1152 Defa Okundu

Bir darbedir almış başını gidiyor. Üstelik, hem akıl almaz bir hızla ve hem de aklın olmadığı bir yöne doğru gidiyor. Hız ve yön, aklın almadığı ve olmadığı bir şecaat (!) arz ederken,  tezi ortaya sürenler, güdülenenlerin aklının olmadığını ya da hepten iptal edildiğini biliyorlar.

Gerçi hep bir kullanan ve kullanılanlar olagelmişseler de, seviyenin bu denli düşürüldüğü bir zaman dilimini anımsamadığımı belirtmek istiyorum.

Kelle koparacaklar bir taraftan, liste hazırlayanlar bir taraftan. Bir taraf ülkeyi kan gölüne çevireceğini açıkça ifade ederken, bir başka tarafta ise milleti çoluğu çocuğu kadını ve namusu ile tehdit edenler ise seviyenin ne hallere düşürüldüğünü göstermesi bakımından son derece bulantı vericidir.

Irkçılık, dünya, insan ve insanlık için hep bir vahşet türetmiş ve hep bir baş belası ola gelmiş ve büyük büyük bela ve musibetlere kaynaklık ettiği sayısız örnekleri ile sübut iken, son yıllar da bilinçli, organize ve derinlemesine oluşturulan ırkçılık, sürecin sonunun nerelere evrileceğine dair bir takım öngörüleri alabildiğince kolaylaştırmaktadır.

Bütün bu vahametlerin üzerine bina edilmiş darbe yaygarası, yukarı da örneklerini verdiğimiz vahşet söylemlerin kuluçka zeminini oluşturmaktadır. Ve yine örneklerini verdiğimiz söylemler, henüz su üzerine vurmuş olanlardır ki, söylenmemiş olup sinelerde saklı olanları tahayyül etmek, mide bulantısının çok daha ötelerine denk düşmektedir.

Oysa !

Siyasi ve sosyolojik olarak mevcut zemin de bir darbe olması ve hatta teşebbüsünün dahi olması bütün bilimsel, akli ve tecrübesel verileri boşa çıkarıyor olmasına rağmen bu denli yüksek tonda dillendiriliyor olması, altının ve içeriğinin bambaşka bir şeylerle dolu olduğunun aleni göstergesidir.

İktidarın hükmettiği bu yirmi yıllık süreç içerisin de hiç olmadığı kadar zayıf, hiç olmadığı kadar güçsüz, hiç olmadığı kadar irtifa kaybettiği, güveni, sevgiyi, ilgiyi ve sonucun da desteklenmekten yana çok ciddi oran da ve hızla tükendiği bir süreçte darbe, konuşulacak son şey dahi değildir.

İşte bu hızla erime ve tüketilmişliğin bilinmişliği, görülmüş ve fark edilmişliği aklın, vicdanın, merhamet ve sevginin terk ettiği bir ruh yapısına ve sonucunda, darbe olacak yaygarası altında birbiri ardınca vahşet söylemlerinin piyasaya sürülmesini meydana getirmektedir.

Son derece ulvi, kutsal, toplumun kucakladığı kavramlar ile ambalajlanan darbe, haliyle son derece gözü dönmüşlük serdeden bir psikolojinin yeşermesine de rahim görevi üstlenmekte ve bütün bu vahşeti de yine o merhamet kaynağı rahim de büyütmektedir.

Her geçen gün daha bir körlenmişliğin, duygusuz ve hissiyatsızlığın egemen olduğu ve bu egemenliğin doğal sonucu olarak şefkat ve merhametin terk ettiği yığınlar, kardeşine, akrabasına, komşusuna ve kendi ülkesinin milletine bilendiğini fark edemeyecek bir efsunlanma içerisinde kinine kin katmaktadır.

Darbe olacak iddiasını ortaya atan çığırtkanların ellerine malzeme olacak cinsten bir takım açıklamaları yapan meczupların, mevcut ittifakın gizli müttefikleri tezini önemli şekilde desteklemektedir. Zira az evvel de kaybın ve düşüşün boyutlarını ortaya koyduğum bu süreçte böylesi akla zarar açıklamaları yapmak, başka hangi tez üzerinden vücut bulabilir doğrusu takatsiz kalmaktayım.

Milleti birbirine düşürmek ve kardeşi kardeşe kırdırmak isteyen karanlık güçlerin yapamayacağı düşüklük ve bu seviyesizliğin içerisine de her kesimden birilerini çekmekten yana yapamayacakları özveri (!) bulunmamaktadır.

Daha inandırıcı olması ve darbe tezinin ayaklarının yere basması için bir ayyaşgülün açması son derece elzem olmayacak mıdır!?

Orduya, emniyete, istihbarata ve bilumum kolluk güçlerine bu denli hakim bir iktidara darbe yapılacak iddiası, espri algı ve sınırlarını dahi iğfal etmektedir.

Dünyalık çıkar, beklenti ve hesaplar için bu denli vehamet arz eden bir sürecin içerisine sürüklenen ülke ve milletin ahı ne bu dünya da ne de ahirette kimselerin yanına kar kalıcı bir hareket değildir.

Rabbimiz !

Hepimize ve her kesime aklıselim, şuur, bilinç, şefkat ve merhamet nasip eyle. Zira el birliği ile sahip olduğumuzu iddia ettiğimiz gemimizi deliyoruz…

 

 

Yorumlar