Oyunculuk serüvenine dahil olan bir çok insan gibi, Serkan TUNCER ‘de bu serüvenin tam ortasında bulduk. Oyunculuk öyle bir şey ki başka işlerde çalışıldığı halde zihinde her daim canlı kılıyor. İşte bu noktada Serkan Tuncer’in oyunculuk macerası başlıyor

Zahrettin Çelik: okurlarımızın sizi tanımaları için biraz kendinizden bahseder misiniz?

Serkan Tuncer: 1983 yılında Ankara’nın bir köyün de dünyadan bir haber doğdum 10-12 yaşına kadar köyde büyüdüm ve daha sonra bursa ya geldim oraya yerleştim.Çeşitli işlerde çalıştım ama olmadı yapamadım. sanki içimde bir canavar varmış gibi çalışmamı istemiyordu. çünkü çok hiper aktiftim .espriler;şakalar derken yeteneğimin olduğunu keşfettim.

Zahrettin Çelik: Sanata gönül vermek gerek çevre faktörü olsun gerekse aile içi olumlu olumsuz tepkiler mutlaka yaşanmıştır bunları nelerdir ?

Serkan Tuncer: Aslında ülkemizde sanata bakış açısı biraz bağnazlaştırılmış ve dejenere edilmiştir çünkü sistem unu gerektirir hale getirilmiştir.Tabiki ailemden ve çevremden çok büyük tepkiler aldım zira ben bir köy çocuğuydum muhafazakar,ilkeleri olan bir ailenin çocuğuydum.Ama bu engeller ve tepkiler benim oyunculuk yapmamı asla etkilemedi yılmadım ve bu sanatı en iyi şekilde yapmak için 11 yıldır devam etmekteyim.



Zahrettin Çelik
: ilkler unutulmaz derler. Sahne sanatlarına ne zaman başladınız ?

Serkan Tuncer: İlkler tabiki unutulmaz . Önce küçük bir anekdot İle anlatmak istiyorum.Tiyatroya ilk başladığım yıllar çok zorlu bir dönemdi çünkü hiç bir şey bilmiyordum tiyatro sanatına dair ve gittiğim tiyatroda elime bir oyun metni verdiler. bunu ezberle iki ay sonra oyuna çıkacaksın dediler . şaşırdım nasıl olur ? dedim yani ben hiç sahneye çıkmadım.yaparsın dediler sözün kısası oyun günü geldi çattı inanır mısınız? oyuna saatler kala dizlerimin bağı çözülmüş ve neredeyse bayılacaktım.Ve sahneye çıktım oyunumu oynadım alkışımı aldım.O gün anladım ki ben oyuncu olmalıyım bir daha da sahneden hiç inmedim.

Zahrettin Çelik: Bir seçenek verilse Tiyatro mu yoksa televizyon mu olurdu ? Aralarındaki farkları açıklarımsınız?

Serkan Tuncer:Ya şimdi bu göreceli bir kavram kim istemez ki televizyonda oyunculuk yapmayı.Böyle bir seçenek gelmiş olsaydı televizyonu seçerdim tiyatroyu ayakta tutabilmek adına zira tiyatro asla vazgeçemeyeceğim bir sanat dalı.

Zahrettin Çelik: Bundan sonraki projeleriniz nelerdir? Biraz bunlardan konuşabiliriz.

Serkan Tuncer:Projelerim arasında öncelikle tiyatro sanatını insanlara sevdirebilmek kaliteli oyuncular yetiştirmek,kaliteli oyunlar sergilemek,tiyatro sanatını toplumun bir aynası haline getire bilmek.

Zahrettin Çelik: Yapılan araştırmalarda dünyanın en zor işi diş hekimliği ardından Tiyatro geliyor. Bunu neye bağlıyorsunuz ve zoru seviyor musunuz ?

Serkan Tuncer: Dünyanın en zor işi bence maden işçiliğidir ve ardından tiyatro gelir çünkü tiyatro insanı insana insanla insanca anlata bilme özelliği taşır sabır ister, emek ister, azimle çalışmak ve vazgeçmemeyi yeğler.

Zahrettin Çelik: Ajanslar ve yapımcılarda genellikle sorunlar yaşıyor oyuncular bunları anlatır mısınız?

Serkan Tuncer:Ajanslar sadece insanları kullanırlar ve onların işini gördüğün sürece iyisindir günü kurtarmaktır tabiri caiz ise onlara göre.Bu işin asıl yapılması gereken tarafı menajerlerle çalışmaktır. bana göre en azından kiminle nasıl çalıştığınızı ve güvence altında olduğunuzu bilirsiniz. Çoğu oyuncu arkadaşlarımız bir umut ajanslara kayıt olup istediğini almak isterler ve ajanslar sadece onlardan ne kadar faydalanacaklarına bakarlar tabi çoğu ajanslar böyle değil.

Zahrettin Çelik: Şimdiye kadar oynamak isteyip de oynamadığınız bir rol var mı?

Serkan Tuncer:Aslında yok denebilecek kadar karakter oynadım ama hiç olmamış bir şeyi oynamak isterdim tabi mesela hiç yapılmamış bir şey ne olabilir bir terminatör gibi.

Zahrettin Çelik: Bu soracağım soruyu, bir çok emekçi ünlü oyunculara sorulmuştur. “ dünyaya yine gelseniz yapacağınız meslek ne olurdu ?”

Serkan Tuncer:Tabiki oyunculuk ama bu şartlarda değil

Zahrettin Çelik: Tiyatroyu bir kaç kelimeyle özetler misiniz?

Serkan Tuncer:Tiyatro bana göre hayat felsefesi ve benim mabedim gibidir.Tiyatro insanı zinde tutar insanı geliştirir ve ayakta tutar tiyatro candır.

Zahrettin Çelik: Peki çok güzel bir söyleşi oldu biz Haber Kıta ve İstanbul Gelişim Sanat adına sahne çalışmalarında bol alkış ve ödül diliyoruz

Serkan Tuncer:Ben teşekkür ederim benimle böyle güzel bir söyleşi yaptığınız için umarım sanata ve sanatçıya bir gün gereken değer verilir sanat ışığıyla…

www.istanbulgelisimsanat.com