GÜNDEM
27 Kas 2019 21:20 Son Güncelleme: 28 Kas 2019 02:16

İBB Başkanı İmamoğlu’ndan İstanbullulara yeni metro hattı müjdesi

İstanbul'daki suya yapılan zamlara değinen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Yılık yüzde 56'nın üzerinde akaryakıt zammı var bu ülkede. Enerji zammı yine aynı oranlarda. Şimdi böyle bir ortamda biz 2020'yi konuşuyoruz. Böyle bir ortamda 'biz zam yapmıyoruz' deme şansına sahip değiliz, batarız" ifadelerini kullandı. İmamoğlu "İstanbul 2 yıl üst üste kuraklık yaşarsa ne yazık ki su sıkıntısıyla karşı karşıya kalır" derken bir de yeni metro müjdesi verdi.

İBB Başkanı İmamoğlu’ndan İstanbullulara yeni metro hattı müjdesi
Haberi Dinle

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Habertürk TV’de Fatih Altaylı’nın konuğu oldu.

İşte İmamoğlu'nun açıklamalarından satır başları:

Toplumun her kesiminden ilgi yaşıyorum. Anne telefonları ve diyalogları alıyorum ki. Geçenlerde methiye sıralamış bir teyzemiz, kaydını yakın dostum çekmiş ve bana yollamış. Bazen anneme 'Anneciğim kusura bakma ama beni annem kadar seven güzel anneler var' diyorum. Geçenlerde birisi aradı Mersin'den, dedi ki 'Ben Mersin'den annen'. Kadın vicdanı ve kadının sürece önsezileriyle bakışı çok daha başka. Demek ki doğru yoldayız. 

"İSTANBUL OTOGARI'NIN ALTI SUÇ MEKANİZMASINA DÖNMÜŞTÜ"

Doğru ve öncelikli meselelerin kenara konulduğu hissine kapıldım. İstanbul'un son 5 yılı daha da ilgisiz, daha da yatırımlarda verimlilik öncelemeyen, ne yazık ki çoğu kez siyasi kararların alındığı, boşlukların yaratıldığı; daha ötesi tümüyle siyasi kararlar. Finansman modeli yok, personel sayısı arttırılmış. İstanbul'da boşluk yaratılmış. İstanbul Otogarı dikkat çekici bir örnek. Avrupa'nın en büyük otogarı. Yıllar önce yapılmış. Biz bir girdik dehşete düşersiniz. Herkesin bir kenarından tuttuğu, altında bütün suç mekanizmaların kol gezdiği bir yer. 

"AYLIK 4 MİLYON 600 BİN LİRA GELİRİ VAR ARTIK"

Biz orada iradenin, kamu yönetiminin, İstanbul'un kamu idaresinin ispatını ortaya koyduk. Aylık 4 milyon 600 bin lira civarında geliri var artık. Siz diyelim ki işleteniniz var, burayı kontrol etmeyecek misiniz? Gece orada dolaşmak mümkün değildi. Artık orası kamunun idaresinde, denetiminde. 

(O altlardaki yerler ne oldu?) Tümüyle yıkıldı, temizlendi. Geçen gün Sarayburnu'ndaydım. 1930'lı yıllarda Mustafa Kemal Atatürk'ün ilk heykeli vardır. Bana göre İstanbul'un hem karşılama hem uğurlama yeri. Bu kadar metruk, sahipsiz, her tarafında işletme, kim kimdir belli değil. Bu yapıları kontrol edemeyen İstanbul Büyükşehir Belediyesi vardı. 

"İSTANBUL'DA YILLAR SONRA KENT KONSEYİ KURULDU"

İrade konulmayan, idare edilemeyen, Ankara'da bir bakanlık İstanbul'la ilgili bir karar alabilir. Peki sizin iradeniz, fikriniz yok mu? Doğru doğrudur, eğri eğridir. Ankara'da masa başında karar alınmış olabilir. Ama İstanbul'un nabzını tutan sizsiniz. ben 16 milyon insanın temsilcisiyim. Cesaretimi, yetkimi tümüyle 16 milyon insandan alıyorum. Bu şehrin hakkını korumak zorundayım. Orada yanlışı düzeltilerek Ankara'da merkezi hükümet yöneticilerine de fayda vermiş olursunuz. Bu kadar net. İstanbul aynı zamanda yönetim olarak gözlemci, denetçi, müdahale eden, uyarıda bulunan, bir husus varsa merkezi hükümet tarafından yapılmış İstanbul halkıyla paylaşan, demokratik kurulları hayata geçiren. Yıllar sonra ilk defa kent konseyi kuruldu. Daha da güçlü çalışacak. Yüzbinlerce insanın aktif içinde olduğu, eleştirel ve tavsiye gözlüğüyle bakan bir gönüllü meselesini devreye sokacağız. İstanbul gönüllüleri, deprem, sanat, sağlık gönüllüleri. 

