556 Defa Okundu

İran’la ABD bir birini germiş ve hava hattında (airline) uçan bir sivil Ukrayna uçağına “hata sonucu” (!) füze atılmış, 176 insan feci şekilde ölüvermiş...

İçinde 176 (yüzyetmiş altı) kişi var... Bekleyenleri, özleyenleri, yavruları, ana babaları, akrabaları var...

İran’ın hatasını kabul edip özür dilemesi onları geri getirmeyecek... Ve burada asıl suçlu İran’dır veya onu germiş olan ABD’dir diye bir hüküm vermekten ziyade düşen uçağın acısını dile getirmek lazım...

Eski bir askerî pilot ve emekli olduktan sonra da bir o kadar sivilde uçmuş yàni sivil havacılığı da iyi bilen biri olarak konu hakkındaki düşüncelerimi maddeler halinde yazıyorum:

1) Sivil bir yolcu uçağı, askerî bir füze ile düşürülmüştür. Bu nadirattan bir hadise sayılmaz çünkü ilk değildir. SSCB tarafından düşürülen Kore Havayolları’nın Boeing 747 uçağını mı hatırlatayım, daha beterlerini mi…

Bu faciadan sadece 5 yıl sonra SSCB ile soğuk savaşta olan ABD, sanki “siz yaparsınız da biz yapamaz mıyız” dercesine başka bir sivil havacılık faciasına imza attı. 1988 yılının 3 Temmuz’unda, İran Havayollarına ait bir Airbus A300/B2 tipi yolcu uçağı, 274 yolcusu ve 16 mürettebatıyla birlikte, ABD Donanmasına ait bir kruvazörden ateşlenen füzelerle vuruldu. 290 sivil insan hayatını kaybetti.

2) Sayıyı net olarak bilmiyorum ama galiba tarihte 30’a yakın sivil uçak askerî hedeflermiş gibi düşürüldü... Bu korkunç bir tablodur!

3) Sivil uçakların askerî hedefler gibi düşürülmesine dünya büyük tepkiler vermeliydi ama bugüne kadar maalesef hakkıyla yapılamadı... Sivillerin öldürülmesinin hiçbir bahanesi olamaz, olmamalıdır...

4) İran herşey gün yüzüne alenen çıktıktan sonra uçağı vurduklarını kabul edip özür diledi. Bu yanlıştır yàni özrü kabahatinden büyük olmuştur...

5) Bu tür hadiseler sivil havacılığın geriletir, insanların uçak yolculuğu için daha fazla korku duymalarına yol açar, binaen’aleyh dünyanın en büyük suçlarından sayılmalıdırdar.

6) Bunlara màni olmak için beynelmilel uçuş rotaları, hava hatları ve irtifaları gibi hususlar yeniden düzenlenmeli, askerî endişeleri ve/veya haylazlıkları olan ülkeler üzerindeki hava sahaları kırmızı (tehlikeli) ilân edilerek uçuşa (en azından geçici olarak) kapatılmalıdırlar.

7) Sivil havacılık daha fazla koruma altına alınmalı, ICAO kuralları (International Civil Aviation Organization rules-Beynelmilel Sivil Havacılık Örgütünce «amaçlar» olarak ilân edilmiş BM’ce taahhüt ve teminat altına alınmış kurallar) gözden geçirilip (askerî hedeflermiş gibi sivil uçakların düşürülmesine màni olacak) ilâve kurallar getirilmelidir.

8) Dünyada 8 yerde olan ICAO ofislerinden biri de İstanbul Havalimanı içinde açılmalıdır. Bu sivil havacılığa büyük katkı verecektir.

9) Sivil uçak düşürmenin tazminatı, ICAO ofislerinin ortak kararıyla BM’e bildirilmeli ve BM tarafından kat’i olarak belirlenmeli, ilgili ülkeye parasal ve diğer sivil havacılık yaptırımları olarak tazmin ettirilmelidir..

Konu fevkalâde mühimdir, önceliklidir, savsaklanmamalıdır. Sivillerin yàni mâsum canların katledilmesine acilen màni olunmalıdır. Askerî çatışmalara (savaşlara) màni olmak hálâ ütopya gibi. Hiç değilse masum sivillerin öldürülmesine màni olunsun...

Yorumlar