932 Defa Okundu

Değerli dostlar farkındaysanız dünya üzerinde belli başlı önemli değişikliklerin yaşandığı ve daha da yaşanacağı çok nadir bir dönemde dünyaya gelmiş bir kuşağız.

Dünyanın teknolojik açıdan yokluktan çokluğa doğru değişim gösterdiğini görebilen, elektriğin olmadığı bir teknolojik boyuttan, uzay teknolojisi boyutuna geçtiğini görebilen, internetsiz hayatın mümkün olmadığı bir dünya hayatına dikey geçiş yapmış ve bu duruma uyum sağlamaya çalışan bir kuşağız.

Ahır zaman peygamberinin irtihalinden yaklaşık 1500 yıl geçmesine rağmen hâlâ kıyametin bize çok uzak olduğu düşünüyor insanoğlu.

İslam âlemi bazı alametlerin henüz gelmemiş olmasına yorumluyor bu durumu haliyle.

Benim üzerinde duracağım konu ise bu alametlerin içinde İslam dünyası tarafından bekleneni ve Dünyanın yeninden İslam hükümleri altında adaletle yönetileceğidir..

Çünkü Yüce Allah’ın vadidir-ki Kıyametten hemen önce İslam, küfre galip gelecek tüm dünya İslam adaleti ile hükmedilecek ve sonra kıyamet kopacaktır. Bunda Müslümanlarca bir tereddüt yoktur.

Peki, sizce bu hüküm kim tarafından yönetilecektir?

Allah dünyaya İslam ile hükmetmek üzere yeni bir millet mi yaratacaktır. Yoksa var olan bir milleti Müslüman edip onu dünya üzerinde hâkim mi kılacaktır.

Başka bir ihtimal de zaten Müslüman olan bir milleti yeniden dünya hâkimiyeti mi nasip edecektir.

Sizce en kuvvetli ihtimal hangisidir?

Şimdi bu ihtimalleri biraz irdeleyelim.

1.ihtimal; kâfir bir milletin Müslüman olması ve İslam hükümleri ile dünyaya hükmetmesi ihtimalidir ki, şu anda ki süper güçleri ele alırsak eğer ilk olarak Amerika, Çin, Rusya gibi dünya güçleri akla gelir.

Peki, sizce uzak bir ihtimal mi bu devletlerin İslam ile dünyaya hükmetmeleri?

Hayır, değil tabii ki, şayet yaradan istedi mi peki ala mümkün.,

Ancak, gidişat o yönde mi?

Yani bu süper güçlerin Müslüman olmaları ve sağlam bir itikat ile dünyaya hükmetmeleri elbette mümkün iken şu an bu devletler için bu yönde bir gelişme olması pek muhtemel görünmüyor,Eğer Müslüman milletler kafirleşip de kafir milletler de İslamla müşerref olmaya bu hızla devam ederse belki 300 yıl sonra mümkün diyebiliriz.

  1. ihtimal zaten Müslüman olan devletlerin bu görevi üstlenmesi. Mesela Müslüman çoğunluğu hem de itikâdi olarak düzgün, ehlisünnet olan Uzakdoğu devletleri Endonezya Malezya gibi.

Bu devletler sömürge düzeninden kurtulalı çok olmadılar ve hala ayağa kalkmak üzere çabalasalar da henüz dünyaya hükmedecek gaye amaç ve vizyonlarının olmadığı düşünüyorum.

Birde Arap devletleri var. Adları Müslüman olduğu halde itikâdı düzgün olanların azınlıkta olduğu Araplar, batının tabiri caizse boyunlarına ip takıp oynattığı birer kukla pozisyonunda sömürülmeyi kabul etmiş görünüyorlar. Sizce İslam dinini ve adaletini, görüntüleri Müslüman gibi olan ama içlerinde İslam’ın “İ” sinin görünmediği Arap Miletlerinden herhangi birisi mi uygulayacak. Aslında onların Yahudilerin en kolay oynatabildiği bir topluluk olduğunu cümle âlem biliyor. Zenginliklerini sadece zevk ve sefa için harcamaya devam edecekler, servetleri bitene kadar.

Peki, geriye kim kaldı, Dostlarım.

