BAŞKANLIK SİSTEMİ 3

Başkanlık Sistemi, eski Türkiye’nin kokuşmuşluğunun giderilmesini, prangalardan kurtulmak suretiyle köklü reformların yapılmasını ve yeni Türkiye’nin inşasının yolunu açacaktır. Ülkemiz için öngörülen Başkanlık Sistemi, eyalet sistemi (federasyon) ve demokratik özerklik olmaksızın tek meclisli, TÜRK TİPİ ÜNİTER BAŞKANLIK SİSTEMİ’dir. Bu sistemde yerel yönetimlere idari,mali ve ekonomik özerklikler tanınabilir, yerel hizmetlerin yerinden yürütülmesi sağlanabilir. Bu da çağdaş kamu hizmeti anlayışının bir gereğidir.

Türkiye’de Başkanlık sistemine geçilmesini gerektiren faktörler:

1- Türkiye’nin 2. dünya savaşına girmemesine, Almanya ve Japonya gibi yerle bir olmamasına rağmen, onların fersah fersah gerisinde bulunması, her alanda istenilen kalkınma hamlesini gerçekleştirememesi,

2- Sürekli olarak iç siyasi, askeri, sosyal çatışma, kamplaşma ve didişme sürecinin devam etmesi (Dinli- dinsiz, laik-anti laik, Türk-Kürt, Alevi-Sünni, sağcı-solcu, darbeci- darbe karşıtı...),

3- Yaklaşık her on yılda bir ekonomik krizler ve askeri darbelerinin yaşanması, askeri vesayetin söz konusu olması ile gerçek anlamda egemenliği, son on yıla kadar, askeri-sivil oligarşik azınlığın elinde bulundurması,

4- Siyasi istikrarsızlıkların yaşanması, her 1,5 yılda bir hükümetlerin değişmesi, Cumhuriyetin kuruluşunun 93. yılında, kuruluşun 325. yılında kurulması gereken 65. Hükümetin işbaşında olması,

5- Siyasi istikrarsızlıkla birlikte ekonomik istikrarsızlığın da yaşanması,

6- Etkin, verimli, güçlü, hızlı karar alabilen ve aldığı kararları hızla uygulayabilen yönetimlerin çok az işbaşında kalması, etkisiz ve verimsiz yönetimlerin işbaşında olması, siyasi didişmelerin yaşandığı koalisyon hükümetleri dönemlerinin sık sık söz konusu olması,

7- Cumhuriyet tarihi boyunca, rüşvet, ihtilas, irtikap, adam kayırma, yolsuzluk, yağma, talan ve hortumlamaların hiç eksik olmaması; kamuda ve siyasette vazifemi yaparım gözümü kaparım, salla başı al maaşı, devletin parası deniz yemeyen domuz politikalarının yürütülmesi,

8- Devlet yönetiminde, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.” ilkesinin tam olarak hakim kılınamaması,

9- Tam cumhuriyet ve tam demokrasinin uygulanamaması,

10- Sorunların hızla çözülerek siyasi, ekonomik, idari, yargısal vb. köklü yapısal reformların bir türlü gerçekleştirilememesidir.

Türki’de Başkanlık sistemine geçilmesi ile öngörülen amaçlar:

1- Devlet yönetiminde güçlü, etkin, verimli bir yapının oluşturularak istikrarın sağlanması ,

2- Tam cumhuriyete geçilmesi, tam ve çağdaş demokrasinin uygulanması,

3- Devletin ve Milletin enerjisini tüketen sorunların hızla çözülmesi, köklü yapısal reformların hızla tamamlanması ve kalkınma sürecinde çok hızlı yol alınması,

4- Yürütme erki içindeki (Cumhurbaşkanı, Başbakan) çok başlılığın ortadan kaldırılması,

5- Siyasi Partiler Kanununun değiştirilerek liderler sultasına son verilmesi, meclis üyelerinin bağımsızlığının sağlanması,

6- Seçim Kanununun değiştirilerek, 1982 Anayasasının 67. maddesinde belirtilen “Seçim kanunu temsilde adalet, yönetimde istikrar unsunu sağlayacak şekilde düzenlenir” hükmünün gerçek anlamda hayata geçirilmesi ile bu kapsamda seçim sisteminin değiştirilip D, hont nispi temsil sisteminden vazgeçilerek % 0 barajlı, dar bölgeli mutlak çoğunluk sistemine geçilmesi,

7- Millet iradesinin gerçek anlamda devlet yönetimine yansıtılması,

8- Gerçek anlamda Milli birlik ve beraberliğin sağlanması, toplumsal uzlaşmanın gerçekleştirilmesi,

9- Atanmışların değil, seçilmişlerin hakimiyetinin sağlanması,

10- Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, Türkiye Milletinin veya Türk Milletinin 2023, 2053, 2071 ve 2123 hedeflerine aksamadan ve eksiksiz ulaşmasını temin etmektir.

Sonuç itibariyle Türkiye için, Başkanlık sistemine geçmek kaçınılmaz bir zorunluluktur. Başkanlık sistemine geçilmesi, Türkiye’nin sorunlarını hızla çözerek köklü reformlarını yol kazasına uğramadan tamamlamasını, 2023 Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yılında dünyada her alanda en gelişmiş 10 ülke, 2053 İstanbul’un fethinin 600. yılında dünyada her alanda en gelişmiş 5 ülke, 2071 Malazgirt Meydan Muhaberesinin-Anadolu’nun yurt edinilişinin ve İslamlaştırılmasının 1000. yılında dünyada her alanda en gelişmiş 3 ülke ve nihayetinde 2123 Cumhuriyetin kuruluşunun 200.yılında dünyada Süper Güç Ülke Türkiye hedefine ulaşmasını sağlayacaktır.

KAYNAKÇA

1- Şeref GÖZÜBÜYÜK, Anayasa Hukuku- Ankara 2004.

2- Vikipedi.

3- “BAŞKANLIK SİSTEMİ HAKKINDA” Prof.Dr.Durmuş Yılmaz.