1956 Defa Okundu

Bir çok okuyucu ve yorumcu ilk Cumhurbaşkanımız ve aynı zamanda CHP Genel Başkanının ismini niçin yazmadığımı merak etmiş. Devamlı surette aynı soruları tekrar ediyorlar.

Madem çok merak ediyorlar o halde söyleyeyim. Çünkü gerçek ismini yazdığım zaman çok ağır küfür ve ağza alınmayacak hakaretler ediliyor. Eğer bunları mahkemeye verip dava açmaya kalksam ne param kalır ne de zamanım. O halde “kem söz sahibine aittir” diyerek bunlarla uğraşmak yerine efendice sorulan sorulara cevap vermek gerekiyor.  

Yakın zamana kadar bir partiye ve TV kanalına sahip çakma profesör; Cumhurbaşkanı için; “sabahlara kadar zikir çekmekten kan ter içinde kalırdı” diyecek kadar işi ileri götürebilmiştir. Övgünün olabildiğince serbest fakat eleştirilerin acımasızca cezalandırdığı bir ülkede ciddi bir şekilde cevap vermek gerçekten güçtür.

Zira 5816 sayılı yasa “Demokles’in kılıcı” gibi fikir ve düşünce sahipleri üzerinde sallanmaktadır. Ağır para ve hapis cezaları koz olarak kullanılmakta eleştiri ve yorum yapmak engellenmektedir.

Fakat acı olan şudur ki; akademik unvanlara sahip olan fakat işi gücü resmi tarih yalanlarını allayıp pullamaktan öte gidemeyen bazı şahıslar ise Cumhurbaşkanı’nın dindar bir insan olduğunu hiç çekinmeden söyleyebilmektedir.

İşte yakın tarih ile ilgili yazılarımda isim kullanmamamın nedeni budur. Çünkü gerçek ismi yazdığım zaman yazının konusu ikinci planda kalıp iş bambaşka noktalara gitmektedir. Anlatmak istediğim tarihi olaylar mesele olmayıp; şahsıma karşı küfür ve hakaret öne çıkmaktadır.

Bunun yerine gerçek ismi hiç yazmayıp öğrenmek isteyenleri Anıtkabir Müzesine davet etmek istiyorum. Burada sergilenen Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Cüzdanında Cumhurbaşkanının gerçek ismi çok açık bir şekilde gösterilmektedir.

CHP Genel Başkanı ve aynı zamanda ilk Cumhurbaşkanımızı çok merak edenler vefatından üç yıl önce kendi isteği ile almış olduğu yeni ismi bu şekilde öğrenebilirler. Bu vesile ile bu isim hakkında yapmış olduğum araştırmalara da değinmek isterim.

Bazı kişiler bu yeni ismin büyük sesli uyumuna uygun olması için değiştirildiğini ifade etmişlerdir. Fakat yeni isimde de ikinci a harfinin üzerinde inceltme işareti bulunduğu için bu görüş doğru değildir.

Bir diğer görüş ise bu ikinci ismin Çağatayca yani eski dilde “kale” anlamında olduğunu söylemektedirler. Bu da doğru değildir. Zira hisar, burç ve kale ismi Çağatayca’da ve eski Türk dillerinde bu şekilde değildir.

Fakat bu isim yeryüzünde konuşulan bir çok dilde farklı anlamlarda kullanılmaktadır. Bu konuda yapmış olduğum araştırmalarda özellikle Hintçe ve İbranice’de karşılığını bulabilirsiniz. Örneğin İbranice “tanrının gücü” demektir, diye yazmıştır. Çok kullanılan İbranice sözlükte “כמאל” İngilizce, “The strength of God” şeklinde yazılmıştır.

Ayrıca bu isim sonuna “izm” takısı konularak bir ideoloji olarak da sunulmaktadır.

İşte bir parça araştırma yapan; Cumhurbaşkanımızın gerçek ismini kolayca öğrenebilir. Zira İnternette her türlü bilgiye erişim imkânı vardır. Bir iki tuşa basarak gerçeklerle yüzleşmek bu kadar kolaydır. 

O halde yalanı dolanı bir tarafa bırakarak tarihimizle ve gerçeklerle yüzleşelim. Bundan korkmayalım. Zaten gerçeklerin bir gün mutlaka ortaya çıkma huyu vardır. Nereye kadar kendimizi ve insanları kandırabiliriz ki?

Kendi istediği isimle çağrılmak yerine kullanılmasını istemediği önceki ismi kullanmak ve onunla çağırmak, onu gerçekten sevenlere de hatırasına da aykırı bir durumdur. Eğer Cumhurbaşkanımızı ve aynı zamanda CHP Genel Başkanını seviyor ve hatırasına hürmet etmek isteniyor ise kendi çağrılmak istediği gibi kızmadan, sinirlenmeden gerçek ismi kullanılmalıdır, vesselam…

 

Yorumlar