On Sekizinden Önce Cevaplanması Gereken Beş Soru

Birinci soru: Ben kimim? Şimdi diyeceksiniz ki “yapma Allah aşkına, bu soruya bırak onsekizi kaç kişi ellisindeki bilgi ve tecrübe birikimi ile doğru cevap verebiliyor?” İtirazınız böyle ise katılırım. Ama unutulmaması gerekir ki...

Birinci soru: Ben kimim? Şimdi diyeceksiniz ki “yapma Allah aşkına, bu soruya bırak onsekizi kaç kişi ellisindeki bilgi ve tecrübe birikimi ile doğru cevap verebiliyor?” İtirazınız böyle ise katılırım. Ama unutulmaması gerekir ki insanın kendisini tanımasının da dereceleri vardır. %100 bir tanıma ve tam bir farkındalık elbette imkansızdır. %80 ve üstü bir tanıma ise ancak ileri yaşlarda olur.  

Fakat 18 yaşına girince artık hukuki olarak da çocuk olmaktan çıkıyoruz ve bence kendimizi en az %70 oranında tanımış olmamız gerekiyor. Eğer bu oran daha aşağılarda ise kendimize yönelik gerçekçi bir algı oluşturma çabasına girmeli ve bu konuda araştırmalar yapmalıyız. Delfi Tapınağı’nın kapısında “Kendini Bil” yazar. Bilimin, felsefenin ve anlamlı bir hayatın çıkış noktası bu sorudur.  

Ne iş yapacağım, nasıl geçineceğim? İnsanın artı ve eksi kutuplarını bilmeyen yoktur. Bir tarafımız çamur bir tarafımız nur. Düşünce, inanç, anlam ve felsefeye ihtiyacımız olduğu kadar çalışıp para kazanmaya da ihtiyacımız vardır. Bu yaşa gelince kimse bizi çevremizdeki eğitim ve iş imkanlarını araştırıp karar vermeye zorlamıyorsa belki biz kendimizi zorlamalıyız.

Çalışıp para kazanmanın ve insanlardan bedelsiz maddi şeyler almamanın bilgeliğimizi tamamlayıcı bir yönü vardır. Ekmeğini kazanamayan insan bilgece ve anlamlı bir hayat da süremez. Bu yüzden bize sevimsiz ve aşırı zor gelmeyen ve temel ihtiyaçlarınızı karşılayacak bir işin adını bu yaşta koymak ve ona göre eğitim alma çabasına girmek büyük bir zaman kaybının önüne geçecektir. 

Benim için ailenin anlamı nedir? Allah herkesin anne ve babasına uzun ömürler versin. İnsan anne ve babaya her yaşta ihtiyaç duyuyor. Bu ihtiyacın şekli değişiyor sadece. Kimi zaman harçlık yollamaları gerekir kimi zaman da sohbet etmeleri. İnsanın ailesi kurtulacak kişiler değildir. İnsanı kurtaracak kişilerdir. Aile kaledir. Savunulmalıdır.

Bunun dışında kendi ailenin nasıl olacağı da kafanda artık netleşmelidir. Nasıl bir insan ile evlenmek ve hayatını sürdürmek istediğin konusunda araştırmalar yapmalı ve kendince belli kriterler belirlemelisin. Çünkü bu yaşlardan sonra doğru kişinin ne zaman karşımıza çıkacağı belli olmaz. Uyanık olunmalı, kapı ancak doğru kişi tarafından ve doğru zamanda çalındığında açılmalıdır.   

Ardımda ne bırakacağım? Bu soru şöyle de sorulabilir: Benim için toplumun anlamı nedir? Bu toplum için bir şeyler yapmayı önemli buluyor muyum? Biraz önce vurguladım. Öncelik topluma borçlu ölmemek için iş bulup çalışmaktır. Ama bunun da ötesinde biz öldükten sonra da yaşamaya ve insanlığa faydalı olmaya devam edecek eserler ve hediyeler bırakamaz mıyız?

Ziya Paşa’nın dediği gibi Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz/Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde. Kişinin aynası yaptığı işlerdir. Laflarına bakılmaz. Kişinin aklının seviyesi yaptığı işlerle ortaya çıkar. Kitap, tez, araştırma, sanat eseri, yol, köprü, bina… Aklınıza ne gelirse. Bu soru ile de erkenden yüzleşmekte fayda var. Çünkü hayat gerçekten kısa ve bizden sonraya kalacak bir şey üretmek zaman alıcı…

 

Yorumlar