892 Defa Okundu

Perşembenin gelişi, akibeti ve sorunsallık bağlamındaki yığınsal problemleri Çarşamba günü aşikardı Sistem, neresinden tutsan orası elinde tuz-buz olacak nev-i şahsına münhasır biri diğerinden gıcık nüveler barındırıyordu.

Ancak 15 Temmuz gibi binbir türlü spekülasyonu kaldırabilir ama bir o kadar da dini ve Milli duyguları galeyana getiren olayın hemen arkasında gündeme alınmış olması, toplumun geniş kesimlerince vehametin algılanmasına sütre olmuştur.

15 Temmuz olaylarının uyuşturucu ve uçucu özelliğinin hükmünü yitirmesinin hemen sonrası, aynı geniş toplumca ''EYVAH EYVAHHH'' nara ve nidalarınında ki yürek yakan pişmanlık, çikolataya sarılmış zehirin farkındalığını ortaya koyuyordu.

Nihayetinde ucube sistem halkın onayından geçmiş ve 50+1'i Türk siyasetinin ve seçmeninin önüne koyuvermişti. Sistemin kabul edilmesinin hemen akabinde iktidar ve genel başkanının akla, bilime ama özellikle hukuka aykırı uygulamaları, uyuşturucu ve uçucunun etkisinin devam etmesi dolayısıyla kısık birkaç itiraz dışında herhangi bir tepkiye sebep olmamıştı.

İlerleyen süreç kabaran egoya daha bir cila atmış ve Anayasa, yasa ve hukukun tüm kural ve kaidesi ile birlikte asırlara dayanan temayül yerle yeksan edilmiştir. Evet oyu veren geniş kitle tek adam ve onun hüküm ferma davranış kalıbının ülkeyi nereye ve ne gibi felaketlere sürükleyeceğini acı ve ağır şekliyle test etmişti.

Anayasanın, yasaların, hakkın, hukukun, adaletin ve insan haklarının hiçe sayıldığı, Devletin tüm güç ve imkanlarının şahsi ve belli bir grubun ihtiras ve çıkarlarına amade kılınarak haksızlık, hırsızlık, yolsuzluk, nepotizm ve nihayetinde değer manzumesi kabilinden ne varsa hepsini tepe tepe kullanılıp çiğnendiği süreç, Akp ve Cumhur ittifakının hükmünün verildiği sürecin kendisini ortaya koyuyordu.

Akp ve Cumhur ittifakının etkili ve yetkili tüm organlarının farkına varıp zaman zaman itiraf etmek zorunda kaldıkları tükenmişlikleri, sevgi, inanç ve güvene dair hiçbir bakiyelerinin kalmadığını görmeleri sonucunda 50+1'in ne büyük felaket (!) olduğunu dillendirmeye başladılar.

Bu dillendirme sonucunda kamuoyunun nabzı test edilmiş ve yapılacak değişimin geçer not almayacağı ilgililerince yalın şekilde görülmüştür. Gerek 50+1'in devam etmesi ve gerekse burada yapılacak bir eksi revizyonun hoşnut karşılanmayacağı arasına sıkışmış Akp, 50+1'in üzerinde ameliyat işlemine gireceği kuşku götürmez bir hal ve inanca doğru evrilmiştir.

50+1 üzerinden yapılacak her türlü operasyon ve bunun doğuracağı sonuç, İstanbul yerel seçimlerinde yapılan müdahele ve operasyonların doğuracağı sonuçtan asla farklı olmayacaktır.

50+1 ile seçime gidilecek olması hiç şüphesiz Akp'nin yenilgisi ve kaybı ile neticelenecektir. Ancak, 50+1 ile oynanması sonucu gidilecek seçim ve çıkacak sonuç, Akp için yenilgi ve kaybın çok daha ötesine denk düşen bir vehamet ortaya koyacağından kimselerin kuşkusu olmasın.

Seçime hangi şart ile gidileceği Akp'nin kazanç ve kaybını değil, yıkıntının boyutlarını belirleyecek bir unsurdur. Az evvel de bahsettiğim gibi Akp, 50+1 üzerinden bir takım yontmalar yaparak imkanları kendi çıkarına doğru sivrilteceği bir takım girişimlerde bulunacağı kesinleşmiş durumda. Unutulmamalıdır ki böyle bir çıkar yontması, Akp'nin tarihin çöp sepetine gidişinin hızını ve dehşet boyutlarını belirleyecektir.

Seçim sonucunu şimdiden görüyor ve dilime düşen '' NİREDEEENN NİREEYEEE '' mottoya hakim olamıyorum.

Yorumlar