"YAŞANAN İSRAFI 23 HAZİRAN'DA HALKIMIZA ANLATACAĞIZ"

Burası bir turizm kenti. Sizin şehrin bütün dokusunu ortaya koyacak ve servis edecek olan belediye. Tarihi dokuyu ortaya koyacak olan belediye. Kurulun içerisine bütün turizm paydaşlarını davet ettik. Servis araçlarının, turizm hizmeti veren taksicilerin, otel yatırımcıların, TÜRSAB'ın temsilcileri var. Biz onlarla turizmi konuşuyoruz. Belediye İstanbul'un paydaşlarını içine alan demokratik katılım metodundan bahsediyorum. Bütün inançları biraraya getiren inanç masası kuruyoruz. Bir vicdan mı ortaya konacak, birinin hukuku mu korunacak, demokrasi. Ben buna cesur demokrasi örnekleri diyorum. Katılım, şeffaflık bütün bu örnekleri ortaya koyacağız. Bu şehrin ihaleleri, meclisi, hizmetleri de şeffaf olacak. İştiraklerin geçmişiyle ilgili ne kadar bilginiz var? Şimdi tümüyle ilgili bilgi sahibi olacaksınız. Ulusal ve uluslararası denetim kurullarının denetimine ihtiyacınız var. Siyasi mekanizma işlemeyecek. 2019'da cesur bir halk çıktı ortaya. Biz o cesaretle İstanbul'daki yanlışları düzeltmekle mesulüz. 

(Siz çok iddialı bir başkan profili ortaya koyunca beklenti büyük. Diyorlar ki, 'Ekrem Bey geldi de şu ana kadar ne yaptı?' Kimse '5 aya kadar ne yapılır?' deniyor. Başkan ne yaptınız bugüne kadar?) Birincisi en başta bir idari sistem devrimi yapıyoruz biz. Liyakatiyle bu sürece hizmet eden kişiliklerin, hiç kimse benim ahbabım, çavuşum değil. İdari düzenin değişimiyle ilgili kamu ahlakı, kamu yönetimi düzeninin gerçek manasına kavuştuğu sürecin temellerini atıyoruz. Bütçe disiplinini gerçekleştiriyoruz. Cari açığı çok ciddi anlamda disipline ediyoruz. Sadece 1.7 milyarlık lüzumsuz kamulaştırma bedellerini bertaraf ettik. Herhangi araziyle ilgili kamulaştırma konusunda ihtiyacı olmaksızın karar almış. Böyle başlanan süreci durdurduk. İsraf ve tasarruf diye iki kalemi önceledik. İsrafın bizi nereye getirdiğini 23 Haziran'da bütün topluma verileriyle açıklayacağız. Halk sunumu yapacağız. 100 bine yakın çocuğumuza halk sütü dağıtıyoruz. 

"30 BİN ÖĞRENCİYE BURS DESTEĞİ VERECEĞİZ"

Bu gece saat 10.00'da burs alan 30 bin öğrencimizin ismini açıklayacağız. 22 kreşin inşaatı başladı, 150'ye tamamlayacağız. Bu 16 bin kadına özgürlük demek. Kemerburgaz'daki kent ormanını hayata geçirdik. 6 sene önce başlamıştı. 

Hafta içi uğradım, cıvıl cıvıl orası. Milli bayramlarda halkımız artık ücretsiz otobüse biniyor. Hafta sonu 24 saat ulaşımı açtık. Marmaray'ı ısrarla Ulaştırma Bakanlığı'na yazıyoruz, siz de bu sürece dahil olun, bu İstanbul hakkıdır diyoruz. Kusura bakmasınlar ama yıllar sonra İstanbul milli bayram kutladı. Cumhuriyet Bayramını kutladı. Omuz omuza, kolkola, eğlenerek, coşkuyla, bayraklarını sallayarak, türküsünü söyleyerek. 0-4 yaş arasında çocukların anneleriyle yazışmalar yapıldı şu anda meclisin gündeminde. Tarım alanlarına çalışma başlattık. Örnekköy çalışmasını başlattık Pendik Göçbeyli köyünde. 

