SAĞLIK
07 Nis 2021 11:13 Son Güncelleme: 07 Nis 2021 11:14

Koronavirüsten kalan en kötü miras: Parosmi

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs ile ilgili her geçen gün yeni bir bulgu ortaya çıkıyor. Koronavirüs en büyük hasarlardan birini de burnumuza veriyor. İşte detaylar...

Haberi Dinle

Koronavirüsü tespit etmenin ilk belirtilerinden biri tat ve koku alma duyusunu kaybetmektir. Pek çok insan koronavirüse yakalandığını bu sayede fark ediyor. Hastalık sırasında kaybolan koku kaybı bazen sonrasında da geri gelemeyebiliyor yada farklı şekilde ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri kokuları kötü algılamaya sebep olan parosmi hastalığıdır.

Hastalığı atlatmasından 7 ay sonra ortaya çıktı

ABD’de bir sosyal hizmet uzmanı olan Samantha LaLiberte, Covid-19’u tamamen atlattığını düşünüyordu. Hastalığı atlatmasından yedi ay sonra ilginç bir koku sorunu yaşamaya başladı. Bir gün eve yemek sipariş verdi ve paket o kadar kötü kokuyordu ki çöpe atmak zorunda kaldı. Başka bir gün yemek pişiren bir arkadaşının evindeyken, koku midesini bulandırdı ve dışarı koşarak kustu. 35 yaşındaki LaLiberte, “Annemin evine ya da arkadaşlarımla akşam yemeğine gitmeyi bıraktım. Çünkü yemeklerden mumlara kadar her şey çok kötü kokuyordu” diye anlatıyor. O sıralarda Samantha, parosmi ile yani taze kahve kokusundan en güzel parfüm kokusuna kadar zevkli aromaların korkunç hale gelmesine neden olan bir koku bozulmasıyla mücadele ediyordu.

Zamanla herkes her şey kötü kokmaya başladı

Samantha LaLiberte, bu hastalık sebebiyle kendi kokusuna bile tahammül edemiyor, duş jelleri, şampuanlar dahil her şey midesini bulandırıyordu. Hatta bu durum eşi ile arasının açılmasına da neden oldu. Çünkü eşi de Samantha’ya kötü kokmaya başladı. Son zamanlarda yapılan bir araştırma, Covid-19’lu kişilerin yüzde 47’sinde koku ve tat değişiklileri olduğu sonucuna vardı. Araştırmaya göre söz konusu vakalar içinde parosmi de önemli bir yer kaplıyor. Pennsylvania Üniversitesi’nden Dr. Richard Doty, “Bu, bir gülün dışkı gibi kokabileceği anlamına gelir” diyor.

Kendi kokusundan bile rahatsız oluyor

Parosmi yaşayan bir örnek vaka daha anlatalım. New York Times’ta yer alan habere göre, Washington’da bir sigorta şirketinde çalışan 36 yaşındaki Jessica Emmett, biri temmuz ayı başında ve biri ekimde olmak üzere iki kez Covid'e yakalandı. Parosmi, kalıcı bir semptom haline geldi.“Nefesimin her zaman koktuğu duygusundan kurtulamıyorum” diyen Jessica, kocasına dokunmadan önce dişlerini fırçalıyor, gargara kullanıyor ve yine de koktuğu hissinden kurtulamıyor. Sadece nefesi değil teninin kokusunu alabildiğini de söyleyen Jessica Emmett, “Sonuç olarak eşimle yakınlaşamıyorum” diyor.

Parosmi nedir?

Covid-19 enfeksiyonlarında koku ve tat bozuklukları çok sık görülen bir klinik tablo. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Metin Yılmaz, koku ve tat kaybı görülen hastaların yapılan çalışmalarda yaklaşık yüzde 80-90’ının ortalama 4 hafta içinde şikayetleri düzeldiğini, yüzde 10’luk bir kesimde ise şikayetlerin birkaç ay sürebildiğini söylüyor. Yılmaz, “Koku almanın kaybolduğu hastalar düzeldikten sonra bir kısmı parosmi denilen, var olan kokuyu yanlış algılama şikayetleri ile doktora yeniden başvuruyorlar. Hasta mesela yemek kokusunu odun, yanmış köz kokusu olarak algılıyor. Ya da sarımsak kokusu gibi var olmayan şekilde algılıyor” diyor.

Az sayıda hastada kalıcı olabiliyor

Nöroloji Uzmanı Dr. M. Emir Tavşanlı, bu semptomun hastalığın ilk belirtileri arasında gösterildiğini, hastalık esnasında da ortaya çıktığını söylüyor. Kalıcı olup olmadığı konusunda ise şunları söylüyor: “Covid-19 virüsünün burundan girerek burada koku almamızı sağlayan dokuyu zedelemesi ile koku problemleri ortaya çıkıyor. En sık anozmi (koku alma duyusunun yok olması) görülmekle beraber hiposmi (koku duyusunun azalması) ve parosmi de tarif ediliyor. Anozmi ve hiposmi tablosu görece daha hızlı toparlamakta olup parozmi daha uzun bir sürede geçebilmektedir. Az sayıda hastada kalıcı olduğu bildirilmiştir."

Parosmi hayatı ve ilişkileri olumsuz etkiliyor

Prof. Dr. Metin Yılmaz, kokunun insan hayatında önemli bir haz kaynağı olduğunun altını çiziyor. Bu sebeple parosminin hayatı ve ilişkileri olumsuz etkilediğini ekleyerek, “Mesela kişi eve giriyor, evdeki var olan kokudan çok rahatsız oluyor. Sarımsak kokuyor diyor, burada ne yaktınız diyor, tencerenin dibi mi tuttu gibi farklı iddialarda bulunabiliyor” ifadelerine yer veriyor.

Koku algısındaki azalma yaşam kalitesini etkiliyor

Dr. M. Emir Tavşanlı da yaşam kalitesinin etkilendiği konusunda Prof. Yılmaz ile hemfikir. Tavşanlı bu konudaki düşüncelerini, “Koku algısındaki azalma; hem sevilen kokular da duyumunun azalması hem de yemeklerin tadını almada azalmaya yol açacağından, kişinin yaşam kalitesini etkilemektedir. Özellikle koku algısında bozulma ile normalde hoş olan kokuların kötü bir koku olarak algılanması da hastaların sosyal hayatını olumsuz etkilemektedir” sözleriyle anlatıyor.

Erken tanı ve teşhisle tahribatı en aza indirmek mümkün

Tavşanlı, hastalığın tanısını erken koyup erken tedaviye başlanarak daha fazla tahribatın oluşumunun önlenebileceğini söylüyor. Yılmaz ise parosminin tedavisi hakkında ilginç bilgiler veriyor. “Bu konuyla ilgili net bilgiler çok fazla yok ama özellikle covid enfeksiyonuna bağlı koku bozukluğu olan olguların yüzde 7’sinde bu tip şikayetlerin varlığına dair veriler elde edildi” diyor ve koku terapilerinin parosmi ile mücadelede etkili olduğundan bahsediyor. “Parosminin tedavisi için koku terapileri oldukça kolay. Günde 2 kere yaklaşık 15 saniye boyunca hastanın güzel bir kokuyu koklamasını istiyoruz. Karanfil, okaliptüs, kahve vs. Bu şekilde koku terapisi ile bu şikayetlerden kurtulmak mümkün oluyor” diyen Prof. Dr. Metin Yılmaz, intranazal sterodiler ya da oral steroidler, bunun yanında omega 3 vitaminlerinin kullanılmasının da etkili olduğunun altını çiziyor.

Yorumlar