“Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür”. İnsan durup dinlenmeden çalışmaya devam eder. Güç ve kuvvetinin sınırlılığını ve yorulma ihtimalini aklına getirmez. Dinlenmek için kendisine zaman ayırmaz. Halbuki nasıl çocuk için yeterince uyumamak büyümeye engel, yetişkin içinse yeterince dinlenmemek kendisini gerçekleştirmeye engeldir.   

Para kazanmak için yaptığımız işler kişiliğimiz hakkında çok şey söylese de kendimizi asıl dinlenirken buluruz. Tatilde iken yaptığımız aktiviteler kim olduğumuzu daha çok gösterir. Çalışma hayatında herkesle sınırlı bir iletişim içindeyizdir. Dinlenirken veya tatildeyken ise tavırlarımız doğala daha yakındır. Doğrudandır. Bu davranışlarımız kişiliğimiz hakkında güçlü ipuçları barındırır.        

Ara vermek ve dinlenmek bir maceradır. Yaratıcılığımızı oldukça destekler. O yüzden en yaratıcı insanların aslında en tembel insanlar olduğu da söylenir. Bunun bir nedeni var. Nedeni dinlenme zamanlarında beynimizin koşulsuz çalışmasıdır. Belli bir hedefe odaklanmadığımız için kendimize sınır koymuyoruz. Dinlenme zamanlarında hakikatle dolaysız bir iletişim kurarız.

Ara vermek kendi değerimizi öncelikle kendimizin bilmesidir. Ara vermek kendimizi ödüllendirmektir. Yaptığımız yoğun çalışmanın farkında olduğumuzu gösterir. Bir insanın ne kadar zeki olduğunun en iyi göstergelerinden biri de ne zaman ara vermesi ve ne kadar dinlenmesi gerektiğine dair verdiği isabetli kararlardır. Hayatta verim ve denge hep bu kararlardan sonra gelir.  

Dinlenen insanın hisleri eskisinden daha kuvvetli hale gelir. O; işleri kolayca sıraya koyabilir. İş yerine dönünce oradaki önemli önemsiz işlerin ayrımını çok daha kolay yapar. İşler; çok dinlendiğimiz için birikmez. Dinlenen insanın yoğunluğu azalır. Dinlenme çalışmanın psikolojik aşamasıdır ve çalışmaya dahildir. Dinlenmesi olmayan her çalışma eksiktir.

Dinlenmek veya ara vermek dünyaya uzaydan bakmak gibidir. Rutin işlerimize doğru bütüncül bakmayı onlardan biraz uzaklaşınca anlarız. Açıkçası her insan çalışmayı özleyecek kadar çalışma hayatından uzaklaşabilmelidir. Bunu yaparsa dünyada hangi boşlukları doldurabileceğini güçlü bir şekilde kavrar. Kendisine düşenin ne olduğunu geç olmadan fark eder.

İnsan ara vermeyince ne olur? En basitinden her ne işle ilgileniyor ise bir süre sonra onu tamamen bırakma isteği doğar. Çağımızın anahtar kavramlarından biri de sürdürülebilirliktir. Dinlenme; sürdürülebilirliği destekler. Çalışanına yeterince tatil vermeyen bir şirket uzun ömürlü olamaz. Orada aidiyet hissi büyümez. Aidiyetin olmadığı yerde kurumlar da güçlenmez.

Dinlenmek çalışmaktan daha değerlidir. Bir tür nihai amaçtır. İnsanlar bu durumu kabul ettikleri için hafta sonu, yaz tatili ve emeklilik hayalleri nedeniyle ömür boyu seslerini çıkarmadan çalışıyor. Bu kadar insanın aynı anda yanlış düşünüyor olma ihtimali zor görünüyor. Dinlenmek o kadar değerli ki insanlar dinlenebilmek için her şeylerini veriyorlar.  

 

Yorumlar