GÜNDEM
14 Mayıs 2021 15:30 Son Güncelleme: 14 Mayıs 2021 16:08

Sedat Peker'den olay Süleyman Soylu ve Mehmet Ağar iddiaları

Türkiye günlerdir organize suç örgütü lideri Sedat Peker'in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ve oğlu AK Parti Elazığ Milletvekili Tolga Ağar hakkındaki iddialarını konuşuyor. Peker, Bakan Soylu'nun kendisine koruma polisi tahsis ettiğini ve kendisi hakkında soruşturma olursa haber vereceğini söylediğini iddia etti. Peker, Mehmet Ağar hakkında iş insanı Mübariz Mansimov'u tehdit ederek Yalıkavak Marina'yı aldığını, oğlunun da bir kadına tecavüz ettiğini iddia etti.

Haberi Dinle

Suç örgüt lideri Sedat Peker, geçen hafta sosyal medya üzerinden yayınladığı peş peşe videolar ile hem eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar'ı hem de oğlu AK Parti Elazığ Milletvekili Tolga Ağar'ı hedef almıştı. Peker son olarak da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında çarpıcı iddialarda bulundu.

Organize suç örgütü yöneticiliğinden aranan Sedat Peker'in ortaya attığı iddialarla ilgili henüz hiçbir soruşturma başlatılmadı

Peker, yayınladığı ilk videoyu "Şahsıma yapılan kanunsuzlukların taşeronu Mehmet Ağar ve Pelikancılardır" notuyla paylaşmıştı.

Peker kendisine yapılan operasyonla ilgili şunları söyledi: “Bana yapılan operasyon, derin devletimizin sayın başı olarak bilinen Mehmet Ağar ve de Pelikancılar olarak adlandırılan, şu an hiçbir aktiviteleri olmadığı söylenen grup tarafından koordine edilmiştir. Ama taşeronluğu bunlar tarafından yapılmıştır. Düşünsenize Akit'ten Ulusal gazeteye kadar yazıişleri müdürlerinin kardeşim gibi onların da beni abi gibi sevdiği basın organlarında bile beni suç örgütü lideri olarak yazdırabilecek güç, basındaki Pelikancıların oluşturabileceği o gruba ait. Bunu herkes biliyor. Benim kafama takılan en önemli sorulardan birisi şu: Mehmet Ağar yılların kurdu, yani hiçbir işinde iz bırakmaz. Onun yönettiği, onun yönlendirdiği her şeyiyle o kadar açık ki... Peki bunu neden yaptı? Bunun da elbette vardır bir sebebi. Taşeronluğunu yapmış olduğu bu organizasyonlar ona bu taşeronluğu verenleri belki mutlu etmiştir: Ya da kendisini hedefe koyup payeler almak istemiştir. Çıkarımlarda bulunmak istemiştir. Derin devletimizin başı ya! Ama ben bir tek devlet tanırım TC Devleti. Öyle derini derinsizini anlamam... Ben bu olayların içinde yaşadım gençliğimin ilk yıllarından beri. Birçok şeye şahit oldum, içindeydim zaten. Beni mi korkutacaksınız? Derin devletmiş, vay! Göreceğiz derinliğinizi. Ne kadar derinmişsiniz hep beraber göreceğiz."

Peker ayrıca “Mehmet Ağar'ın oğlu Tolga Ağar, Elazığ'da yerel TV'de program yapan Kazak vatandaşı Yeldana Kaharman'a tecavüz etti. Kaharman şikayetçi olduktan bir gün sonra evinde ölü bulundu. iddiasında bulundu.

Peker son olarak da Mehmet Ağar’ın uyuşturucu ticaretini yönettiği iddiasında bulundu.

AĞAR'DAN İDDİALARA CEVAP: DEVLET BENİ ARAŞTIRSIN

Sedat Peker'in açıklamaları ile ismi yeniden gündeme gelen geçmişte Emniyet Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı ve DYP Genel Başkanlığı yapan Ağar dokunulmazlığı olmadığını, devletin gerekirse kendisi ile ilgili araştırma yapabileceğini söyledi. Mehmet Ağar İş insanı Mübariz Mansimov'u tehdit ederek Yalıkavak Marina'yı aldığı iddiasıyla ilgili oranın sahibi değil yöneticisi olduğunu söyledi.

