2640 Defa Okundu

Covid-19 tedbirleri kapsamında ülke yönetimince 29 Nisan 19.00-17 Mayıs 05.00 arası tam kapanma kararı kapsamında alkol satışı yasağı gündemin en önemli tartışılan konuları arasındaki yerini almıştır.

Toplum olarak yaptığımız en mükemmel iş olan tartışmaya bir konu daha çıktığı için mutluyuzdur herhalde(?)

Tepkileri farklı değerlendireceğimde doğrusu bu yasak beni de biraz düşündürdü!

-Bu süre içerisinde alkol satış yasağı niye?

-Yasağa gerekçe Covid-19 mu yoksa Mübarek Ramazan Ayı mı?

-Yoksa Tekel Bayileri Platformu Başkanı Özgür Aybaş’ın “Bu alınan yasak tamamen otoritenin yeme içme kültürüne, özel yaşama yapmış olduğu bir müdahaledir. İdeolojik alınmış bir karardır” ifadesinde yer aldığı gibi ideolojik bir karar mı?

Aybaş, “Ramazan ayı ve pandeminin gerekçe gösterilerek, insanların özel yaşamına müdahale edildiğini; Korona ile alkolün bir bağı olduğuna dair herhangi bir bilimsel açıklama olmamasına rağmen böyle bir yasak alındı” diye açıklama yapmaktadır.

Sosyal medyada “alkolümedokunma” etiketiyle birçok vatandaş bu yasağa:

-Politik fırsatçılık değil de ne?

-Fırsatını yakalayınca nasıl da özgürlüklere müdahaleler boy gösteriyor… Yazık!

-Virüs ayağına kendi ideolojilerini dayatıyorlar ve kimse de bir şey yapamıyor korkunç bir şey bu sonumuz da hiç iyi değil!

-Mesele alkol değil hurma satışı yasaklansa ona da karşı çıkardım,

Gibi ifadelerle yasağa karşı çıkılıyor.

İnanın bu yasağın gerekçesi gerçekten pandemi veya Ramazan Ayı olabilir mi anlamış değilim!

Sen alkol satış yasağına karşı değil misin sorusu haklı olarak sorulabilir; ancak, ben işin o tarafında değilim!

Bırakınız alkolü içkiyi, Allah(c.c.) ve Resulü(s.a.v.)’nün yasakladığı her şeyin şüphesiz yasaklanması taraftarıyım ve aksi bir düşünce yakınımdan bile geçemez; ancak, olaylara gerçeğin penceresinden bakmanın daha doğru olacağını düşünüyorum.

Yasaklayan iradenin “17 gün yasaklarsak belki birçok kişi bunu fırsat bilip bırakır” niyeti varsa bu yasağı destekliyorum.

Yok, yukarıdaki tepkilerde olduğu gibi “politik fırsatçılık” ise bunun düşüncesi bile bir Müslümanı derinden üzer!

Bir de şu “ideolojik dayatma, yaşam tarzına müdahale” teraneleri var ki, bunları tamamen ideolojik ve gerçeklerden uzak buluyorum.

-Neyin dayatması Allah(c.c.) aşkına, insan biraz vicdan sahibi olur ya!

-Bugüne kadar alkol, zina, faiz vs. Allah(c.c.)’ın yasakladığı kötü işlerle ilgili hangi dayatma oldu?

-Alkollü içki tüketimi, zina, faiz 18 yılda arttı mı azaldı mı?

Böyle bir yasak olsa da içmek isteyenler kolaylıkla alkollü içkiye ulaşamazlar mı?

Saat 18,47 balkondan dışarıyı seyrediyorum; yasak masak hikaye insanlar dışarıda rahatlıkla geziyor ve yasaksız günlerden bir farkı yok!

Gerçekten de satışlar yasaksa 14 Mayıs’tan sonra tıka basa patlayıncaya kadar içiniz, ne diyeyim ya!

Şimdi hayat tarzımıza müdahale ediliyor feryadı içinde olanlara soruyorum:

-15 Mayıs’ta ideolojik dayatma rafa mı kalkacak?  

Gidin Allah(c.c.) aşkına hiç biriniz samimi değilsiniz!

Sanki, alkollü içeceklerin üretimi, satışı, tüketimi yasaklanmış gibi abartılı tepkiler veriyorsunuz!

-Eğer hayat tarzı denen şey alkollü içki içmek, zina yapmaksa batsın böyle hayat tarzı!

Ölüm var var ölüm! Herkes bu dünyada zerre iyi ve kötü amelde bulunduysa ahirette karşılığını görecek!

İşte o zaman göreceğiz hayat tarzınızın size ne büyük felaketlere sebep olduğunu!

Ayrıca, bu yasağa gösterilen;

1-Alkol nedeniyle sosyalleşmenin artışı ve bu nedenle sosyal mesafenin azalması,

2-Kısıtlama kararları dolayısıyla evde kapalı kalmak zorunda olan insanların alkolden dolayı şiddete yönelme riski, gerekçelerinin kısmi haklılık payı olsa da genel olarak gerçekçi bulmuyorum.

Bir de böyle bir yasak var mı yok mu o da belli değil!

Olsa bile yasaktan bir gün önce 15 günlük içeceklerini alırlar. Aslında tartışılacak bir şey yokta maksadın başka olduğuna inanıyorum!

Belki de bu yasaktan sonra tekel esnafı içki satışında 365 günün en yüksek cirosunu yapmıştır.

Her kesime sesleniyorum: 

İnanın, boş tartışmalardan gına geldik!

Yorumlar