612 Defa Okundu

Rifâiyye’de riyâzet ve halvet müridin mertebesine göre değişmektedir. Dokuz çeşit riyazetin dördü sâlikinçavuşluk” (şâvişiyye) mertebesine, beşi de “nikābet” (nakiplik) mertebesine gelmesinden sonradır. Şeyh, “ çavuşluk” mertebesine yükseltilecek sâlike, her namazın akabinde, şartlarına riayet ederek ve anlamını hatırından çıkarmayarak en az 1000 defa kelime-i tevhid zikrini yerine getirmesini emreder. Şeyh müridin kalbinin zikrin nuruyla aydınlanıp tevhidi seyrettiğini görünce, onu “Allah” ismi ile zikre nakleder. Bu ismin nuru müridin kalbinde zâhir olup takarrür ettiği vakit, mürşit müridine her namazdan sonra, adedini şeyhin belirleyeceği (en az 2500 kere) ism-i celâl zikrine en az üç ay devam etmesini emreder. Mürşit vakti geldikçe sayıyı arttırabilecektir. Bu zikir müridin kalbinde iyice yerleşip zikrin nuru yüzünde zâhir ve halâvetinin kaynakları hariçte görünür olunca, mürşit müridini “ çavuşluk” mertebesine yükseltir. Çavuşluk” mertebesine mahsus telkin ve gerekli işlemleri yerine getirdikten sonra mürşit müridine sırayla dört riyâzet emreder. Birincisi üç gündür ve başlangıcı pazardır. İkincisi üç gündür ve başlangıcı pazartesidir. Üçüncüsü dört gündür ve başlangıcı salıdır. Dördüncüsü beş gündür, başlangıcı çarşambadır. Her riyâzetin arası on gündür, on birinci günü riyazete tekrar başlanır. Sonuna kadar böyle devam eder. Yemek ve içecek miktarını bu riyazeti yaptıranlar bilir ve tayin eder. Riyâzet esnasında müridin insanlarla temas ve irtibatı olamayacak ve onlardan perdeli bir durumda bulunacaktır. Temiz bir yerde oturacak ve oraya kimse girmeyecektir. Tuvalet için bulunduğu yerden dışarı çıkacak olursa, iyice bürünüp örtünecek ve başka bir yola sapmaksızın ihtiyacını görüp geri yerine dönecektir. Her namazdan sonra şartlarına riayet ederek, en az 3000 kere “yâ Rahmân” zikriyle meşgul olacaktır. Geceleri on iki rekât (en az dört rekât) teheccüd namazı kılacaktır. Her sünnetin iki rekâtını takiben on üç kere (ve her farzdan sonra yirmi üç kere) salâtüselâm ile meşgul olup Fâtiha ile son verecektir. İkinci riyazetle ilgili zikir, her namazdan sonra en az 4000 kere “yâ rahîm”; üçüncü riyazetle ilgili zikir, her namazdan sonra en az 5000 kere “yâ vehhab”; dördüncü riyazetle ilgili zikir, her namazdan sonra en az 6000 kere “yâ Kuddüs” zikirleridir. Mürit bu riyazetten çıkınca, mürşidi ona, her gün 1000 kere “Zü’l-celâli ve’l-ikrâm” zikrini verecektir. Sâlik bu zikirde, şeyhine bir mânevî işaret zâhir oluncaya kadar devam edecektir. Mürşit böyle bir işaret görünce müridini “nikābet” (nakiplik) derecesine yükseltir. Nikābetle ilgili telkinler ve gerekli işlemler yerine getirildikten sonra şeyh müridine beş riyâzet verir. Birincisi “nakiplik” mertebesine girmesinden sonra başlar. Bu riyâzet dört gündür, başlangıcı perşembedir. İkincisi beş gündür, başlangıcı cuma namazından sonradır. Üçüncüsü altı gündür, başlangıcı cumartesidir. Dördüncüsü yedi gündür, başlangıcı pazartesi günüdür. Her riyâzetin arası beş gündür. Birinci riyazette, 4000 kere “yâ Hak”; İkinci riyazette, 5000 kere “yâ hannân”;Üçüncü riyazette, 6000 kere “yâ halim”; Dördüncü riyazette, 7000 kere “yâ hay”; Beşinci riyazette, 8000 kere “yâ hâfız”. Bu isimlerle zikrin adedi kesin olmayıp, müridin kabiliyetine göre şeyh tarafından tespit edilir. Riyâzetin sona ermesinden sonra mürşit müridine “istigāse zikri” denilen (Sübhâneke) “lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn” (Senden başka ilâh yoktur. Seni eksikliklerden tenzih ederim. Ben gerçekten nefsine zulmedenlerden oldum) (Enbiya 21/ 87) âyet-i kerimesinin zikrini her gün namazlardan sonra belli bir adet üzere (500 kere) verir. Mürit bu zikre mürşidine mânevî bir işaret vuku buluncaya kadar devam eder. Bu işaretten sonra mürşit müride “ tehzip halveti”ni emreder.

Yorumlar