384 Defa Okundu

Abdülkādir-i Geylânî’den Sonra Kādirî Nesli. Bütün İslâm âleminde asırlardan beri tesiri kuvvetli bir şekilde hissedilen Abdülkādir-i Geylânî’nin, Ḳalâʾidü’l-cevâhir’e göre, yirmi yedisi erkek kırk dokuz çocuğu olmuştur. Bunlardan ilim, zühd ve tasavvuf bakımından önemli olanlar şunlardır: Ebû Abdurrahman Abdullah (ö. 589/1193). En büyük oğludur. Ebû Abdullah Seyfeddin Abdülvehhâb (ö. 593/1196). Babasının cenaze namazını kıldırmış, Nâsır-Lidînillâh zamanında kadılık yapmıştır. Ebû Bekir Tâceddin Abdürrezzâk (ö. 603/1206). Babasının son hac seferinde kafileyi idare etmiş, çok sayıda talebe yetiştirmiştir. Bugün Rabat ve Selâ’da bulunan Kādirî şeriflerinin ceddi bu zattır. Oğlu Ebû Sâlih Nasr (ö. 633/1235), Bağdat’ta kādılkudâtlık yapmıştır. Ebû Abdurrahman Şerâfeddin Îsâ. Cevâhirü’l-esrâr ve leṭâʾifü’l-envâr adlı tasavvufî bir eserin müellifidir. Mısır’a hicret etmiş ve 573’te (1177) orada vefat etmiştir. Halen Mısır’da bulunan Kādirî şeriflerinin ceddidir. Ebû İshak Sirâceddin İbrâhim. Fas, Merakeş, Tıtvân, Vehrân (Oran), Tanca, Cedîde, Dârülbeyzâ ve Rabat gibi Mağrib şehirlerinde bugün mevcut olan Kādirî şeriflerinin ceddidir. 592’de (1196) Vâsıt’ta vefat etti. Torunu Ahmed b. Muhammed 1272’de Endülüs’e Vâdîâş’a (Guadix) gitmiş, 1373’te Gırnata’ya yerleşen çocukları, daha sonra burasının hıristiyanların eline geçmesi üzerine Kuzey Afrika’ya dönmek zorunda kalmışlardır. Ebû Muhammed Abdülazîz. Moğol istilâsı üzerine Bağdat’tan ayrılıp Sencar’a gitmiş, daha sonra Bağdat’ta vefat etmiştir (ö. 602/1206). Ceylîler veya Geylânîler adı verilen Bağdat Kādirî şeriflerinin ceddi bu zattır. Ebû Nasr Ziyâeddin Mûsâ (ö. 618/1221). Şam, Halep ve Humus gibi Suriye şehirlerinde yaşayan Kādirî şeriflerinin ceddidir. Kuzey Afrika’da daha çok şerîf, şürefâ, şorfa gibi isimler alan Kādirîler Irak, Suriye ve Anadolu’da seyyid ve Geylânî şeklinde anılmaktadır. Bağdat ve çevresinde yaşayan Geylânî seyyidler Moğol ve Timur istilâsı sebebiyle zaman zaman Bağdat’ı terk ederek Musul’a ve İran’a gitmek zorunda kalmışlarsa da daha sonra cedlerinin türbesinin bulunduğu Bağdat’a dönmüşler, dönemeyenler ise burasını zaman zaman ziyaret etmişlerdir. Bugün Türkiye sınırları içinde yaşayan Kādirî seyyidler, Osmanlı Devleti tarafından XIX. yüzyılın başında Irak’taki Girdigân’dan getirtilerek bölgedeki asayişi sağlamak maksadıyla Bitlis, Siirt, Van ve Beytüşşebap gibi şehirlere yerleştirilmişlerdir. İlk olarak Girdigân’dan Güneydoğu Anadolu’ya gelen Seyyid Abdullah Girdigânî’dir. İran’daki Rızâiye bölgesinden gelen Geylânîler umumiyetle Beytüşşebap’a yerleşmişlerdir. Bu bölgedeki Geylânî seyyidleri 1925 tarihine kadar kendilerine bağlı vakıflardan geçimlerini sağlamışlar, Kādiriyye tarikatının temsilcileri ve müderris olarak görev yapmışlardır. Güneydoğu Anadolu illerinde yaşayan Kādirî seyyidlerinin çoğu son zamanlarda bu bölgeden ayrılarak İstanbul, Ankara, Bursa ve Mersin gibi şehirlere yerleşmiş, ilim ve öğretim işini bırakarak daha çok ticaretle uğraşmaya başlamışlardır. Bunların Kādirî tarikatıyla fazla ilgileri de kalmamıştır. Kadiri şerifleri İran, Hindistan, hatta Endonezya gibi Güneydoğu Asya’daki İslâm ülkelerine de yayılmışlardır. Endonezya’daki Pava’da 1779’da Pontianak Sultanlığı’nı kuran Şerif Abdurrahman, kabri bugün de bölge halkı tarafından ziyaret edilen Şerif Hüseyin b. Ahmed el-Kādirî’nin oğludur. 1941’de İngilizler’e karşı Irak’ta meydana gelen ayaklanmayı idare eden Seyyid Reşîd Ali el-Geylânî el-Kādirî, Libya’da Kral İdrîs es-Senûsî’nin özel danışmanlığını yaptıktan sonra Bağdat’a dönmüş ve Irak Cumhurbaşkanı Abdülkerîm Kāsım’a suikast düzenlemekle suçlanarak idam edilmiştir. 1922’de Irak’ta bakan olan Seyyid Abdurrahman el-Kādirî ile Irak elçisi olarak görev yapan Seyyid Zafer el-Geylânî el-Kādirî de son dönemin tanınmış Kādirîleridir. Abdülhay el-Kādirî, son zamanlarda gerek Kuzey Afrika’da, gerekse başta Irak olmak üzere çeşitli Ortadoğu ülkelerinde yetişmiş eğitim, siyaset, hukuk ve iktisat alanında tanınan Kādirîler’in geniş bir listesini verir (bk. ez-Zâviyetü’l-Ḳādiriyye, Tıtvân 1407/1986, s. 126 vd.)[1]

 

[1] https://islamansiklopedisi.org.tr/kadiriyye

Yorumlar