Atatürkçü olmak zuldür..

TRT’nin önümüzdeki dönem yeni bölümleriyle devam edecek olan “80’ler” dizisinin Fehmi Bey’ine ait ünlü bir replik var: “Düşünüyorum, düşünüyorum, düşündükçe sinirleniyorum, sinirlendikçe bir daha düşünüyorum... kısır döngüye giriyorum...”

TRT’nin önümüzdeki dönem yeni bölümleriyle devam edecek olan “80’ler” dizisinin Fehmi Bey’ine ait ünlü bir replik var: “Düşünüyorum, düşünüyorum, düşündükçe sinirleniyorum, sinirlendikçe bir daha düşünüyorum... kısır döngüye giriyorum...”

Atatürk meselesi de temcid pilavı gibi ne zaman ortaya sürülse veya bir hadiseden dolayı aklıma düşse; bende de böylesi bir tesir yapıyor, sinirleniyorum, sinirlendikçe düşünüyorum... kısır döngüye giriyorum...

Hava Harp Okulu’ndan iktisat hocam merhum Prof. Toktamış Ateş gibi samimileri pek az, çoğunluğu sahtekâr Atatürkçülere baktıkça “Atatürkçü olmak zuldür..” diyorum..

Bugüne dek şu basit sualleri bile cevaplayamadılar.. Müslüman kesime agresif bir şekilde saldırmak dışında elle tutulur, ipe sapa gelir hiçbir şey yapamadılar... Suallerimi maddeler halinde bir kez daha sıralıyorum:

1) Türkiye’ye sürekli zarar veren, geri bırakan bu takım; acaba Atatürk paravanı ardına neden gizleniyor?

2) Neden dobra dobra harbî konuşamıyorlar? Türkiye zır câhil insanlardan mürekkep gibi, Atatürk’ü bir totem (put) yapıp ardında ahkâm kesiyorlar?

3) Atatürk adına ahkâm kesme yetkisi tarihçilere mi yoksa (içleri katran karası) bu beyaz Türk zümresine mi aittir?

4) Siyasi parti olarak CHP, STK olarak ADD neden var? Bunun yerine niçin harbiden bir “Atatürk Partisi” kurup seçimlere giremiyorlar?

5) Atatürkçü kalemşörlerden biri Türkiye tarihinde emsali görülmemiş bir fiyatla entipüften bir Atatürk kitabını nasıl oldu da rekor fiyatla satabildi?

6) Atatürk ilke ve inkılâbları hálâ üniversitelerde bile ders olarak niçin okutuluyor? Medenî dünyada bunun tek örneği yokken, Batı neden Atatürkçüleri destekliyor?

7) Menderes’i Atatürkçülük adına nasıl astı 60 ihtilâlini yapanlar? O devrin CHP’si buna neden sessiz kaldı? Demokrasi diyorlar, kıymetini Türkiye taihinin (hatası sevabıyla) en uzun millet iktidarında, sayın Erdoğan’a sıra gelince mi hatırladılar?

Bu yedi (7) basit suale cevap versinler lafımızı geri alıp, tükürdüklerimizi yalayalım. Lâkin yaklaşık bir asırdır cevap veremiyorlar!..

“Olmasaydı olmazdık” türü söylemler hiç samimi değil, hattâ komiktir.. Türkiye Cumhuriyeti Devleti yalnızca Müslüman Türk milletinin eseridir.

Eğer bu millet kahraman ve asil bir millet olmayaydı, “vatan sevgisi imandandır” hadîs-i şerîf’ne itikadı olmayaydı, ne Çanakkale Destanı yazılır, ne İstiklâl Harbi adı verilen Yunan savaşı kazanılabilirdi...

Büyük ve köklü bir devletin (16 devletin) varisi olmayaydık; büyük devlet adamları da, iyi komutanlar, iyi idareciler de çıkaramazdık...

Nüfus cüzdanına Mustafa’yı almayıp, Kemal’i Kamâl diye kaydettiren Mustafa Kemal paşa, bir devrin kıymetli, zeki ve dirayetli komutanı, takibeden devrin ise oldukça zalim, hattâ “diktatör” idarecisidir.

Kendisi de bendeniz gibi emekli bir subay olan merhum babam, sonraları birçok yaşlı insandan da işittiğim “bu millet Mustafa Kemal’i sever, Atatürk’ten nefret eder” sözüyle ilginç ber tesbitte bulunmuşlardı.

Neyse, sonuçta seven sevsin, tapan tapsın... Atatürkçülere Atatürk dini, bize bizim (İslâm) dinimiz.

Yeter ki bu mesele tabu olmaktan çıkarılsın..

Melanet mahfilleri için pek kullanışlı, dominant millî çoğunluk için yıldırıcı ve ötekileştirici asırlık istismar alanı artık kapansın... 19.09.2019

Yorumlar