1940 Defa Okundu

Esasında “SAĞ” ve “SOL” arasında hem yaşam biçimi hem de ideolojik olarak sanıldığı kadar önemli bir fark olmayıp menfaatleri gereği bu kavramları kullanmaktadırlar.

            Kendilerini sağcı olarak tanımlayan siyasiler milli ve dini değerleri kullanarak bu milletten oy almışlar; ancak, bu değerlerin özellikle gençlerimize kazandırılmasında kayda değer hiçbir şey yapmamışlardır.

            -Bugün geldiğimiz nokta bu durumu açık olarak ortaya koymuyor mu?

            Yanılıyorsun diyen varsa buyursun neler yapıldığını somut olarak ortaya koysunlar da hep beraber görelim.

            Ülkemiz insanının kahir ekseriyeti kendisini Müslüman tanımlasa da gerçek dindarların her geçen yıl azaldığını görmekteyiz.

            İşe bu az olan dindarlar “SAĞ” ile “SOL” arasında sıkışıp kalmış her olumsuz olayın faili olarak suçlanmaktadır.

            Maalesef kendilerini “SOL” olarak tanımlayan kesimler her olumsuz olayda muhataplarını suçlayacakları yerde suçu İslam’a yüklemektedirler.

            Böyle berbat bir durum ile karşı karşıyayız!

            Nasıl “Türk Sağ” ı bir işe yaramazsa “Türk Solu” da bir işe yaramamaktadır.

            Benim 40-45 yıllık gözlemim bu!     

            Bugüne kadar Türk solunun ülkemiz insanının dünya ve ahiret hayatına faydalı olacak bir fikrinin olduğunu hiç görmedim, bundan sonra da göreceğimin umudunu taşımıyorum!

Dünya solunun emperyalist ülkelerde insan hak ve özgürlüklerini din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın savunduklarını, statükoya karşı geldiklerini biliyoruz.

Dünya solu böyleyken Türk solu ne yapıyor, neyi savunuyor azıcık düşünün!

Fazla düşünmenize gerek yok; çünkü, sorunun cevabı çok çok kolay!

Türk Solunun özgürlük, emek, hak, eşitlik gibi bir derdi var da yok; yani, Müslümanlara yok, bunun dışında olan herkese çok!

Dün öyleydi bugünde öyleler.

Ellerine bir malzeme geçmeye görsün her türlü yayın organında öyle kullanır öyle kullanırlar ki deme gitsin!

-Bu konuda ellerine şeytan bile su dökemez!   

Televizyon yorumcu ve gazete yazarlarına bir bakınız!

Allah(cc)’ın dinine hizmet etmeye çalışan tarikat ve cemaatlere ait müesseselerde yaşanan bazı istenmeyen olayları sürekli gündeme getirerek toplumda olumsuz algıya sebep olmaktadırlar.

Kendini tarikat şeyhi diye tanıtan bir kişinin yaptığı edepsizliği ara ara gündeme getirerek pis algılarına devam etmektedirler.

-Edepsizliği kullanarak tüm tarikat ve cemaatlerin zan altında bırakılması edepsizliğin daniskası olmaz mı?

Adana’nın Aladağ İlçesinde bir yurtta çıkan yangında yaşanan çok acı olayı kullanarak yalan yanlış ithamlarla karalamaya devam etmektedirler.

Bir televizyonda bu olayla ilgi açıklamaları dinledim; inanın, utandım, iğrendim!

İslam’ın öğrenilmesi, öğretilmesi ve yaşatılmasına ilişkin düşmanlığınızı bu ve buna benzer olayları kullanarak değil; direk muhatabı ve olayın kendisi üzerinden ortaya koymak daha insaflı iken maalesef o yolu kullanmıyorlar.

Ben biliyorum, bunların derdi bu pis ve üzücü olayları kullanarak İslami kurum ve kuruluşları halkın gözünden düşürmek!

Bütün samimiyetimle inanıyorum; Türk Solunun tek ideolojisi tek derdi her olay üzerinden İslam’a saldırmaktır.

Hükümetin her olumsuz icraatı üzerinden bile dindarları ve dini kurumları suçlamaktadırlar.

Elbette ki, hükümetin icraatlarını eleştirebilirsiniz; ancak, bu eleştiriler İslam karşıtlığına dönüştürülerek değil; muhatabı üzerinden yapılmalıdır.

Müslümanım diyen birinin yaptığı bir kötülüğün İslam’a ve Müslümanlara mal edilmesi insafsızlık ve vicdansızlıktır!

Şunu da belirteyim; tüm solcuları bu şekilde kategorize etmiyorum; ancak, genel olarak böyleler.  

Yorumlar