756 Defa Okundu

DURUM vahim aslında. Her an kendimizi tazelememiz ve daima zihni dirilik üzere yaşamamız gerekirken kendimizi ezberlerin boyunduruğu altına hapsediyor olmamız anlaşılır gibi değildir.

Oysa her insan biriciktir.

Özeldir.

Özelliklidir.

Hayata üretmek üzere katılmıştır. Yenilikler sunmakla yükümlüdür. Zira yüce Rabbimiz her an farklı bir şandadır. Derin tefekkür okuması yapabilen inanmış bir kalp hayranlık ve hayret üzere olması lazım gelirken nasıl ezberci olabilir?

Oluyor işte, olabiliyor.

Ezberci anlayış soru karşıtıdır. Soru sorulmasından asla hazzetmiyor. Zira ona göre soru sormak çerçeve dışına çıkmak, itaatsizlik etmektir.

Bu düşünceye kendini kaptıranlar bizlerin soru sorması yerine dikte ettiği ezberlere kayıtsız şartsız itaatimizi istemektedir.

Bunu başaramadığındaysa yeni sorulara ezberlenmiş eski cevaplar vermektedir.

Hayatın akışına uymayan bu davranış ne yazık ki, soranları ikna etmemektedir.

Gençler bunun acı bir sonucu olarak başka inançlara yönelmekte ve farkları izm’lerin pençesine düşebilmekte…

Yapılması gereken ezberciliğin boyunduruğundan kurtulmaktır.

Bunun ilk adımı ise ezberin ne olduğunu bilmek, ezbercinin maksadını sezmek olmalıdır.

Nedir ezber ve ezbercilik? Bize ne yapar?

  • Ezber insanı tek tip yapar. Kalıba sokar. Üniforma giydirir.
  • Ezber tüketicidir. Oysa hayata üretimle katılmayan yetersizlik hisseder ve hasta olur.
  • Ezber yenilenmemek, eksik kalmak, eski kalmaktır.
  • Ezber okumamazlıktır.
  • Ezber düşünme eyleminden uzak düşmektir.
  • Ezber anlamaktan kaçmak olduğundan ezberci anlam kaçkınıdır.
  • Ezber sorumluluk almamaktır. Mesuliyeti başkasına yüklemektir.
  • Ezber eski bilgilerle sınırlayarak kendini dondurmaktır. Oysa hayat dinamiktir.
  • Ezber güdülenmeye, yönlendirilmeye, kolay yönetilmeye açık olmaktır.
  • Ezber taklitçiliktir. Oysa insan biriciktir. Orijinaldir. Bu sebeple ezber herkesleşmektir.
  • Ezber kolaycılıktır. Yeni fikirler ise zorlukla elde edilir ve daima zihnen aktif olmaktır.
  • Ezber baskıcıdır. Tek olmak ister. Başka fikirleri düşman olarak niteler ve savaş açar.
  • Ezberci kendini sahi görür diğerlerini sahte.
  • Ezber bir kimlikçi anlayıştır. Egemenlik güder.
  • Ezberci posta arabası gibidir. Sadece taşır. Tefekkür geliştirmez.
  • Ezbercinin mecaz derdi yoktur. Tek anlamlıdır. Edebiyat, şiir, hikâye kaygısı olmaz.
  • Ezberci farklı enstrümanlara müsamaha göstermez. Tek sazla koro gibi davranır.
  • Ezberci besin zafiyeti yaşar. Çünkü tek tip besinle yaşar.
  • Ezberci aşk eğitimini değil bağımlılık eğilimini önceler.
  • Ezberci sorgulamacı değildir. Sloganiktir.
  • Ezberci toktur. Bilgi, irfan, görgü açlığı çekmez.
  • Ezberci kuşbakışı bakamaz. Ormanı göremediğinden ağaçlarla kavgayı seçer.
  • Ezberci sadece kendisinin bulunduğu kümeyi yüceltir. Tek doğru olarak burayı görür. Dolayısıyla farklı görüşleri daima etiketler ve onları sapkın görür.

 

Bunları şüphesiz çoğaltmak yeni tanımlar getirmek mümkündür ama işin özünü kaçırmamaktan yanayım.

Hayatı doğru yaşayarak anlamlandırmak en asli görevimizdir.

Bunu unutturacak her anlayış bizler için çeldirici olabilir.

Ezberciliğin kolaycılığına değil orijinal olmanın zorluğuna talip olmalıyız.

Yoksa yeni sorulara ezberlenmiş ve daima tekrarlanan eski cevaplar verenlerden ne farkımız kalır?

Ya Selam!

 

Yorumlar