2640 Defa Okundu

            Dini bozmak isteyen kesimlerin en önemli tuzaklarından biri de dinde sorgulama fikrinin özellikle genç beyinlere sokulmasıdır. Her türlü yazı ve konuşmada masumane bir şekilde bu sorgulama fikri enjekte edilmektedir.

            Geçmişten günümüze bugün bir çoğumuzun tanıdığı saygı gören hocalar bunların temelini atmışlardır. Bunlar zehirli meyvelerini vermeye devam etmekte ve sorgulayan nesiller yetiştirilmeli, diye propagandalar yapılmaktadır.

Hatta bazı bozguncu hoca tiplemeli adamlar imam hatiplerde sorgulayan nesiller yetiştirildiğini dile getirerek bu kirli amaçlarına imam hatipleri malzeme yapmaktalar.

            Dinde sorgulamanın sonu felaket olup dini hususlarla ilgili açıklanması gereken bir durum olduğunda güvenilir kişi ve kaynaklara sorulmalıdır.

            Sorgulamanın sonu adamı dinsizliğe götürür Allah(cc) korusun. Bunun örneklerini her türlü medya ve çevremizde görüyoruz.

            -Sorgula sorgula nereye kadar sorgulayacaksın?

            Adam cennet, cehennem, günah sevap ve daha bir çok şeyi sorguluyor. Bir de bakmışsın efendin bir yaratıcı var, yaratır ondan sonra hiçbir şeye karışmaz, noktasına geliyor.

            -Bunun adı ne biliyor musunuz?

            DEİZM! Bir adım sonrası ATEİZM!

            Bu durumun nihai sonucu ise EBEDİ CEHENNEM!

            Bırakınız dini sorgulamayı gelin bir matematik kuralını sorgulayalım. Genel kural olarak 2 kere 2 herkes için 4’tür. Siz sorgulayın ve 5 deyiniz. Diyebilirsiniz. 

            Ancak, içerisinde 2 kere 2’nin yer aldığı tüm işlemlerde 2 kere 2’yi 5 olarak kullanırsan işlemin sonucu yanlış çıkar ve imtihanda çuvallarsın.

Bir kural varsa sorgulamayacak kafana takılan bir durum varsa uzmanına soracaksın. Uzmanı da tatmin edici bir cevap vermiyorsa 2 kere 2’nin 4 ettiğini kabul edeceksin.

                Dini sorgulama,  hesap sorgulama ile karıştırmamalıdır.

            Dinde emir vardır. İnanan insan Allah(cc)’ın emirlerine uymak zorundadır. Ancak, çok tercih edilmemekle birlikte bu emirlerin hikmeti araştırılıp bir bilene sorulabilir.

            Mesela, çok karşılaşılan bir husus olan seferi durumlarda dört rekatlı namazların 2 rekat kılınması. Bir kısım kimseler ulaşım araçlarının çok geliştiğini bugün için böyle bir uygulamaya gerek olmadığını sorgulamaktadırlar.

            Bu sorgulama sonucu kişiyi Allah(cc) emrini sorgulamaya götürür ki, bu da kişinin imanına zarar verir.

            Diğer ibadetler ve Kur’an-ı Kerimde geçen bazı ayetlerle ilgili haddi aşan sorgulamalara rastlamaktayız. Bunlardan biri ve sık sık karşılaşılan mirasta erkeğe iki kadına bir payın verilmesi.

            Kişi, haşa Allah(cc)’ı haksızlıkla suçlayacak kadar ileri gidebilmektedir. Bunun sonucu imansızlık olarak muhatabına dönecektir.

            Sorgulamak yerine soru sorma tercih edilmeli ve soruların cevabına itiraz edilmemelidir. Çünkü, Müslüman Allah(cc)’ın emir ve yasaklarına inanmakla mükelleftir.

            -Niye Allah(cc) orucu tutturarak kullarını aç bırakıp eziyet ediyor diye bir sorgulama içinde olunamaz! Bu ve buna benzer sorularla karşılaşıldığı zaman cevabımız şüphe duymadan Allah(cc) böyle emrediyor, denilmesi gerekmektedir.

            Bu durum Peygamber Efendimiz(sav)’in emirleri içinde tereddütsüz geçerlidir. Efendimiz(sav);

"Herhangi bir konuyu size emredip yasaklamadığım sürece, siz de beni kendi halime bırakınız. Sizden önceki ümmetleri çok sual sormaları ve peygamberlerine karşı münakaşaya dalmaları helâk etti. Size herhangi bir şeyi yasakladığım zaman ondan kesinlikle sakınınız, bir şeyi emrettiğimde de onu, gücünüz yettiği ölçüde yerine getiriniz." (Buhârî, İ'tisâm 2; Müslim, Hac 412, Fezâil 130-131) Buyurmaktadır.

Maalesef, günümüzde planlı olarak Hadis-i Şerifler sorgulanmakta ve bir çok insan bu sorgulamaların tuzağına düşmektedir.

            Herkesin bildiği “Pislik Böceği” hikayesi vardır. Bu bir hikaye; ancak, konumuzun iyi anlaşılması için anlatalım istedim.

            Zengin bir adam pislik böceklerinin durumuna bakarak içinden “Ey Rabb’im her şeyin güzelde bu böcekleri niye yarattın” diye içinden geçirmiş.

            Bir müddet sonra bir hastalığa yakalanıp yemek içmekten kesilir. Hiçbir hekim derdine derman olamıyor.  Bir de Allah(cc) dostu bir zata derdimi söyleyeyim belki bir yol gösterir diye bir Allah(cc) dostuna giderek derdini anlatır.

            Gönül gözü açık zat, her gün bir tane olmak üzere kırk gün pislik böceği yutacaksın, der. Adam çaresiz her gün bir tane böceği yutar ve her geçen gün sağlığına kavuşmaya başlar. Kırk günün sonunda tamamen sağlığına kavuşan zengin adam deniz seyahatine çıkar.

            Denizin ortasında fırtına çıkar ve gemi savrulmaya başlar. İnsanlar korku ve telaş içerisinde oraya buraya koşuştururken adam hiç rahatını bozmaz ve oturur.

            Durumu gören biri “be adam herkes korku ve telaş içerisinde koşuştururken sen rahat rahat oturuyorsun” diye tepki verir.

            Aman sus, ben Rabb’imin işine bir kere karıştım, kırk gün pislik böceği yuttum, Allah(cc)’ın işine karışma, der.

            Ne diyelim; anlayana sivri sinek saz anlamayana davul zurna az!

         

           

Yorumlar