"Ehli vatan olan benden şikayetçi olmaz" diyen Ağar Bodrum Yalıkavak Marina'da bulunması sayesinde mafyanın buraya giremediğini savundu, Peker'in açıklamalarını kast ederek, "Ancak şimdi farklı taktikler geliştiriliyor" dedi.

'MAFYA BURAYA GİREMİYORSA BİZİM OLMAMIZDANDIR'

Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk'e açıklama yapan Ağar, Peker'in 'çöktüğünü' söylediği Bodrum Yalıkavak Marina'nın "sahibi değil profesyonel yöneticisi olduğunu" söyledi. Dün, arina yönetiminden de benzer bir açıklama yapılmıştı. Marinada bulunması sayesinde mafyanın buraya giremediği savunan Ağar şunları söyledi: "Devlet hizmetinden ayrılalı 25 yıl, siyaseti bırakalı da 15 yıl oldu. Dokunulmazlığım yok. Devlet benimle ilgili istediği araştırmayı istediği zaman yapar. Bunun için herhangi bir engel yok. İnsan yaptığından korkar, yapmadığından değil. Benim çok şükür korkacak hiçbir şeyim yok. Ben alnı açık gezerim. Böyle olduğumu devlet de, millet de bilir. Benden, ehli namus olan, ehli vatan olan kimse şikayetçi olmaz. Ama son dönemlerde Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve PKK siteleri marina ve benimle ilgili yalan haberler üretiyor. Bunlar karşılık bulmuyordu. Şimdi farklı taktikler uygulanıyor. Beni gündeme getirmelerinin asıl nedeni de bizi buradan uzaklaştırmak. Bizi buradan uzaklaştırınca yapılacak olan da belli: Buraya mafya çökecek. Bugün eğer mafya buraya giremiyorsa bizim burada olmamızdandır."

'BURASI DÖVİZ MAKİNESİ'

Ağar, Peker'in kendisine yönelik kokain ticareti suçlaması içinde şunları söyledi: "Burası, dünyanın, Akdeniz'in en önemli marinasıdır. Bu marina döviz makinesidir. Buraya gelen yatlarda prensler, devlet başkanları, dünyanın bilinen iş insanları var. Dünyanın sayılı milyarderleri gelip Türkiye'de bir ay kalıyorlar. İngiltere'nin ünlü yat dergisi, en iyi mega yat marinası olarak burayı seçti.

Buraya gemi değil, yatlar geliyor. Prensler, dünyanın sayılı zenginleri mi uyuşturucu taşıyor? Roman Abramoviç mi, Katar prensi mi, Suudi yetkililer mi kaçakçılık yapacak, uyuşturucu sokacak. Kimin geldiği belli. Devletin polisi, sahil güvenliği var. Bunları yayanlar da FETÖ ve PKK siteleridir. Bunu görmeyecek kadar gözleri körleşmiş kişiler var. Bu söylentilerin üzerine atlayan siyasetçiler, gazetecilerin yaptığı Türkiye'nin aleyhine düşmanlık yapmaktan başka nedir? Bu düşmanlığı yapan, dedikodunun üzerine atlayanlara yazıklar olsun. Beni tanıyan bazı gazeteci ve siyasetçilerin tutumuna üzüldüm. Yazıklar olsun onlara.” 

'TEHDİT YOK, RİCA ÜZERİNE YÖNETİCİ OLDUM'

Ağar'a, Azerbaycan kökenli Türk vatandaşı Mübariz Gurbanoğlu'na ait Bodrum Yalıkavak Turizm ve Yat Limanı'na tehditle el koyduğu iddiası için de, “Madem tehditle el koydumsa, bu kişinin tehdit davası açması gerekirdi. Madem tehdit, zorlama varmış niye dava açılmamış. Bu marinanın biz bir tarafında yokuz. Rica üzerine profesyonel yönetici olarak buradayım. Devletin bütün kayıtlarında buradaki konumum bellidir.

