1244 Defa Okundu

Kayıt sistemleri, günümüzde, en ileri uygulama biçimini “blockchain teknolojisi” olarak gerçekleştirmektedir. Kayıt güvenliği, teknik bilgi ve teknolojik düzeyle birlikte tüm kullanıcılarına en geniş çerçevede mutabakat oluşturma imkanı sağlamaktadır. Böylelikle; Blokzincir teknolojisi mutabakat silsilesi üzerinden en geniş regülasyon ortamı sunmaktadır. Bu derece yaygın etkileşim ağı iktisadi araca dönüştürülme adına kripto paraların dinamiğini oluşturmuştur. Zira; kripto paraların şifrelerinin oluşması, Blokzincir teknolojisi sayesinde gerçekleşir. Bu nedenle, Blokzincir teknolojisi, kripto para üretme adına araçsallaştırılmış ve başkalaşıma uğrayarak, finansal argüman haline dönüştürülmüştür. Bu aşamadan sonra, söz konusu Blokzincir Sistemi de olsa; kayıt sistemlerinin tam güvenli olduğundan söz etmek mümkün değildir. Çünkü; kayıt denilen şey artık bir finans argümanı olan paraya dönüştürülmüştür.

Teknoloji, Para ve Siberpunk

Bir yandan hızla ilerleyen teknoloji, diğer yandan dünyayı kasıp kavuran finansal kriz… Elbette, bu derece ileri teknolojik düzey, finansal çöküşe de panzehir olmalıydı. Ekonomilerdeki bunca kriz bertaraf edilebilmeliydi. İnsanlık, teknolojik olarak yaşadığı refah düzeyini, iktisaden ve ekonomik olarak taçlandırmalıydı. Dünya ülkeleri atılımlar yapmalı, kalkınma hamleleriyle birlikte toplumlarının refah düzeylerini de yükseltmeliydiler.

Oysa; gelişmeler bu yönde seyretmedi. Teknoloji ilerledikçe, ülke ve toplumlar iktisaden daha da çöküyor, iyice borca batıyorlar. İnsanlık; siber çılgınlıkla karşı karşıya, bir yandan yüksek teknolojiyi kullanırken, diğer yandan düşük yaşam koşulları altında eziliyor. Bu, “siberpunk” kurgusu, insanlığa, bilgisayar teknolojisine bağımlılığı arttırmaya yönelik bir alt yaşam kültürü sunuyor. Teknoloji marifetiyle insanlığa dayatılan mankurtlaştırıcı bir zihniyet. Bu tip zihin kontrol yöntem ve uygulamaları, insanlığı kademe kademe köşeye sıkıştırmaya devam ediyor. Yüksek teknoloji ve düşük yaşam koşullarını bir araya getiren bu zihniyet, insanlığa en düşük ekonomik imkanla, en geniş hayal gücünü uygulatabilme motivasyonu veriyor. Sadece motivasyon tabi. Gerçekte uygulanabilecek hiç bir şey yok.

Tüm insanlığa; bir avuç dünya elitinin kölesi olma rolü biçiliyor ve bu roller, kademe kademe uygulanıyor. Motivasyon/bağımlılık, bu anlamda siberpunk’ın dinamiğini oluşturuyor. Bu bağımlılık, bilim ve teknolojinin hızla ilerlediği; ancak, toplumların geniş bir kısmının yaşam kalitesinin çok düşük olduğu bir dünya kültürüdür.

Teknoloji ve Kültür

Bilim ve teknoloji çok ileri seviyedeyken, refahın alt düzeyde seyretmesi, mutlak teknolojinin aksine, kullanıcı teknolojisiyle ilgili bir kabuldür. Kullanıcı teknolojisi demek; topluma arz edilen, yani topluma kullanması için izin verilen teknolojinin, yüksek taleple işlem görmesi demektir. Kullanıcı teknolojisi, topluma entegre edilebilmiş teknolojidir. Mutlak anlamda yüksek teknoloji demek, değildir. Genele arz edilmiş bu teknolojiler, toplum tarafından kabul görmüş en ileri teknoloji olacağından dolayı ilgi görür ve talep edilir. Talep edilen teknolojik ürünler yüksek bedeller karşılığında, toplumun fertlerine satılır ve böylece toplum kültürüne dahil edilir. Kullanıcı teknolojilerinin kültüre yerleşmesinin esas dinamiği ve dayanağı seri üretim uygulamalarıyla gerçekleşir. Seri üretim; üretilen mamule ve ona bağlı oluşacak yaşam biçimlerine karşı, kültürel direnci yok eder ve topluma istenilen şekli yönlendirmenin yapılmasına olanak sağlar.

 

Seri Üretim ve Kripto Para

Bu anlamda “Sanal paralar ve kripto paralar”, Blokzincir teknolojisini kullanarak, klasik finansal argümanlar ve mevcut Borca Dayalı Para Sistemi’nin direncini ortadan kaldırarak kendini gerçekleştirmek ister. Ancak; Sanal ve Kripto paralar (coinler), esasen birer seri üretim dijital mamulleridir. Seri üretim mamülleri olduklarından en ileri düzeyde “siberpunk” riski içermektedirler. Dolayısıyla; kripto paralar, mevcut haliyle toplumlara refah getirebilecek bir karaktere sahip değildir.

Pek tabi ki; dijital ve teknoloji tabanlı seri üretim malları da kullanıcı teknolojileri düzeyindedir. Bu paralar, çok ileri düzey üretilmiş, ulaşılamaz, kontrol edilemez paralar değildir. Oysa; bizler, toplum olarak, teknoloji denildiğinde, bunu çok ileri bir olguymuş gibi tahayyül ederiz. Sanal ve Kripto paraları teknolojinin son harikaları sanabiliriz. Kripto paraların oluşmasını sağlayan “Blokzincir” teknolojisini son teknoloji ve en güvenilir sistem gibi algılama hatasına düşebiliriz. Blokzincir kayıt teknolojisi, sadece kayıt teknolojisi olarak kalsa ve böyle kullanılabilseydi, elbette en güvenilir kayıt sistemidir, diyebilirdik. Nitekim; geçmişten günümüze kullandığımız, muhasebe kayıt sistemleri ve diğer bilgi yedekleme sistemlerimiz aynı mantıkla çalışır. Ancak; birer finans argüman (para) olarak kullanılmak amacıyla üretilen Sanal/Kripto paraların üretilmesini sağlayan “Blokzincir” sistemi için aynı kanaati taşımıyorum. Kripto Para üretilmesinde rol alan “Blokzincir Sistemi”, Sanal finans sistemi içerisindeki değerlerinizin, mutlak anlamda güvence altında tutulmasını temin edemeyebilir. Edemez. Son kullanıcı olarak satın almış olduğunuz, her birim kripto para, birer seri üretim mamülü gibidir. Zira; söz konusu kripto para, bir seri üretim işlemi sonucu üretilmiştir. O parayı üreten bilgisayarlar da; daha üst bir teknolojinin seri üretim sonucudur. Dolayısıyla; bu kadar teknolojik silsile içerisinde; ancak toplum kültürü tarafından kabul edilmek üzere olan en alt kültür ürünü bir kripto paranın, sizlerin ya da Blokzincir Sistemi’nin sadece hızı referans alan kurgusuyla ne kadar muhafaza edebilir.

Yorumlar