Süper güç olarak görülen Dünya devletlerinin Müslüman olması ve dünyaya hükmetmesi ihtimalinin mümkün ama çok uzak ihtimali ile gerçekleşmesi mi size mantıklı geliyor?

Yoksa Anlı şanlı geçmişi olan ve yeryüzüne İslam ve adalet ile hükmetmiş bir milletin yeniden kendine gelmesi ve tarihini hatırlayarak bu misyonu üstlenmesi ihtimali mi?

Bu ihtimaller lütfen zihninizde düşünün canlandırın ve hangisinin daha yüksek oranda başarılı olabileceğine kendiniz karar verin.

Ayrıca bu olayın zamanı da tahmin ettiğimiz gibi kısa bir zaman dilimde olacak gibi görünmüyor. Millet olarak zaten sallantıda olan aile yapımızı bozmaya yönelik, müthiş yoğun bir medya saldırısı altındayız, gençlerimizi hedef alan cinsiyetçi hatta cinsiyetsiz bir algı operasyonun en yoğun olduğu bir dönem geçiriyoruz, Ekonomik olarak sıkılmış boğulmuş, en az yüzde 50 sinin geçim sıkıntısı çektiği bir toplumuz.

Hala içimizde Yüce Allah’ın dünya üzerinde dinini adaletini yaşatacak bir millet olarak bizi seçtiğinin düşünen eğitimli, dünya ve ahiret gerçeklerinin farkında olan azınlıklarımız da yok değil. Ve bu azınlıklar az görünmelerine rağmen çok güçlü bir yapıda azimle ilerlemeye devam ediyorlar.

Devletimiz deseniz zaten kuşatılmış durumda ve bir kandırmacanın içinde. Bazen devlet yöneticilerinin sanki ülkemiz ve milletimiz için bir şeyler yaptığını, yapmaya çalıştığını, çabaladığını görüyor ve heyecanlanıyoruz. Bazen de ihanetleri ve adaletsizlikleri görüp onlarında bu ihanet düzenin içinde olduğunu düşünüyoruz.

Biliyorum bu pencereden bakınca Şu anda bu ihtimali de zor ve uzak görüyor olabilirsiniz. Ama bence 1. Ve 2. İhtimalden daha yakın ve daha mümkün.

Şayet bu kadim millet Yüce Allah’ın kendine yüklediği görevin farkına varıp silkelenmeye başlamaz ise o zaman Allah Adaletini ve dinini bir başka millet ile elbette inkişaf edecektir.

Şimdi bu son iki paragrafı okuyunca “hadi canım sende” diye düşünebilirsiniz.

O zaman lütfen okumaya devam ediniz.

Belki buna millet olarak biz inanmıyor olabiliriz.

Ama emin olun bizim haricimizde tüm dünya milletleri buna inanıyorlar.  Bosna’da Cakarta’da Myanmar’da ve Afrika’da Samimi Müslümanlar umut ile buna inanıyor ve bekliyorlar. Müslüman olmayanlar ise korku içinde inanıyor ve bu ihtimale karşı tedbir almaya çalışıyorlar. Belki 100 -200-300 yıllık planlar yapıp şimdiden bu kadim milletin önüne set çekmeye ve kaçınılmaz sonun gelmesini geciktirmeye çalışıyorlar.

Ancak şahsım adına şuna inanıyorum ki;

Yenidünya düzeni diye dillendirdikleri ve dünyanın yeniden yapılanmasını planladıkları ve bunun için türlü türlü virüstü, aşıydı, ekonomik kriz ve benzeri gibi senaryosunu yazıp oynadıkları tüm bu oyunlar yüce Allah’ın takdiri ile tersine dönecek ve bu dünya üzerinde yeniden İslam hâkimiyeti Türk milletine nasip olacaktır.

Bu sadece bir temenni değil değerli dostlarım. Bu öngörümüz iki sayfadır sizlere de anlatmaya çalıştığım gibi dünya üzerindeki milletlerin analizlerinden sonra ortaya çıkardığımız tabiri caiz se bir rapordur.

Ancak Yüce Allah’ın yardımı ile bu düşmanlarla baş edebiliriz.

Umudumuzu hiç yitirmeden dua etmeye ve ilk önce kendimizi sonra çevremizi ahir zaman fitnelerinden korumaya çalışmalıyız.

Saygılarımla…

Yorumlar