3112 Defa Okundu

İnsanların kahir ekseriyetinin hayatlarında bir veya birkaç defa dolandırıldığına kesinlikle inanıyorum; çünkü, dolandırıcıların ve dolandırma şekillerinin çok olduğu bir ülkede dolandırılmamamın imkanı yok!

Her an farklı kılıklarda bir dolandırıcıyla karşılaşabiliriz. Bir de kurumsallaşmış dolandırıcılık var ki, ondan hemen hemen kurtulma şansımız yok!

Ülkemizde dolandırıcı deyince akla gelen ilk kişi Sülün Osman olmakla birlikte benim için en ilginç olanı Selçuk Parsadan’dır.

Çünkü, devletin en üst makamlarında olanları dolandırarak dolandırıcılığı profesyonelleştirmiştir.

Çok acı olmakla birlikte bu millet çok çok dolandırıldı dolandırılmaya da devam ediyor hem de daha büyük vurgunlarla.

Bankerler, Holdingler, Bankalar…..!

Dolandırıcılıkta hiç biri Çiftlik Bank hele hele Kripto Para Borsası dolandırıcılığının yakınana bile yaklaşamadılar.

Azda olsa yatırımdan anlamama rağmen bu Çiftlik Bank ve Kripto Para Borsasına hiç aklım basmıyor.

Bütün şeytanları toplasan bu kadar şeytanca bir dolandırıcılığa imza atamaz gibime geliyor!

Bu konuya girmeyeceğim en iyisi mi konumuza dönelim.

Yukarıda da ifade ettiğim gibi dolandırıcılığın boyutları akıl almaz rakamlara ulaştığı gibi çeşitliliği de artmış artmaya devam etmektedir.

İnternet, telefon, televizyonlar çok etkili bir dolandırıcılık araçları olarak kullanılmaktadır.

Emniyet Genel Müdürlüğü ara ara mesaj atarak bu tür dolandırıcılıklara karşı vatandaşları uyarmasına rağmen ne gariptir ki, bu kadar uyarıya rağmen yine de insanlar dolandırıcıların tuzağına bir şekilde düşebilmektedirler.

Bir de banka dolandırıcılığı var ki, sorma gitsin!

Kredi kartlarına yıllık kart aidatı alıyorlar. Hepsini bilmiyorum ama bazı bankalar otomatik ödeme, yatırım hesabı olanları aidattan muaf tutuyor ama Ocak ayında aidatı hesaba yansıtıyorlar.

Hesap ekstresinde farkına varıp iptal edilmesi için bankayı ararsan iptal ediyor, görmezsen bu aidatı iç ediyorlar.

Milyonlarca müşterisi olan bir bankanın aidatın ekstreye yansımadığını görmeyenlerden ne kadar vurgun yaptığını bir düşünün!

-Bu dolandırıcılık değil de nedir?

Resmen dolandırıcılık.

Bir kuruşun bile hesabını sistem üzerinden tahsil edebilecek bankaların bu aidatı otomatik ödemesi olanlara yansıtmaması teknik olarak çok mu zor?

Çok çok kolay!

Bir de yollardaki dolandırıcılar var.

Dolandırıcılık çok ve dolandırılmama ihtimali çok az demiştim; çünkü, dağ taş dere tepe her yerde bir dolandırıcı beklenmedik bir anda karşınıza çıkabilir.

Nisan ayının ilk haftasında iki dolandırıcılık olayıyla karşılaştık. Birincisinde tuzağa düşmesek de ikincisinde ben düştüm.

Aslında dolandırılmaktan çok kandırıldım. Gerçi ikisi de aynı kapıya çıkar; çünkü, dolandırıcılık kandırmak ve kandırılmakla başlar.

İlkinde Konya-Ereğli karayolunda Mercedes Marka bir otomobil dörtlüleri yakarak yanımıza yaklaştı, sonra kenara çekilip durdu.

Belli ki bir sıkıntısı vardır diyerek arabamızı bir kenara çekip durduk, ne olduğunu sorduk.

Yanımdaki arkadaşım daha önce Bitlis’te görev yaptığı için arabasının plaka numarası 13 yani Bitlis ilin plakasıdır.

Arabada iki kişi vardı, biri indi. Bitlis’ten geldiklerini, kendisinin müteahhit olduğunu, arkadaşı tanıdığını, Muğla’da arıları olduğunu, oraya gittiği gibi bir şeyle anlatıyordu.

Bu arada arabanın bagajını açtı. Bagajda bal petekleri doluydu.

Herhangi bir talebimiz olmadığı halde bal satmaya çalıştı. Kalsın dememize rağmen ısrarla peteği poşete koymaya çalışıyor; fiyatı sormamıza rağmen fiyatı da söylemiyordu.

Adam zorla ne olduğu belli olmayan balı hemşeri ayağıyla kakalıyordu, almadık.

İkincisi ise iki sonra Karapınar-Emirgazi karayolunda vukuu buldu.

Bu dolandırıcılık olayını gelecek yazımda açıklamaya çalışacağım; çünkü, yazı uzadı.

 

Yorumlar