24 °c

Neden kaybettiler ?

Önce Akşener'den başlayayım: 

Meral Akşener Meclis Başkanvekili iken, 

sempatik tavırları ile halkın gönlünde taht kurmuştu... 

Hele o, 

" La havle Vela Kuvvete" söyleminin sevimliliği hâlâ hafızalarımızda... 

Meclis'te,  MHP'li vekillere bir araya geldiğimiz zaman hep söylerdim, 

"Bu kadını MHP'nin başına getirin, Bahçeli'den fazla oy alır" diye...

Hepsinin de ortak cevapları , 

"teklif ediyoruz, 'ben Bahçeli'ye bağlıyım' diyor " şeklindeydi... 

Evet sempatikti, ilgi odağıydı ama... 

Çeyrek asırdır yaptığı siyasetinde: 

"mazlum" kelimesini hayatına sokmadı... 

*

"israf" demedi... 

*

"Emekli zor durumda" demedi... 

*

"Çalışanların maaşı az" demedi... 

*

"Kızları okutalım" demedi... 

*

Kredi kartı borcu olanlarla ilgili tek laf etmedi... 

*

"YÖK'ü kaldıracağım, TRT'yi kapatacağım" demedi... 

Ama... 

Seçim kapısını çalıp, 

lider adayı olunca hepsini kullandı...

*

Resmi araçlara binenleri kastederek, 

"Bunlara 'inin arabalardan' diyeceğim" dedi, 

lüks arabasının içinden... 

Velhasılıkelam...

Akşener " La havle Vela Kuvvete" çekiciliğinden... 

Kısa sürede yaptığı yanlışlarla, bağırışlarla iticiliğe geçti... 

Kaybetti... 

Muharrem İnce'ye gelelim: 

O'da yarım asırlık siyasetinde aday olacağı güne kadar: 

*

"Kızların okutulmaması üzücü" demedi... 

*

"Kadınların çalışma hakkı verilmeli" demedi... 

*

Camide tek poz resim çektirmedi... 

*

"İsraf önemli sorunumuz" demedi. 

*

Suriye hakkında bilgisi, 

Kürt'e karşı ilgisi yoktu... 

*

Teknoloji konuşmayan, 

Sanayi, fabrika lafını ağzına almayan İnce... 

Seçim sathı mailine girince: 

Tüm söyle(ye)mediklerini, 

Art arda sıraladı, 

"Ketçap fabrikası açacağım" dedi... 

"İsrafı önleyeceğim" dedi... 

Hele bir de "bisiklete bineceğim" ifadesi var ki,

evlere şenlikti... 

Meclis muhabiriyim; 

Muharrem İnce'yi, makam aracından inip,

bir kere bile bisiklete binerken görmedim...

İsraftan bahsestti ince, 

'Bilmem şu kadar masrafı var devletin' dedi... 

Hafızası zayıf olduğu için hatırlamıyor sanırım... 

Geçmişte, devletin parasıyla alınan viskilerin, 

kokteyllerde tüketilen içkilerin parası, 

on tane sarayın giderini karşılayacak kadardı... 

Bir zaman o kadar önemliydi ki alkol, 

Rakı içmeyeni adam yerine koymayan devlet anlayışı bile vardı... 

İnce'ye dönersek:

Seçim sürecince halk gibi olmak istedi, 

Ama bilmiyordu ki, 

Sonradan halk olunmaz... 

Halk gibi yaşamak ayrı, halk olmak ayrı şeydir... 

Dolaysıyla İnce'nin halk gibi davranma senaryosu tutmadı... 

Kaybetti... 

Temel Karamollaoğlu: 

0 oy aldı...

Cumhur ittifakında olsaydı partisinin yüzde 10'u cepteydi... 

Millet ittifakını tercih etti... 

Kaybetti... 

Selahattin Demirtaş: 

Halk kendisine itibar etmedi, 

Bireysel aldığı oy geçmişte fazlayken bugün azaldı, 

Yüzde 8de kaldı... 

PKK Partisi ise CHP'li seçmenin desteğiyle yüzde 11 oldu. 

Kaybetti... 

Peki bu kaybedenlerin içerisinde Erdoğan nasıl kazandı? 

"Neden kaybettik?  yazımı salı günü yazacağım" demiş, 

Mesaj atmıştım telefonumdan... 

Ceylanpınar Belediye Başkanı,

Menderes Atilla cevap yollamış, 

Nasıl kazandıklarını yazmış... 

Demiş ki: 

Biz nasıl kazandık biliyor musunuz? 

Ceylanpınar'da sırtlarında kendisini taşımak isteyen gençlere, 

"ben Erdoğan için sürünerek gidip oyumu kullanacağım" diyen  yaşlı teyzemin iradesi ve duasıyla kazandık" 

Sonuç itibariyle:

*

"Halk gibi olmak" isteyenler kaybederken...

Halk Erdoğan  ; Engelli, yaşlı, dul, yetim ve öksüzlerin sayesinde kazandı..

*

Sağlıcakla kalın... 

 

YORUM YAZIN

adınız ve soyadınız ile yorum yapabilirsiniz
YAZIYA İLK YORUMU SİZ YAPIN

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
istiklal.com.tr bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.