Utanç verici, saçma sapan iddia ve isnatlarla suçlama konusu yapmak utanç vericidir. Yıllarca terörle mücadele etmiş, bütün terör örgütlerinin

hedefinde olan, her adımı devlet tarafından bilinen, 24 saat korunan kişiyim. Bu kadar kör gözle bakan insanlarda mantık diye de bir şey yok.” 

Ağar, Gurbanoğlu'nun kendisini Fethullah Gülen'e Mehmet Ağar'ın götürdüğünü şeklindeki iddiası için de, “Mübariz Gurbanoğlu, Fethullah Gülen'e bir kez değil, devamlı gidiyordu. En az 10 sefer gittiğini ben biliyorum. Benim uçağım yok. Fethullah Gülen'le bağlantım yok. Onun Fethullah Gülen'e yakınlığı biliniyordu” yanıtını verdi.

TOLGA AĞAR HAKKINDA TECAVÜZ SUÇLAMASI

Sedat Peker, 'Mehmet Ağar ve Pelikancıların gerçek yüzü (Ödeşmek Adettendir)' ifadelerinin yer aldığı videoda, eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar'ın oğlu AK Partili milletvekili Tolga Ağar'ı işaret ederek “Tolga Ağar'ın bir kız arkadaşı var Kırgız ya da Kazak uyruklu. Kızcağız jandarmaya gidiyor, 'Tolga Ağar bana tecavüz etti' diye. Kız şikâyet ediyor. Daha sonra kızı helikopterle aldırıyorlar. Kız ertesi gün ölü bulunuyor. Orada bir garipcağız öldü, herkes biliyor kimse sesini açmıyor.” iddiasında bulundu. 

TOLGA AĞAR İDDİALARI REDDETTİ

Kaharman'ın ölümüyle ilgili ismi geçen AK Parti Elazığ Milletvekili Tolga Ağar da açıklamalarda bulundu. Ağar suçlamaları reddederken, konunun adli makamlarca soruşturulduğunu ve hukuki sürecin tamamlandığını savundu: “Konunun şahsımla uzaktan yakından ilgisi bulunmamaktadır. Buradaki kurnazlık, siyasi husumet içerisinde olunan çevrelerin iftirasına destek vereceği ümididir. Daha düne kadar kendisine hakaret ederek itibarsız şahıs muamelesi yapanların, amaç siyasette malzeme olarak kullanma olunca, konu ile ilgili hiçbir araştırma, soruşturma lüzumu görmeksizin, hevesle üzerine atlamalarını derin bir üzüntü ile karşılıyorum.

Sedat Peker, Youtube üzerinden paylaştığı son videoda 'Bildiklerini neden daha önce anlatmadın?' diyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'yla ilgili açıklamalar yaptı.

Peker, Bakan Soylu'ya kendisiyle ilgili yaptığı 'suç örgütü' açıklaması için "Temiz Süleyman", "Süslü Süleyman" ifadelerini kullandı. 

'MESİH DEĞİLİM KENDİ MESELEM VAR'

Kendisine 'madem bunlar vardı neden daha önce anlatmadın' diye soranlar olduğunu belirten Peker, kendisinin 'mesih' olmadığını, çocuklarının yüzüne bakmak istediğini söyledi. Sedat Peker, "Ben size Mesih olduğumu mu söyledim? Sizi kurtarmaya geldim, beklenen kurtarıcı benim, ben size böyle bir şey dedim mi? Benim kendi meselem var. Bir baba çocuklarının, eşinin yüzüne baktığında ben sizin şerefinizi koruyabildim onurunu yaşamak ister. Benim meselem bu" dedi. 

