefis havasını ilah edinenlere en azından bir uff diyebilmeliyiz !

Parmağına iğne batmasına rıza göstermeyen çocuk himmeti (derdi) ile ağlamalıyız ki takva ahkamını iğne ucu kadar bozamasınlar !

فَاصْبِرْ كَمَا صَبَرَ أُولُو الْعَزْمِ مِنَ الرُّسُلِ. احقاف/٣٥
Ulul azm rasullerin sabrı gibi sabr eyle!

Müsa aleyhisselam: "kavmımın altın buzağ'a tapmalarına niye mani olmadın !" diye Harun aleyhisselamın yakasından tuttu .

Ümmet derdi ile yakalara yapışan zatlar idi salihîn .

Bizde kendimizi salihindeniz diyoruz, buğün müminlerin sofrasından hınzır -zehir tozlar silinsin diye kaç kişinin yakasından tutabildik?

Sevdiğimizi iddea ettiklerimizin yakasından tutarak hınzır tozlu ekmeği yeme,
diye bilecek kadar halismi sevgimiz !

Hakikîmidir ümmet diyen derdimiz !

Ümmet derdi olmayan kişi kel'behâimdir...

🌷beyt:

Ecel yakanı tutmadan yakanı tutar dost bul
Musa gibi ümmet diye yakamı tutar dost ol

Kimi aklı bî ziyâdır amelleri hep riyâdır
Şüpheli nân yiyior âlim eşkıyâdır bî hayâdır

Biri tasavvuf derse her tüyüm ateş olur !
Hınzır tozu yer sofi pâk değil kalleş olur
 !

 

Yorumlar