(Sütü neden İzmir'den alıyorsunuz?) Şu anda Tekirdağ, Kırklareli ile konuşuyoruz. Önce İstanbul'un çifçisi. Komşu illeri de sürecin içine katan sistemle süt alımını bu yakın coğrafyadan gerçekleştireceğiz. Ulaşım fiyatlarıyla ilgili indirimlerimiz yapıldı. Öğrenci indirim bizim sayemizde oldu. 

SU ZAMMI AÇIKLAMASI

Fatih Altaylı: Su için indirim yapacağız dediniz. Miktarı AK Parti indirdi. Şimdi suya zam yapacağınız söyleniyor. Suya zam niye yapılıyor? İndirim niye, zam niye? 

İmamoğlu: Milyonlarca arabaya, posta kutusuna konuldu. Bu nasıl propaganda, çok komik. Biz dedik ki, toplumun suyla ilgili hassasiyeti var, ekmekle olduğu gibi. Biz Türkiye'nin en ucuz halk ekmek dağıtımını yapıyoruz. Zarar etmememize rağmen. Fakiri fukarayı sübvanse ediyoruz. Şu anda toplumun hassas alanlarını desteklemek durumundayız. Şubat, Mart'ta suyun fiyatını dengelemek durumundayız. Arkadaşlarımız yarın İSKİ genel kurulunda tartışılacak. Suyu az ve öz kullanan, ki bunlar dar gelirli aileler indirimden az faydalandılar, çok kullananlar, işyerleri çok indirimden faydalandılar. Şu an İSKİ'nin bütçesinin ciddi bir kısmı enerji. Türkiye'deki elektrik, doğalgaz, yakıt zammı ortada. Hiçbir zammın kaynağı büyükşehir belediyesi olma şansı yok. Konuştuğumuz şey yüzde 20 civarında zam. Bu zam olmadan İSKİ yatırım yapamaz. Türkiye'de zam olmasın biz de yapmayalım. Bugün yapılan su zammı normal bir zamdır. Talep edilen zammın da altında bir oranda yapılmaktadır.

İSRAF TARTIŞMALARI

Kendisinden önceki dönemdeki israfı da dile getiren İmamoğlu, “İsrafın küçüğü-büyüğü olmaz. İsraf israftır. Kul hakkı yiyorsan bunun küçüğü veya büyüğü olmaz. Bir de kusura bakmayın ama bin 250 araç az mı? ‘Allah’tan kork’ derler. 6 Mayıs ile 23 Haziran arası o lüks arabaların nereye dağıldığını, nasıl değiştirildiğini biz biliyoruz. Kimse kafasını kuma sokmasın. Biz israfla bu toplumu yüzleştireceğiz. Yanlış yatırımlarla da yüzleştireceğiz. Bunu yapmazsak toplumun bilgi alma hakkını güçlü bir şekilde yönetemeyiz. Kamu yıllık 60-70 milyon lira tasarruf etti” dedi.

İŞTEN ÇIKARMALAR 

Tartışmalara neden olan işten çıkarmalarla ilgili de konuşan İmamoğlu, “Biz iş olsun diye adam çıkartmaya gelmedik. İBB’de işini layıkıyla yapan herkese alın terine, emeğin karşılığına verme sözümüz var. Yaklaşık 1400 kişi iki seçim arası alınan insan sayısı. Bunun içerisinde 31 Mart’tan bir ay öncesine kadar ki, kısmı var. Yine proje bitimiyle çıkarılan işçi sayısı. Toplamda emekli olan, işinden ayrılan, yaklaşık 3 bin 800 kişinin çıkarıldığını sizinle paylaşıyorum. Bu kadar çıkarttığımız eleman, ya da emekli olan, ya da kendi ayrılan, ya da proje bittiğinden dolayı ayrılan insanın dışında kalan insanlar şimdi orada çalışan insanlar. Biz herşeyi şeffaf paylaşıyoruz. İlanlarımızı büyükşehir belediyesinin sayfasından net görebilirsiniz. İSPARK’a 50 kadın görevlisi aldık. Nasıl aldığımızı gidip sorgulasınlar. Tümüyle şeffaf. Bu yeni insan kaynakları yönetiminin kamuya girişidir” dedi. 

