Tanrıverdi Paşa polemiği…

Karanlık odadan edep fukarası biri yazmış: “Ayrıldığını, yine kurucusu olduğu Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği’nin (ASSAM) WhatsApp grubunda yaptığı, "(.......)" paylaşımdan biliyoruz...”

Karanlık odadan edep fukarası biri yazmış: “Ayrıldığını, yine kurucusu olduğu Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği’nin (ASSAM) WhatsApp grubunda yaptığı, "(.......)" paylaşımdan biliyoruz...”

Adamların polisin “Bilişim Suçları” merkeziyle irtibatı mı var, yoksa kendilerine ait bir hacker timleri mi var ki, Tanrıverdi paşanın Whatsapp grubundaki özel paylaşımı böyle kolaca bulmuşlar?

Adamlar öyle cüretkâr ki, (devlete, kanunlara rağmen) yüzsüzlükte sınır tanımıyor, “Tanrıverdi ve ekibinin, o paylaşımdan nasıl haberdar olduğumuzu araştırdığını [da] öğrendik...” diyebiliyorlar...

E.Tg.Adnan Tanrıverdi paşanın resmî danışmanlığından önce hazırladığı Anayasa teklifinde, “resmi ideolojiye yer verilmemesini, lâiklik ilkesinin çıkarılmasını, Anayasa maddelerinin Kur’an âyetlerine ters düşmemesini, ana dilde eğitim ve Türkiyelilik” fikirleriyle, bugünkü Anayasa’nın ucubesi “değişmez ve değiştirilmesi teklif edilemez maddeler”in kaldırılmasını istediğini de aynı küstahlıkla yazmışlar.

Haberin nihayetinde de, karanlık oda mührünü vurup, aynı utanmazlıkla, “Erdoğan bunlardan rahatsızlık duymamış olmalı ki, Tanrıverdi’yi Başdanışman yapıp, Güvenlik ve Dış Politika Kurulu üyeliğine atamıştı!.” demişler...

Ayrıca (paşanın görevinden ayrılma sebepleri cümlesinden) “...geçmişi ve TSK’daki etkinliği sebebiyle kamuoyunun tepkisi, son olarak da ASSAM’ın 19-20 Aralık’ta İstanbul’da düzenlediği İslâm Birliği Kongresi’nde yaptığı konuşma mıdır?” diye sual eylemişler!.

Malûmâlileri, bunların karanlık odasının geçmişte verdiği haberlerinden birinde o toplantıda Adnan paşanın “Mehdi gelecek. Ortamı buna göre hazırlamalıyız” demesinin Ak Parti içinde meydana getirdiği rahatsızlık, ve eski Milletvekili Mehmet Metiner’in, “Cumhurbaşkanımızın askerî başdanışmanı sıfatını taşıyan biri böyle konuşuyorsa, (........) birileri kalkıp (........) Cumhurbaşkanımızı hedef tahtasına oturturlarsa ne diyeceğiz?” şeklindeki abuk ve korku dolu sözleri milleti huzursuz etmişti...

Bizce sayın Metiner ve benzerleri biraz daha cesur olmalı ve Adnan Paşa’nın imanla; mevki, makam ve menfaat-i şahsiyesini düşünmeden söylemekten çekinmediği hususları kendileri de telafuz etmeliler... Korkunun ecele faydası yok ve biraz basiretleri varsa havaya iyi baksınlar.

Adamların cüretini o denli arttırdılar ki artık alenen tepiniyorlar: “Erdoğan ve ekibi gidici herkes hazırlığını ona göre yapsın...” diye bağırıyor biri...

Bu ifadeler malûm, muhalefete yàni çöp muhalefet* CHP’ye ait. CHP müdür yardımcısı Aykut Erdoğdu, iktidarın yapılacak ilk seçimde gideceği kehanetinde bulunmuş, “kalma ihtimali asla yok” demiş...

* Bilerek “çamur muhalefet” demedik. Zira “çamur” ekin ektiğimiz, böylece karnımızı doyurduğumuz ve Allah’ın ezelde bizi balçığından yarattığı topraktır, bir asaleti, hürmeti vardır. Bunlara “çöp muhalefet” demek en güzeli. Tavsiyemdir, bunu kullanınız...

Tekrar edeyim, diyorum ki, CHP’ye ve yardakçılarına bu cüreti biz veriyoruz. Bizim çekingen, pısırık duruşumuz, feminizme dahi taviz veren bir âile bakanının (!) varlığı, korkusuz ve tam özerk bir Diyanet teşkilâtımızın olmayışı gibi faktörlerdir izmihlâl sebebimiz.

NOTLARIM: 1) Cuma namazını muhterem Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte Çamlıca Ulu Câmii’nde kıldık. Sağ çaprazında, ön safındaydım. Oldukça sağlıklı, dinç gördüm zátıâlilerini.

2) Ezan saatinde geldiler camiye. Vaaz bitince Emrullah hocaya vaaz için neden kürsüyü tercih etmediğini, sordu. Tatmin edici bir cevap alamadı tabi. Ben olsam “ezan okunurken vaazı niçin kesmediğini” de sorardım.

3) CB camiye girdiğinde ayağa kalkanlara kızdım. Peygamberimiz (s.a.v) bile “yanınıza geldiğimde, Yahudiler gibi ayağa kalkmayın” buyurmuşlarken? Namaz sonrasında câmi içinde reise tezahürat da fena halde ayıptı... 

Yorumlar