18 Tem 2017 17:46 Son Güncelleme: 16 Eyl 2019 14:47

İstanbul'daki afetin nedeni: Süper Hücre!

İstanbul'da afete neden olan yağmurun nedeninin Kuzey’den gelen serin hava ve yüksek deniz suyu sıcaklıklarının birleşmesiyle oluşan "süper hücre" olarak adlandırılan yapılar olduğu belirtildi.

İstanbul'daki afetin nedeni: Süper Hücre!
Haberi Dinle

Sert bir kışın ardından yaza mevsim normallerinin altında deniz suyu sıcaklıklarıyla başladığımıza dikkat çeken meteoroloji uzmanı Yrd. Doç. Dr. Abdullah Kahraman, "Geçtiğimiz haftalardaki sıcak hava dalgası ile denizler hızla ısındı. Halen Kuzey Ege ve Batı Karadeniz kıyılarında dar bir hat haricinde tüm denizlerimizde sıcaklıklar ortalamalardan bir kaç derece yüksek. Böylece buharlaşma artıyor, yazın kuzeydoğulu rüzgarlarla Karadeniz'den Marmara'ya nem pompalanıyor.

Bunlar iklimin değişkenliği içinde doğal. Ama aynı zamanda şu an atmosferin yukarı seviyelerinden temmuz için hayli soğukça bir dalga geçiyor. Bu durum, konvektif fırtınalar için uygun çevre koşullarına katkı sağlıyor. Oluşan konvektif fırtınalar atmosferde farklı seviyelerdeki farklı rüzgarlar sayesinde organize olabiliyorlar, ve bu da daha uzun süreli ve etkili olmalarına yol açıyor" diye konuştu.

SİSTEM YAVAŞ İLERLİYOR

Yrd. Doç. Dr. Kahraman, gökgürültülü fırtına hücrelerinin hareketinin yavaş kalmasının da yağışın etkisinin daha şiddetli hissedilmesine yol açtığını söyledi.

Yrd. Doç. Dr. Kahraman, "Sistem yavaş ilerlediğinde belli bir bölge üzerinde çok daha fazla yağış bırakmış oluyor. Normalde 10-15 dakikada şiddetli yağış alan bir nokta bu tip durumlarda saatlerce bu yağışa maruz kalabiliyor. 9 Eylül 2009'da 31 kişinin yaşamını yitirdiği selde de böyle olmuştu. İstanbul'da tüm günlük yağış rekorları eylül ve ekim aylarında gözlenmiştir. Bugünü ilginç kılan, eğer rekor gelecek olursa, temmuzda bunun yaşanması. İklim değişikliğine dair çokça yorum gelecektir, ama bilimsel olarak herhangi bir hava olayını direkt olarak iklim değişikliğine bağlamak doğru olmaz. Şimdilik iklim değişkenliği şeklinde yorumlamak daha doğru olacaktır" açıklamasını yaptı.

Yrd. Doç. Dr. Kahraman, "Sistem yavaş ilerlediğinde belli bir bölge üzerinde çok daha fazla yağış bırakmış oluyor. Normalde 10-15 dakikada şiddetli yağış alan bir nokta bu tip durumlarda saatlerce bu yağışa maruz kalabiliyor. 9 Eylül 2009'da 31 kişinin yaşamını yitirdiği selde de böyle olmuştu. İstanbul'da tüm günlük yağış rekorları eylül ve ekim aylarında gözlenmiştir. Bugünü ilginç kılan, eğer rekor gelecek olursa, temmuzda bunun yaşanması. İklim değişikliğine dair çokça yorum gelecektir, ama bilimsel olarak herhangi bir hava olayını direkt olarak iklim değişikliğine bağlamak doğru olmaz. Şimdilik iklim değişkenliği şeklinde yorumlamak daha doğru olacaktır" açıklamasını yaptı.

Yorumlar