2280 Defa Okundu

İslam; iman, ahlak, ibadet, muamelat ve tasavvuf şubelerine ayrılır.

Başbuğ Türkeş bu şubelerin hepsiyle de mücehhezdi,

Samsun’daki büyük Nakşi şeyhi Mustafa Bağışlayıcı hoca ile,

Birbirlerine pek bağlı idiler.

Ta üniversiteden beri  İslam hayatı yolunda hep beraber oldular.

Erciyes kurultaylarına beyaz elbisesini giyer gelirdi, Bağışlayıcı Hoca…

Kastamonulu değerli Mehmet Feyzi Efendi ve müritleri

Hep arkasında oldular.

Kayseri Pınarbaşı’ndan Nakşi şeyhi Bedir hoca ile sık görüşürlerdi.

Seçimlerde Bedir Hoca müritleri,

İşi gücü bırakır dağ, taş demeden MHP ye oy toplarlardı.

Başbuğ Ankara da sıkça Ahmet Kayhan hocaya ziyarete gider

Onunla beraber olurdu.

                ***

Benim gazetelerdeki yazımı takip ederdi.

Bana Ülkü ocağı dergisine sıkça yazmamı isterdi.

Beni dini konuşmalar için

Avrupa ülkücü Türk dernekleri federasyonuna konferansa gönderirdi.

Bir seferinde bizim evde, misafirken;

“Sana ülkü ocaklarını vereyim” dedi.

Ben de;  “Emredersiniz Başbuğum” dedim.

Çünkü Ülkücü gençliğin dindar olmasını istiyordu.

Sabahleyin MHP genel sekreter yardımcılığı  odama varınca,

Çok sevdiğim ve emmioğlu dediğim Muzaffer Şahin çıktı geldi.

“Seyfi Bey sen ülkü ocaklarını kapatacakmışsın” dedi.

Ben de; “Niye kapatayım, ıslah etmek varken” dedim.

Demek ki o akşam bizim evi dinlemişler.

Çünkü, O zaman ülkü ocaklarına sızmış bazıları,

Davayı İslam dışına itmeye çalışıyordu.

Sonra Başbuğ, bana ülkücü İşçileri verdi.

                ***

Başbuğ  9 ışık doktrini, İslam imanı ve ahlakı üzere tanzim etmişti.

9 umdenin hiç birisi İslam’a aykırı değildir.

Tamamen İslam’ın  emri  ve yasakları doğrultusunda hazırlanmıştır.

Zaten başında  “9 Işık’ın esasını Türk milliyetçiliği ve İslam imanı teşkil eder” diye yazılıdır.

Başbuğ, düğünlerde hediye olarak, Kuran, bayrak ve kılıç  verirdi.

                ***

Onun, 4 kere idamdan dönüp,

ABD ajanlarının (ihtilalci generaller) idamla yargılamalarının sebebi,

İslam imanını ısrarla telkin etmesi idi,

Başkanlık divanı ve diğer toplantılarda,

Konuşmaya hep “selamünaleyküm” diye başlardı.

Erciyes kurultaylarını Ezan ve namaz ile başlatırdı.

Bir seferinde oradaki imam arkadaş, yemekten sonra da Kuran okuyunca,

“Bu riyadır.” Dedi.

Kurultay odasına hep ayakkabı çıkartırdı.

Bir seferinde, Ayakkabı ile giren gazeteciyi fena azarladı.

Bizim Gesi belde Başkanımız İsmet ağabey anlattı;

“Ben askerken Türkeş de binbaşı idi.

Ben onun şoförü idim.

Yoldan geçerken tarlada çalışanlardan izin alarak ağacın arkasında vakit namazını kılmıştı. dedi.

“En büyük şu takım ondan büyük yok” diye nara atanlara çok kızardı

“En büyük Allah” derdi.

Vefatında bile, sanki sefere  çıkmış gaziler gibi atın (arabanın) üstündeydi.

Cenazesi hastaneden alınıp, TBMM ye; Koca tepe camisine ,

Oradan da istirahatgahına gidinceye kadar Kuranı kerim okunarak uğurlandı.

O gece diyanet teşkilatı, Kuran kurslarında  33 bin hatim indirdi.

O Hilton otelinde, zehirlenerek şehit edildi.

Cenazesinde 2 milyona yakın katılım vardı.

Hiçbir kimseye böyle merasim nasip olmadı.

Mekanı cennet olsun.

Davası bize rehber olsun.

Bu devlet,  bu millet onun ülkücüleriyle ayaktadır.

Yorumlar