2592 Defa Okundu

Dostlar Merhaba,

Doğumdan ölüme doğru hızlıca geçen bir hayat. Nicelerimizin geriye dönüp bakarak  daha dün gibi, herşey gözümün önünden akıp geçti  sözleri ile yankılanan ancak geriye dönüşü imkansız bir hayat. İyisi ile kötüsü ile geçen bir ömür. En önemlisi ise nerede noktalanacağını bilmediğimiz Mesnevi’de bahsi geçen ve İlyas Peygamber ile Hızır Peygamberin içerek ebedi hayata nail olduğu  Abıhayat’ı  bulamayacağımız bir ömür.

Daha yeryüzüne geliş gayemizi sorgularken bir bakmışız saçımıza akların düştüğü ,adımlarımızın yavaşladığı , üniversiteli gençlere , işe yeni başlayanlara bakıp kendi yaşadıklarımızla kıyaslayarak eleştirdiğimiz, bizim zamanımız da böyle miydi diyerek hayıflandığımız bir ömür.

Anne babaların bizleri kendi haline bıraktığı ,okuldan çıktık mı kitap defterleri bir kenara atıp doyasıya sokaklarda gezip tozduğumuz, yedi kiremit, yakan top  oynayarak ,salıncak kurarak geçirdiğimiz  seksenli  yılların geride kaldığı  bir daha aynı tadı aynı lezzeti bulamayacağımız bir ömür.

Babalarımızın, dedelerimizin  dilinden duyarak  ve sonradan kitaplardan okuduğumuz kadarıyla öğrendiğimiz Cumhuriyet tarihimiz, darbeler, Kıbrıs Barış harekatı yılları derken  ardından bizlerin tarihe tanıklık ettiği o  anlar. Bosna Savaşı,  Özal’ın ölümü,  28 Şubat , Galatasaray’ın UEFA Şampiyonluğu,  11 Eylül saldırıları, 15 Temmuz Direnişi vb. bir çok   olayla adeta hayatın içerisinde bir rol aldığımız bazen  üzülüp bazen sevince boğulduğumuz artık bizlerin de gençlere anlatabileceği bir çok hatıralarla birlikte  geri sayıma doğru gittiğimiz bir ömür.

Artık hayatı muhakeme zamanı geldi. Bizlere düşen ise bu ömrü olabildiğince faydalı bir şekilde geçirebilmek. Bunu kendi yaşantımızla ilgili olarak iki kelimeyle ifade edecek olursak  keşkesi az olan bir hayat. Dünyada ise  tüm  savaşların sona erdiği , herkese yetecek kadar toprağı ve doğal kaynağı bulunan insanların birbirine karşı iyi duygular beslediği  ve kardeşçe yaşadığı bir dünya . Sizce çok mu hayalciyim ?

Söze geldiği zaman topraktan geldik yine toprağa döneceğiz , kim ne götürmüş bu dünyadan diyen ancak bu dünya hırslarına kendini kaptıran bir insanoğluyuz.   Bu dünya bizimle mi değişecek demeden kendimizden başlamalı sorgulamalar. Neredeyim, ne yapıyorum, nasıl bir ömür geçiriyorum . Bu soruları kendimize sorarak  etrafımızdan başlayıp bir sinerji oluşturmalı , sizi eleştirenlere inat  ne kadar daha süreceğini bilmediğimiz bu dünya hayatımızı doğru bir  yere konumlandırmalıyız. Evet dostlar geldik gidiyoruz. İnandık ve iman ettik ise bunu en iyi anlatan Ayeti Kerime der ki ‘’Ve bu dünya hayatı, oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir’’ öyleyse içimizde bitmeyen dizginleyemediğimiz bu hırs bu öfke niye.  Hepimizin yolunun Hacı Bektaş-ı Veli’nin dediği üzere ilim,irfan ve insanlık sevgisi üzerinde kesişmesi dileğiyle.

Bu sizlerle duygularımın sözlere dönüştüğü , sizlerle paylaştığım ilk yazım,  konusu da  HAYATA DAİR. 

Bundan böyle de  elimden geldiğince , dilimin döndüğünce düşüncelerimi  yazmaya , okuyanlara  faydalı olmaya gayret edeceğim.

 Vira Bismillah…

İyi , doğru güzelin yanında olmak gayemiz.

 Hiç kimseye yoktur   kinimiz nefretimiz.

 Vatan için atar bu kalbimiz.

 Milletim , halkım ise  bizim sesimiz .

 Gidilecek yol uzun ve meşakkatli biliriz.

 Tam bağımsız Türkiye’dir  hedefimiz.

İletişim : alirikaf@gmail.com

 

Yorumlar