GERİ SAYIM başladı. Sondan üçüncü günü idrak ediyoruz mübarek ayın. İlk günden itibaren işine girdiğimiz ciddiyeti sürdürmek, kararlılığımızı devam ettirmek için duruşumuzu tahkim etmemiz, sağlamlaştırmamız gerekmektedir.

Duruşumuz sağlam olmalı ki hayatın sağmamasını yapabilelim. Yani çürüğünü çarığını sağlamından ayırabilelim.

Bu ise bize yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in kazandırdığı feraset ile olur ancak.

AHLÂK-I HASENE erleri sağlam duruşludurlar.

Malumdur ki, sağlam bir duruş çalışan bir akılla, yani yanlışı doğrudan tefrik eden bir mümeyyizlikle mümkündür.

Yine bilinir ki, sağlam bir duruş ancak sahih bir kalbe sahip olmakla gerçekleşebilir.

Yalanın dolanın barınmadığı, mış gibi yapmayan, dosdoğru inanan ve bu imanın istikâmetinde de kırıklık göstermeyen bir yürekle elde edilir.

Ve yine sağlam bir duruş ancak ve ancak sağlam ve kesin bir bilgiye dayanmakla gerçekleşir.

KOF kütük mesabesindeki bilgimsi malumatlar kişiye bu kavi duruşu sunamazlar.

En küçük bir sarsıntıda büyük bir gürültü ile düşer ve paramparça olurlar.

Bu nedenle mesele güçlü görünmek değil, gerçekten güçlü olmaktır.

Problem sağlam görülmek değil hakikaten sağlam olmaktır.

YÜCE KİTABIMIZ olan Kur’an-ı Kerim’e dayanmayan bilgiler çürüktür.

Ona istinat etmeyen sistemler arızalıdır.

Gücünü ondan almayan duruşlar sahtedir.

EY HAKİKAT yolunun gönlünü tahkim ederek nefsini susturup duruşunu sağlamlaştıran hakikatli yolcusu!

Gücünü Allah’tan almalısın.

O’na dayanmalısın. Güvenmelisin.

Dünyanın tüm yalancı ve çeldirici rüzgârlarına karşı ayakta kalabilmeyi, sağlam bir duruşla durabilmeyi başarabilmen için vahye yönelmelisin.

Tıpkı Sevgili Peygamberimizin yaptığı gibi… Diğer Nebi’lerin yaptığı gibi.

Bu, imanda hassasiyet demektir.

İkrarında gerçekçi olmak demektir.

Evrenin tüm yalancı dessasları her yanını zehre bulanmış öldürücü mızraklarla çevirmiş olsa bile duruşunda milim değişiklik olmamalı.

İtimadın sarsılmamalı.

Vesveselere prim vermemeli.

Dünyalık heveslere kapılmamalı…

GÜZEL ahlak yolcuları hep böyle yaptılar.

Takvalarını pekiştirdiler.

Sorumluluk bilinçlerini tahkim ettiler.

Akıllarını sonuna kadar çalıştırıp kalplerini iman ile coşturdular.

Kur’an’ı anlayarak okudular.

Anladıkça daha çok yöneldiler.

Yöneldikçe yeni ayrıntılara ulaştılar.

Vahyi okuyup anlamanın yüksek bilincine erdiler.

Bunu hakkıyla yaptıklarından münafıklara karşı daima teyakkuzda kaldılar.

Gevşemediler.

Allah’ın sağlam ipini bırakıp tefrikaya düşmediler. Guruplara bölünmediler.

Rablerinin kendilerini nimetlendirdiği İslâm ile şereflendiler ve Müslümanlıktan başkaca bir ad arayıp altına girmeye tenezzül etmediler.

Sağlam durdular.

Misaklarına sâdık kaldılar.

İlk sağlam duruşlarını ahitlerini bozmayarak burada gösterdiler.

Eğer sen de sağlam duruşlu güzel ahlak yolcusu bir fert olmak istiyorsan Kur’an’ı anlayıp buna uymaktan başka yolun yoktur.

Allah hepimizi şirk pisliğinden ve hevasını putlaştırmaktan uzak duran sağlam duruşlu kullarından eylesin.

Arifede ârif olmak bu duruş ve bu bilinçle mümkün ancak.

Ya Selam.