Dönmeler ve Türkiye...

Dönmeler ve Türkiye...

Kimi insanlara ölümü malûm olurmuş... Hattâ üstad Mehmed Şevket Eygi gibi bazı Allah dostları gidecekleri yeri bile görüyor gibidir:

Üstad irtihal-i dâr-ı bekâ eyleyeceği gün yayınlanan yazısında, Türklerin en büyük şairi Fuzûlî ile çağdaş ünlü bir diğer şair Bağdatlı Ruhî’ye ait bir gazelin ilk beytini yazısının hitamına dercetmişti...

Sanma ey hâce ki senden zer ü sim isterler

Yevme lâ yenfau’da kalb-i selim isterler.

Bağdatlı Ruhî’nin diliyle hem bir nevi irtihal haberi veriyor, hem de en son nasihatini en çarpıcı şekilde veriyordu okurlarına...

12.07.2019 (saat 22:32’de) hocamız hakka yürüdü. Bu tarihten sonraki diğer yazılar gazeteye gönderdiği yedek yazılar olup vefatından sonra yayınlanmışlardır. Mekânı cennet olsun, gani rahmet eylesin Allah.

Bizler mazanne-i kirámın sonuncularından gördüğümüz bu büyük insana her daim minnettar kalacağız. Kendi  irtihal-i dâr-ı bekâ saatimize kadar zátıâlilerinin ruh-u azizlerine duâ edecek, Fatiha ve Yasinler hediyye eyleyip, hakkını helâl etmesine uğraşacağız... Cenâb-ı Allah şefaatine nail eylesin. Amin.

**

Dönmeler meselesi  üstadın Türkiye Meseleleri çerçevesi içinde ele aldığı en mühim konulardan biriydi. Nedeni basit.

Çünkü hâlihazırdaki Türkiye’yi Osmanlı Devletimizin kerim devrinde büyük iyilik ederek kurtardığımız bu azınlıklar idare ediyordu!..

Üstelik Türkiye’ye büyük hainlik ediyorlardı... Dinleri kinleriydi ve kinlerinin sebebi ise akıllara sezâ bir durumdu...

Nesebi ve dini inancıyla müslüman Türk milletinin cibilliyetiyle alâkasız bir topluluktu Sabetay Sevi cemaati.. Bunlar 17. yüzyılda zuhur etmiştiler.. O günlerden günümüze cürüm sayılacak türlü faaliyetlerle ortaya gerçekten ciddî ve vahim meseleler çıkardılar...

En önemli özelliği gizlilik olan bu cemaatin azalarından bazıları, Müslüman Türk milletinin mukadderatı ile ilgili kararlar verecek önemli hattâ diktatörlük türünde mevkilerde bulunmuş, bazıları ise, bakanlık, genel müdürlük yapmışlar, siyaset, ekonomi, eğitim, basın-yayın alanlarında önemli roller üstlenmişlerdi...

Ekonomiye hâkimiyetleri ile, Sebataycı Dönme Yahudiler Müslüman Türk ahalisi üzerinde; toplumun genel kanaati, dünya görüşü ve dinî hayatı üzerinde müessir olmuş, hattâ Osmanlı’ya son verip halifeliği kaldırmak suretiyle 600 küsur yıllık hanedanı haçlı diyarlarına sürgün etmiştiler...

Bunlar basın yayın kuruluşlarının sahibi olmuşlar, müstehcen tv kanalları ile ahlâkı bozup cinsi ve diğer bütün suçların artmasında birinci rolü oynamışlardı..

Haliyle; iktidarın bazı tedbirler alarak basına hâkim bu hain şebekeye aternatif oluşturma gayretlerinden fevkalâde rahatsız oldular... Bu nedenle de karşılarındaki medyayı toptan YANDAŞ MEDYA olarak yaftalıyorlar!..

Ne yani milletin yandaşı, yeniden millî toparlanışın medyası olmasın, meydan size kalsın da, Arz-ı Mevûd toprakları arasına son kalemiz Türkiye'yi de katın öyle mi?

Yağma yok!. Buna müsaade etmeyiz!..

NOT: Yandaş dedikleri medya maalesef istediğimiz ideallerde değil. Hattâ neredeyse düşmanlarımız gibi bir çizgi izliyor, her türlü  gayr-i millîliği sergiliyorlar... Gerçekten yeniden millî toparlanış olsun istiyorsak yegan yegan çalışmalı, protestolarımızı yükseltmeliyiz... 

Yorumlar