Ötenazi, bir kişinin acı çektiği ciddi bir hastalık veya travma nedeniyle yaşam kalitesinin önemli ölçüde azaldığı durumlarda, o kişinin isteği veya ailesinin isteği doğrultusunda tıbbi müdahale ile yaşamının sonlandırılması anlamına gelir. Bu, genellikle aşırı acı çeken veya yaşamın son dönemlerindeki kişilere acısız veya çok az acıtan bir ölümcül enjeksiyon yaparak, yüksek dozda ilaç vererek veya kişiyi yaşam destek ünitesinden ayırarak sonlandırmaktır. Ancak, ötenazi yasal olarak bazı ülkelerde kabul edilirken, diğerlerinde hala tartışmalı bir konudur.

Ötanazi uygulaması, bunun dışında farklı formlarda da olabilir; örneğin pasif ötanaziye kişinin tedavi edilebilecek ama ölümcül bir bulaşıcı hastalığının tedavi edilmeyerek kişinin, pasif olarak, ölümüne yol açılması dahildir. Ötanazinin farklı tipleri farklı yasal uygulamalara tabiidir.

AKTİF VE PASİF ÖTANAZİ            

Temelde aktif ve pasif ötanazi şeklinde uygulanmaktadır.

Aktif ötanazide, doğrudan (direkt) uygulama söz konusudur. Öldürücü madde, kurtarıcı tedavi uygulanması imkânsız olan hastaya doğrudan verilir.

Pasif ötanazide, dolaylı (indirekt) bir uygulama söz konusu olup, hastayı hayatta tutan makineler kapatılır ya da geçici - kısmi tedaviye yönelik ilaçların verilmesi kesilerek, ağrının giderilmesi dışında bir tedavi uygulanmaz.

PEKİ ÖTANAZİ DİNİMİZCE CAİZ MİDİR?

Tıbbî verilere göre yaşama ümidi kalmamış veya şiddetli acılar hisseden bir insanın, hayatına bir başkası eliyle son verdirmesi demek olan ötanazi, talepte bulunan kişi açısından intihar, bunu uygulayan açısından cinâyettir. İslâm dinine göre, kişinin kendi canına kıyması (intihar) haramdır.

Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de, “Ey iman edenler!... Kendinizi öldürmeyin Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir. Kim düşmanlık ve haksızlık ile bunu (haram yemeyi veya öldürmeyi) yaparsa (bilsin ki) onu ateşe atacağız; bu ise Allah’a çok kolaydır.” (en-Nisâ, 4/29-30),

Ve yine bir diğer ayeti kerimede, “…Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. Allah, bunları size düşünesiniz diye söylemektedir.” (el-En‘âm, 6/151) buyrulmuştur.

Peygamberimiz (s.a.s.), acı ve sıkıntılardan dolayı ölümün temenni edilmemesini istemiştir (Buhârî, Merdâ, 19 [5671]; Müslim, Zikir, 10 [2680]).

Temennisi bile yasak olan bir işi gerçekleştirmek elbette büyük bir cürüm olur. Bu deliller de gösteriyor ki Allah’ın emanet ettiği cana kıymak caiz değildir (Tahtâvî, Hâşiye, 602-603). Çünkü bu, hem Allah’ın koyduğu sınırları çiğnemek hem de O’nun takdirine karşı isyan anlamına gelir.

Çekilen dertler ve acılar, müminin günahları için kefarettir. Üstelik bugün, yaşamından ümit kesilen hasta için hızla gelişen tıpta yeni bir tedavi imkânının ortaya çıkması, ihtimal dışı değildir.

ÖTANAZİ YASAL MI?

Pasif ötanazi genelde birçok ülkede, farklı koşullar altında yasalken, aktif ötanazi çoğu ülkede yasaktır. Genellikle ötanazi başlığı altında tartışılan hekim destekli intihar (physician assisted suicide) genel olarak yasa dışı olmakla birlikte, Amerika Birleşik Devletleri'nin Washington, Oregon, Montana ve Vermond eyaletlerinde yasaldır.

TÜRKİYE'DE YASAL DEĞİL

Aktif ötanazi Türkiye'de yasal değildir. Yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre, hastaya ötanazi uygulayan fail (hekim), tasarlayarak (taammüden) adam öldürme hükümlerine göre yargılanır ve ağırlaştırılmış müebbet (ömür boyu) hapis cezasıyla cezalandırılır. Bazı ülkelerde ötanazi yasal olmasa da, ötanazi faili cezaya çarptırılmaz.

ÖTENAZİ HANGİ ÜLKELERDE YASAL?

Dünyada ötenazinin yasal olduğu ülkeler Belçika, Hollanda, Lüksemburg. Hollanda, dünyada ötanaziyi yasal hale getiren ilk ülke. Hollanda ve Belçika'da 12 yaşından büyük çocuklar için bile uygulanıyor. Son olarak İspanya da bu ülkeler arasına katıldı. Belçika, Hollanda, Lüksemburg, Kanada, Kolombiya, Avustrallya ve Yeni Zelanda'nın ardından ötanazinin yasallaştığı 8. ülke İspanya oldu.