'İNSAN BAZEN DÜZENİ BOZULMASIN DİYE BİLDİKLERİNİ ANLATMIYOR'

Sevdiklerinin zarar görmemesi için sustuğunu ifade eden Peker, "Demek ki insan bazen imkanlar oluşmadığı için, kendi düzeni bozulmasın, sevdikleri sıkıntıya girmesin diye bildiklerini anlatmıyor. Ancak bir nokta var. O nokta geldiğinde benim gibi hayatı plan üzerine geçen adam planlarını rafa kaldırabilir. Aklını tatile yollayabilir. Benim meselem şeref meselesi, benim meselem namus meselesi" şeklinde konuştu. 

Videolarında masada duran kitaplarla da mesaj verdiği söylenen Peker'in önünde bu kez, "Aptallar Erken Ölür" kitabı yer aldı. 

SOYLU'YA SESLENDİ: KORUMA POLİSİMİ SEN VERMEDİN Mİ?

Peker, çektiği videoda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında birtakım iddialarda bulunarak, "Süleyman Soylu, sen 'Sedat Peker'e dosya hazırlıyorlar, tehlikeli bir durum olursa haber vereceğim' demedin mi; koruma polisimi sen vermedin mi?" dedi.

Süleyman Soylu'nun bir arkadaşının kendisini aradığını iddia eden Peker arayan kişinin "Süleyman Bey'in üzerine çok geliyorlar, bir şeyler söyleyecek, arkadaş kusura bakmasın" dediğini söyledi.

Süleyman Soylu'nun yönlendirmeleriyle eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a düşman olduğunu anlatan Peker "Namus sahibiysen konuş ya, Berat Bey'e sen beni düşman etmedin mi? Akrabam Reşat Hacıfazlıoğlu, senin bütün organizasyonlarını yapan. Ya sen değil miydin DYP'nin başına ulaşmak için, seni kongrelere almıyorlardı, yanında kim var bakın, benim arkadaşlarım, akrabalarım. Onlar senin yanında değil miydi? Benim akrabam gelip 'Reis'in kulağına bir şeyler geliyor, İstanbul'da sorunlar var' dediğinde, 'İstanbul'u ben yönetmiyorum, Berat yönetiyor' dedin mi, demedin mi? 'O yaptırıyor her şeyi' dedin mi demedin mi? Sedat Peker'in akrabası, bir cenazedeyiz, telefon sinyalleri var, cenazede görüştük, sen demedin mi 'Sedat Peker'e dosya hazırlıyorlar. Ben tehlikeli bir durum olursa haber vereceğim' demedin mi?" ifadelerini kullandı. 

Türkiye'de olduğu dönemde devlet tarafından korunduğunu belirten Peker koruma polisinin de Soylu'nun bilgisi dahilinde verildiğini ve süresi bittiğinde uzatma işleminin de yine Soylu tarafından yapıldığını şöyle anlattı: "Hadi Özışık, şerefli adam. Ben yurtdışına çıkmışım artık, sen diyorsun ya 'İş adamı olduğunu söyleyip sonra suç faaliyetleri olduğunu tespit ettik.' Ben ne zaman çıktım, 1 buçuk sene oldu. Dosya ne zaman hazırlanıyor, üç senedir. Bu dediğim olay ne zaman oldu, taş çatlasın 5 ay. Sen demedin mi ona 'Ben severim' diye. 

O sana şöyle dedi, 'Bu Sedat Peker'le ilgili çok şey konuşuluyor, bunlar bir şeyler yapıyor olabilirler.' Sen 'Ben onu severim' demedin mi? Bu kadar kısa sürede ne değişti? Benim koruma polisimi sen vermedin mi? Sen uzatmadın mı ondan sonraki sene de? 

Bizim temiz Süleyman'ın istifa olayı var ya. Bir gün evvel robot hesaplardan tweet'ler hazırladı, o bir milyon 300 bin tweet var ya. Sen de biliyorsun, benim kardeşim gibi o çocukların hepsi, benim destek olduğum haber portalları da sana destek oldular." 

