Yönetim şekli Bangladeş Müslüman Halk Cumhuriyeti…

Kurucu lider üç yıl siyaset yapabilmiş…
Üç yıl sonra ilk askeri darbe ile tanışmış…
Darbeyi yapan ilk general kurucu lideri öldürmüş…

Bu general iki buçuk ay siyaset yapabilmiş…
İki buçuk ay sonra…

İkinci bir darbe ve yine bir general….
İkinci general de dört gün siyaset yapabilmiş…

Dört gün sonra…

Üçüncü bir darbe ve yine bir general…

Üçüncü general de iki yıl siyaset yapabilmiş…

Ve iki yıl sonra…

Üçüncü generalden cunta memnun ve hediye olarak ta dört yıl daha süre vermiş…
Cunta içerisinde emekli olacak generaller bakmışlar ki dört yıl içinde siyasette kontenjan dolmuş…

Söylemişler olmamış…

Uyarmışlar olmamış…

En sonunda darbeden başka seçenek kalmadı demişler…

Ve dört yıl sonra…

Emekli olan generaller bu sefer de genç subaylardan rica etmişler. Üçüncü generalin kandırdığını ileride genç subaylara da aynısını yapacağını söylemiş Emekli

Generaller…

Eee… Askeri darbe de kariyer yapmak isteyen subaylar darbe yapmışlar…

Ve üçüncü generali öldürmüşler…

Emekli generaller tam siyaset yapayım derken ummadıkları yerden biri siyaset yapmaya başlamış…

Hay da… Nereden çıktı diye hesap yaparken bakmışlar ki bu işi genç subaylarda yapamadı, en iyisi bu işi çözecek tek yer olan ve iki yıl içinde Genel Kurmay Başkanlığına uğrar olmuşlar…

Netice de tekrar bir askeri darbe ve Emekli Generaller, Genel Kurmay Başkanının referansları ile meclise girmişler…

Nihayet başardıklarını sanmışlar!…

Ülkeyi tek yumrukla yönetecekken…
Halka vız gelen askeri darbe cuntacıları tedirgin edince dişlerine göre bir sivil vatandaşı vekâleten başkan yapmışlar…
Tabi ki, Müslüman halk bu oyuna gelmemiş…
Cunta, Bu sefer de bayan olsun demiş…
Ve ikinci darbeyi yapan dört günlük generalin karısı evde boş boş oturacağına bari gelsin mecliste otursun demişler…
Bakmışlar ki yine evde ki hesap çarşıya uymuyor.

Tam 44 yıl….

En iyisi mi meclisten bizi halkın atmasını engellemek için sürekli ülke de istikrarsızlık için çalışmalar yapmaya başlamışlar ki…

Bir gün cuntanın yaptığı pislikleri çok iyi bilen ve bağımsızlık sırasın da katkısı bulunan ama cunta gibi düşünmeyen sadece ve sadece halkı için ve ülkenin istikrarı ve bekası için uğruna ömrünü harcamış halkın peşinden koştuğu bir zat meclise girmek üzereyken fark etmişler…

Hemen bu yıldızı parlayan zatla ilgili karalama kampanyası başlatılması, temcit pilavı gibi, pişirip pişirip gündem yaparak cuntanın pisliklerinin unutturmaya yönelik bir çalışma yapmak istediler…

Ama bir türlü başaramadılar….
Lakin bu zat cuntanın her türlü pisliklerini halka anlatmaya başlaması cuntayı iyice rahatsız etmiştir…
Bu zatın Halktan büyük destek aldığını gören cunta, artık geri dönülmeyecek ve büyük bir çıkmaza girecek olan ülke de çıkacak tüm olayların diyetini ödeme karşılığında kabul Etmiş demektir. Ülkenin bekasını tehlikeye attığının hala farkında değildir.

İslam ülkelerinde ki bu tür oyunların farklı farklı benzeri versiyonu uygulanmaktadır.

Çok gizli küresel karanlık güçlerin kirli ve sinsi oyunları tüm İslam ülkelerini sarmış tehlikeli bir virüs olduğunu bilen Abdülkadir Molla bu virüsün Bangladeş’e zarar vereceğini biliyordu ve şehit olmaktan asla korkmadı.

Tüm dünyadan gelen yoğun tepkilere rağmen şehit edilmesi bilerek yapılmış bir oyundur.

Artık telafisi mümkün olmayan her yönüyle büyük tehlikeli sonuçlara yol açacak bu kavga bir İslam Ülkesinin daha karışmasına ve yine batılı devletlerin sevinmesine neden olmuştur.

Burada kaybeden Müslümanların olduğu ve kazanan tarafın çok gizli karanlık küresel güçlerin olduğu da bir kez daha görülmektedir.

Allah’ım Fakir Bangladeş Müslüman Halka yardım etsin…

Unutmayın… Bu hicret kıyamete kadar devam edecek…

Her hicret tüm zalimlerin hesabını soracaktır.

Şehit Abdülkadir Molla hicretin kutlu olsun…