HÜKÜMET İLE İŞBİRLİĞİ 

İBB ve hükümetin ortak çalışması gerektiğini vurgulayan İmamoğlu, “Biz bugün neredeyiz? Tam 25 yıl sonrasındayız. 25 yıl önce kendisine yapılan bir şeye karşı durmuş bir insandan siz ne beklersiniz? Yunus Emre ‘sen sana ne sanırsan başkasına da onu san’ diyor. İşte demokrasi. Sayın Cumhurbaşkanı ile tesadüf yan yana Cuma namazı kıldık. Kendisine bunu sordum. Bu hafta arayacaklar dendi 3 hafta geçti. Ben sayın Cumhurbaşkanı’ın eksik bilgiyle donatıldığını düşünüyorum. Bizi arayan yok. Genel Başkan Yardımcısı sayın Fuat Oktay’ı defalarca aramamıza rağmen dönüş yapılmadı. Siz İstanbul’un çevre düzeni planını oturup büroya kapansanız, toplumun paydaşların, meslek odalarının fikrini almadan bu plan olur mu? Siz gelip İstanbul’da ben de yetkili olacağım iddiasıyla, buranın İstanbul Büyükşehir Belediyesi var, yanlış yaparsınız. Biz bu kente ihanet ettirmeyeceğiz. Bunu taahhüt ediyorum. Toplumun ortaya koyacağı inisiyatifle, demokrasi ve hukukun verdiği güçle bu şehre ihanet ettirmeyiz. Bu kamu kurumlarının biraraya gelmesini diliyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın taahhüt ettiği bu kurulun kurulmasını 16 milyon insanın adına talep ediyorum” ifadelerini kullandı. 

DURAN METRO HATLARI 

İstanbul’da duran metro hatlarıyla ilgili de İmamoğlu, “İstanbul’da durdurulan metro inşaatlarının devam etmesi için talimat verdim. Bir kere metro inşaatlarında geldiğimizde tam 8 hat durmuştu. Bu 8 hattın tümünün finans kaynağı temin edilmeden yola çıkılmış. Daha evvelsi günü koca tüneli açan makineyle start verdiğimiz Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli hattı 2 yıldır durdurulmuş. Yanlışlarını düzelttiğimiz, proje hatlarını değiştirdiğimiz işler de var. Ümraniye-Ataşehir-Göztepe hattı toplam 175 milyon Avroluk kredi sözleşmesiyle. Ümraniye-Ataşehir-Göztepe, Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli hattını başlattık” dedi.

BİR METRO HATTI MÜJDESİ DAHA VERDİ 

İstanbullulara yeni bir metro hattı müjdesi de veren İmamoğlu, “Kaynarca-Tuzla-Pendik metro hattını 86 milyon Avroluk kredi sözleşmesiyle start veriyoruz. Tuzlalılara, Pendiklilere, Kaynarcalılara müjde olarak ifade edelim. En uygun vadede en ucuz finansmanla uzun vadeli kredi bulma konusunda arkadaşlarım müthiş yetenekli. Biz bunu başarıyoruz şu anda. Hemen hemen faizler libor seviyesinde. Pazarlık ediyoruz. Daha ucuza maletme konusunda özel çabalarımız var. Mahmutbey’den Beylikdüzü’ne kadar uzanması gereken Esenyurt hattı var. Hattın geçtiği yer belli değil. Hat üzerindeki duraklar belli değil ihaleye çıkılmış. ‘Kervan yolda dizilir’in tam örneği. Şimdi arkadaşlar bunu inceliyor. Ben bunu neden söylüyorum; Bu planlanmasını yapılmadığı dönemden sonra biz geldik, hızlıca arkadaşlarım özel olarak bu alanla ilgileniyorlar. Şimdi şu talimatı verdim, ‘bu hatlar başlayacak’ ve biz başka hatları da devreye sokacağız” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL’UN SU SORUNU 