BAKAN SOYLU: BİRİLERİNİN ELİNDE OPERASYON ELEMANI OLAN MAFYA PİSLİĞİ

İçişleri Bakanı Süleyman da Sedat Peker'le ilgili bir açıklama yaparak "Birilerinin elinde operasyon elemanı olan mafya pisliği, yıllarca bu ülkede tehdit ve şantajla pek çok insanın canını acıttı. Devlet ve millet gibi kutsal kavramların ardına sığınarak kan emici oldu, her türlü pisliğe bulaştı. Türkiye, tam da bunlar gibi pespayelerle mücadele ederek temizleniyor ve yükseliyor. Kullandığı uyuşturucunun beynini yok ettiği, müptezel operasyon elemanına sesleniyorum: İddianı, iftiranı, her şeyin açığa çıkması için yargıya taşıyorum. Ben adalete teslimim. Sen de operasyon faresi gibi kaçma, ülkene gel adalete teslim ol.

Elbette ki cesaret aldığın bir yerler vardır. Tüm iftira ve ithamlarına mal bulmuş mağribi gibi sarılan ve 'şereflice' siyaset malzemesi haline getiren

Nasıl olsa Kemal Kılıçdaroğlu gibi ağabeyin var.

Nasıl olsa Meral Akşener gibi ablan var Nasıl olsa Ali Babacan gibi kardeşin var. Nasıl olsa Ahmet Davutoğlu gibi hocan var.

Nasıl olsa Birgün gibi gazeten var.

Nasıl olsa Cumhuriyet gibi gazeten var. Nasıl olsa Sözcü gibi yayın organın var. Nasıl olsa Fetö’nün sosyal medya ağı var Nasıl olsa Hdpkk’nın tam desteği var.

Nasıl olsa bu tiyatroya günlerdir aval aval bakan, her şeye konuşup laf söyleyen ama hâlâ Türkiye'nin eski Türkiye olmadığını anlamayan, şimdi susan ödlekler var. 

'EN EN BAŞARILI OLDUĞUMUZ ALAN MİLLETİ MAFYADAN KURTARMAK'

Hükümetlerimiz ve partimiz terörden uyuşturucuya kadar pek çok suç kaynağında Cumhuriyet tarihimizin en başarılı sonuçlarını üretti. Ancak, başından itibaren en en başarılı olduğu alan, mafyadan bu ülkeyi ve milleti kurtarmaktır. Onun için Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'a minnettarım. Mafya pisliklerine ve onların pis oyunlarına müsaade etmediği için. İddiana, iftirana gelince... Senin gibi kalleşlerle ve müptezellerle yüzleşe yüzleşe Türkiye bu noktaya geldi. Üzerime düşeni alıyor ve yüzleşiyorum. İstanbul ve Bursa mahkemelerinde iki dosyan var. İstanbul’daki dosyanın başlangıcını bilmiyorum. Ancak dosyanın yeniden hareketlenmesi ve operasyona dönmesinde bizatihi katkım var. Bursa'daki dosya ise bir kişinin şahsıma şikayeti ile baştan sona benim takibim. Hayatının bir noktasında benimle temasın var ve bu ispatlanırsa Aziz milletimizin gözü önünde idam dahil her türlü cezaya, aşağılanmaya razıyım. 

Bayram günü bu müptezellikle kendilerini meşgul ettiğim için Aziz Milletim beni bağışlasın. Çünkü beni tanıyanlar ve birlikte çalışanlar bilir ki mafyadan nefret ederim. Beş yıla yakın İçişleri Bakanlığı dönemimde mesai arkadaşlarıma bu konuda hangi talimatları verdiğim, nasıl tavizsiz olduğum, yerel, bölgesel ve ulusal yüzlerce çetenin çökertilmesi sonucu ile açıktır. Allah'a hamdolsun olsun mafyaya hayat hakkı tanımadık. Böyle bir ihmali, devletime ve milletime ihanet sayarım. Bedeli ne olursa olsun terörle uyuşturucu ile organize suç çeteleri ile ve tüm suç unsurları ile mücadelemiz kökünü kazıyana kadar devam edecektir. Aziz milletimize saygılarımla."

Yorumlar