Uyarıyorum, İçin Kararırsa Kararsın

 ONA dedim ki: Namaz kılanlar, oruç tutanlar azınlığa düştü… Zekatlar Kur’ana Sünnete Şeriata fıkha göre doğru dürüst verilmiyor… Dinsizlik densizlik yaygın hale geldi… On milyonlarca Müslüman ilmihalini bilmiyor… Münafıklar dinin içini boşaltıyor… Camiler sabah namazlarında genellikle boş… Para ana değer oldu… Ahlak yıkıldı… Kadınlar islamî sınırların dışına çıktı… Faiz, zina, yalan, gıybet… Dönme basının müstehcen yayınları… Müslümanlar çok parçalandı, bölündü, birlik kalmadı…
O daha fazla dayanamadı, ağzını sonuna kadar açtı ve avaz avaz bağırarak “Yeter be, yeter be!.. Ne karamsar herifsin sen!.. Be adam biraz da iyi şeyler de bahsetsene… Bu memlekette hiç iyi işler olmuyor mu, niçin onları görmüyorsun da bizi karamsar edecek böyle laflar ediyorsun…” diye haykırdı, bağırmaktan mosmor oldu.
Şimdi ona söylüyorum: Sen gafil değilsin, gapgafil capcahil bir adamsın.
Müslüman halkın namazı yitirdiği, İslam’ın ikinci temel şartını terk ve tâtil ettiği ve şehvetlerine uyduğu bir ülkenin batacağını, yıkılacağını bilmeyecek kadar akılsız mısın?
İyi şeyler dediğin zenginlik, lüks, aşırı tüketim, aşırı konfor, yüksek binalar, AVM’ler, köprüler, otoyollar, havaalanları kâfir ülkelerde de var. Hattâ bizdekinden âlâsı… Din gerilerken, namaz kılanların oruç tutanların sayısı azalırken, kadınlar açılırken, gerçek tesettür yerine şeytanî Süslüman tesettürü genelleşirken; köprünün, gökdelenin, deniz altındaki metronun, otomobilin uçağın esamisi mi okunur?
Sen hem Müslüman geçiniyorsun, hem de din konusunda dehşet verici bir cahillik sergiliyorsun. İslamın birtakım temel ölçüleri, kriterleri (kıstasları) olduğunu bilmiyor musun? Bir yerde onlar yoksa orada ilerlemeden, iyilikten, güzellikten bahs edilemez.
Boyunlarında râşid ve âdil bir Halifeye biat ve itaat bağı olmayan sözde hür, sözde bağımsız Müslümanlar esaretlerin ve köleliklerin en fenasına duçar olmuşlar.
Rahmana secde etmeyenler Tağut’un maskarası olur.
Ne desem acaba, en iyisi şu diyeyim… Şuna bakın, günde saatlerce politika, magazin zevzeklikleri ve dedikoduları yapıyor ama Ümmet ve Hilafetten hiç bahs etmiyor. Bu ne biçim Müslümandır?
Ezanlar okunuyor, on milyonlarca Müslümanın kılı kıpırdamıyor.
Memlekette terör savaşı var, umurlarında bile değil.
İktidar-Cemaat savaşının yangınlarını Dönmeler mi söndürecek? Biz Müslümanlar niçin bu konuda itfaiye, yangın söndürme hizmetlerini yapmıyoruz?
Şu sahte dindara, uyurgezer Müslümana bakınız, kendisi namaz kılıyor oğlu kızı kılmıyor.
İslam dünyasında oluk oluk kan akarken, Suriye cayır cayır yanarken, Guantanamo cehenneminde Müslüman tutsaklar kan kusarken, Rus uçakları kardeş Suriyeyi bombalarken, nice ülkelerde Müslümanlar birbirini boğazlarken, gaflet hıyanet beyinsizlik ayyuka çıkmışken, din sömürücüsü eşkıya saf Müslümanları kaz gibi yolar, inek gibi sağarken o nasıl oh kekâh rahat yaşıyor, keyfine bakıyor. Gafil gafil gafil!.. Hâin!..
Bu fakir cılız sesimle uyarmaya çalışıyor, o ise içimizi karatma diye haykırıyor.
Ben bu satırları keyfim ve menfaatim için kaleme almıyorum. Bir nebze de olsa vazifemi yapmaya çalışıyorum.
Gücümün yettiği kadar uyarmak benim vazifemdir.
Vaktiyle Suriye Müslümanları uyanmış, toparlanmış, tek bir Ümmet halinde birleşmiş, ortak bir İmama (lidere) itaat ve biat etmiş, planlı ve programlı çalışmış olsalardı; kendileri perişan, vatanları harap ve berbat olmayacaktı.
Evet, bu fakir uyarmaya devam edeceğim, sen de “içimizi karatma be herif biraz da iyi şeylerden bahs etsene” diye haykırmaya…

(İkinci yazı)
TROLLER

Yazılarım bir müddetten beri okuyucu mailleri olmaksızın yayınlanıyor. Bu mesajların bir kısmından gerçekten faydalanıyordum. Her ciddî, olumlu, vasıflı tenkit bir fenerdir, ışık tutar.
Mailleri kaldırttım, çünkü iyi niyetli, ahlaklı ve vasıflıların yanında; birtakım fitneciler, fesatçılar, terbiyesizler, müfteriler (iftira edenler) saçma sapan, densizce mailler gönderiyorlardı. Bir gün bir yazıma ayrı isimler ve rumuzlarla altı ayrı hakaret mail’i gelmişti. Bunları araştırttım, hepsi de bir kişinin işiydi, bir kalemden çıkmıştı.
Bazı forumlarda adına trolcü denilen kötü niyetli, ahlaksız, edepsiz insanlar ortalığı karıştırmak, zihinleri bulandırmak, fitne fesat çıkartmak için deli saçması mailler yayınlıyor. Bunlara fırsat ve imkan vermemek gerekir.
Ciddî, efendi, haysiyetli, terbiyeli, görgülü insanların tenkitlerinden (onlar yersiz, haksız da olsa) rahatsız olmuyorum. Ama haysiyetsiz, akrep ruhlu, yalancı, iftiracı, şeytan kölesi kimselere de muhatap olmak istemem.
Hakaret edilmemesi, müptezellik yapılmaması, samimî olunması şartıyla bütün tenkitlere açık olmak… Trollerin eşekçe fitne ve fesatlarına karşı olmak… Ölçüm budur.
Bendeniz (inşallah olumlu, faydalı ve doğrudur) çok tenkit eden bir kimseyim. Karşı tenkitlere de (doğruluklarını kabul etmesem bile) açık olmam gerekir. Bir şartla: Ahlak, terbiye ve mantık dairesi içinde olmalılar.
Seviyeli tenkitlere teşekkür, rezil trollerin terbiyesizliklerine ve hakaretlerine lânet olsun.
Yorumlar