5684 Defa Okundu

Son günlerde adı sıkça gündeme gelen Oğuzhan Asiltürk ile ilgili bir takım iddiaların medyada yer aldığını görüyoruz.

            Oğuzhan Asiltürk Türk siyasi hayatının son 50 yılında yer bulan siyasi figürlerden biri olup halen Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığı sıfatıyla siyasetin içerisinde aktif olarak yer almaktadır.

             Kısaca, Oğuzhan Asiltürk, 1935 yılında Malatya'nın Hekimhan İlçesinde doğmuş; ilk, orta ve liseyi Malatya’da okuduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi'ne girip mezun olmuştur.

            Merhum Necmettin Erbakan ile tanıştıktan sonra siyasi hayatı başlamış ve bugüne kadar da devam etmiştir.

            Asiltürk ile ilgili bugün olduğu gibi geçmişte de aynı minval üzere iddiaların olduğunu az çok yakından takip edenler bilir.

            Oğuzhan Asiltürk’ün hakkında geçmişte de dile getirilen iddia, Ermeni asıllı olmasıdır.

            Hatta Hekimhan İlçe Nüfus Müdürlüğü yangının da geçmişe dönük nüfus kayıtlarının yok edilmesi bile bu iddia ile ilişkilendirilmektedir.

            Hekimhan İlçe Hükümet Konağı 15.11.1969 yılında meydana gelen yangında tamamen yanıyor.

Bu yangında Hükümet Konağı içinde bulunan Nüfus Müdürlüğünün tüm nüfus kayıtları yanarak yok oluyor. Sonrasında çeşitli çalışmalarla nüfus kayıtları yeniden oluşturuluyor.

            Daha öncede ismini değiştirdiğiyle ilgili iddialar yer alsa da en son Eski Milletvekili Fevzi İşbaşaran’ın “Oğuzhan Asiltürk’ün 52 yıl önce yani 34 yaşındayken mahkemeye başvurup ‘Durmuş Durduyan’ olan adını Oğuzhan Asiltürk” olarak değiştirdiğini Twetter hesabından paylamasıyla iddialar yeniden gündeme geldi.

Ayrıca, iddianın iftira ve yalan olduğu ile ilgili medyada bir takım tartışmaların olduğunu da görüyoruz.

            Millet olarak yaptığımız en iyi işlerden birisi hiç araştırmadan tartışma yapmak olduğu için araştırmadan yine aynı şeyi yapıyoruz.

            -Kaldı ki, Oğuzhan Asiltürk Ermeni olsa ne olur Türk olsa ne olur?

            Esas kişinin dün ne olduğu değil, bugün ne olduğu ve nerede durduğudur.

            Türkiye’de birçok siyasetçinin geçmişiyle ilgili tartışmalar her zaman yapılagelmiş bundan sonrada yapılacaktır.

            Ülkemiz vatandaşı olup ülkemiz ve insanımıza ihanet etmeyen, hangi makamda olursa olsun hizmet eden herkes kıymetlidir.

            Ancak, her insan gerektiğinde geçmişiyle ilgili bilgileri rahatlıkla hiç çekinmeden açıklayabilmeli; ayrıca, bu ayıpta değildir.

            Bir insanın geçmişinden dolayı ayıplanmasını insani bulmadığım gibi İslami de bulmuyorum.

            Benim şiddetle karşı olduğum Müslüman ve Türk görünerek bu milletin milli ve manevi değerlerinin hilafına faaliyette bulunmaktır.

            - İddia edildiği gibi Oğuzhan Asiltürk Ermeni asıllıysa çıkıp “kardeşim benim aslım Ermeni ama ben Müslümanım, ülkemi seviyor ve bu yaşıma kadar bu ülke ve insanına hizmet ettim” diye bir açıklamada bulunsa kim ne diyebilir?

            Kimse bir şey diyemez, kimsenin bir şey demeye hakkı da olamaz!

            Yok, bunların tamamı iftira, eğer 34 yaşına kadar adım “Durmuş Durduyan” ise işte ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite kayıtlarım ve diplomalarım demelidir.

            -Bu kayıtlara ulaşmak çok mu zor(?)

            Bu yazıyı Oğuzhan Asiltürk’ün leh ve aleyhine olsun diye değil; en basit, açığa çıkarılması çok kolay konuların bile tartışma konusu yapılmasına isyanımdan yazıyorum!

            Kim tarafından olursa olsun kandırılmak, keriz yerine konulmak kanıma dokunduğu için isyan ediyorum!

            Şunu bütün samimiyetim ve inancımla ifade ediyorum:

            Elhamdülillah Müslümanım, Yüce Rabb’imden en büyük duam son nefesimde dahil olmak üzere Müslüman olarak ölmektir.

Bundan gayrısı boş ve anlamsızdır!

            Benim için hangi ırka mensup olursa olsun bütün Müslümanlar kardeşim olup hepsi benim nazarımda kıymetlidir.

            Daha açık söyleyeyim:

Bir tane Ermeni, Rus, İngiliz, Çin, Japon, Ugandalı Müslüman, yaptığı iyi ve kötü işleri olsa da 1.000.000 tane Müslüman olmayan Türk’ten daha üstündür.

İşte bu İMANIN gereğidir! 

Müslümanlar arasında da üstünlük ırkla değil, Allah(c.c.)’a en yakınlıktadır.

 

Yorumlar