‘İstanbul’un su sorunu var mı?’ sorusuna da İmamoğlu, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da açıklaması var; ‘2040’a kadar İstanbul’un su sıkıntısı yok diye. 2071 yılına kadar su sıkıntısı yok diyen belediye başkanları da oldu. Sayın Cumhurbaşkanımızın da 2040’a kadar İstanbul’un su problemi yok demişti. Sayın Veysel Eroğlu, Melen’in temelini attığında tarihin ve saatini vererek açılış yapacağız demişti. Teknik sorun var. İlave proje geliştirilmiş. Bu proje zaman alacak. İyimser ihtimalle öngörülen süre 3-3,5 yıl. İstanbul 2 yıl üst üste kuraklık yaşarsa ne yazık ki su sıkıntısıyla karşı karşıya kalır. Ne yazık ki 20-25 yıllık süre içinde Melen Barajı çözülmemiştir. Bu projenin bitirilmesi şarttır. Gövdenin tercih edilen betonarme sistem yerine başka bir sistemin yapılması gerektiği durumu var. DSİ’den hızlı, önemli bir hamle bekliyoruz. Buradan istirham ediyorum, gerek sayın bakana gerekse sayın Cumhurbaşkanına. İnşallah o ilişkiyi kurarız, Melen suyu gelir. Oradan İstanbul’a su basmayla ilgili önerimiz var. O kirlilikle ilgili bilgi bana ulaşmadı. Şu andaki mevcut kapasitesi, İBB’nin mevcut baraj kapasitesi 1 yıl için bir tehdit içermemektedir. Şu anda İstanbul’un su sorunu önümüzdeki bir yıl içinde yoktur” cevabını verdi.

"77 GÜNDEN BERİ YAPILAN TEK ŞEY WHATSAPP GRUBU"

İmamoğlu: CHP'nin içinden de var geçmişte AK Partili olmuş olan insanlar da var. Biz toplumu kucaklamaya geldik. Kesinlikle toplumun yansımasını bütün atamalarda görebilirler. CHP'li bir belediye başkanı seçildi. Ama CHP adına adil bir belediye başkanı olmaya, belki de İstanbul'un gelmiş geçmiş en demokrat belediye başkanı olmaya söz vermiş bir insanım. Zaten adil olduğunuzda sizin partili arkadaşlarınız da bundan karşılık bulacaklar. CHP'liyim oradaki işi yapabilme kapasitem yok, ama CHP'li olduğum için o koltuğa oturacağım, olmaz! Saadet Partili, İYİ Partili, HDP'li, AK Partili, MHP'li de görev alacaktır. Şu anda net konuşalım, toplumun en büyük düşmanı partizanlık. Benim en büyük taahhüdüm İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde partizanlığı kaldıracağım demiştim. 

 

"CUMHURBAŞKANININ EKSİK BİLGİYLE DONATILDIĞINI DÜŞÜNÜYORUM" 

Biz bugün neredeyiz? Tam 25 yıl sonrasındayız. 25 yıl önce kendisine yapılan bir şeye karşı durmuş bir insandan siz ne beklersiniz? Yunus Emre 'sen sana ne sanırsan başkasına da onu san' diyor. İşte demokrasi. Sayın Cumhurbaşkanı ile tesadüf yanyana Cuma namazı kıldık. Kendisine bunu sordum. Bu hafta arayacaklar dendi 3 hafta geçti. Ben sayın Cumhurbaşkanı'ın eksik bilgiyle donatıldığını düşünüyorum. Bizi arayan yok. Genel Başkan Yardımcısı sayın Fuat Oktay'ı defalarca aramamıza rağmen dönüş yapılmadı. Siz İstanbul'un çevre düzeni planını oturup büroya kapansanız, toplumun paydaşların, meslek odalarının fikrini almadan bu plan olur mu? Siz gelip İstanbul'da ben de yetkili olacağım iddiasıyla, buranın İstanbul Büyükşehir Belediyesi var, yanlış yaparsınız. Biz bu kente ihanet ettirmeyeceğiz. Bunu taahhüt ediyorum. Toplumun ortaya koyacağı inisiyatifle, demokrasi ve hukukun verdiği güçle bu şehre ihanet ettirmeyiz. Bu kamu kurumlarının biraraya gelmesini diliyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın taahhüt ettiği bu kurulun kurulmasını 16 milyon insanın adına talep ediyorum.

 

Yorumlar