Ziya Selçuk hocama öneriler 3

Sayın hocam! Bu yazımdaki önerimin özü okullarda açılan kursların işletilmesi. Mevcut sistemde her öğretmen, öğrencilerin taleplerine göre kendi okulunda kurs açabiliyor. Genelde de, her okul kendi öğretmenleri ile kurs açma yolunu tercih ediyor. Kendi kadrolu veya ücretli öğretmeni dururken, dışarıdan ücretli öğretmen veya başka okuldan öğretmen ile kurs açmıyor. Tabi böyle olunca da, genel öğretmen kendi dersinin devamı olarak bir kurs eğitimi veriyor. Ders saatleri içinde anlatamadığı konuları veya alıştırmaları kurs saati içinde verme yoluna gidebiliyor. Diyelim ki, 6 altı saatlik matematik dersi varsa, kurs da onun örneklerini çözdüğü yedinci ve sekizinci saat matematik dersi vermiş oluyor. Yine hoca, ders anlatmadaki kendi eksikliklerini göremiyorsa, kurs saatleri içinde de yaptığı derslerindeki eksiklikleri kapatamıyor. Çünkü insan kendi eksiklikleri çok zor görür.

***

Milli eğitim bakanlığı, ücretli öğretmen çalıştırarak, istihdam sorununun çözümüne bir parça da olsa katkı sağlıyor. Ücretli öğretmenlik, iyi bir istihdam politikasıdır. Her hoca, kendi okulunda kurs açınca, okullar kurs açmak için hiç işi olmayan öğretmenlere istihdam oluşturamıyor. Herkes kendi okulunda kurs açınca, kaliteli öğretmenlerden, farklı okullardaki öğrenciler yararlanamıyor. Bazen de öğrenci bir hocanın ders anlatma tekniğine uyum sağlayamıyor veya ders hocasını kendine örnek alacak kadar ısınamıyor, sırf bu nedenlerle her dersten başarılı olduğu halde bir dersten başarılı olamayabiliyor.

***

Sayın hocam! Tüm yukarıdaki sorunları düşünerek kendimce bir takım çözüm önerileri geliştirdim. Bir okulun hocasının kendi okulunda kurs verme yasağı olsun. Ders hocaları, kendi okullarının dışındaki çevre okullarda kurs açabilsin. Böylece bir okulun başarılı hocası, bir başka okulda öğrencilere faydalı olabilir. Böylece öğrenci, bir dersi farklı hocaların anlatım ile öğrenerek, yanlış öğretim metodundan kaynaklanan öğretim eksikliğini giderebilir. Başarılı hocaları davet etme yetkisi, Okul müdürlerine ait olsun. Tıpkı, proje okullarındaki öğretmenleri, istediği yerden getirtme yetkisine sahip olan Proje Okulu müdürleri gibi. Böylece her okul bir parça proje okulu gibi iyi bir eğitim verme şansına sahip olur. Diyebilirsiniz ki, zaten başka okullardan ve dışarıdan ücretli öğretmen getirme şansı, okul müdürlerinin var. Evet yetki olarak var. Ama insani ilişkiler bakımından, kendi okulunun öğretmeni kurs açmak isteyince “sen başarılı değilsin, o nedenle başka okulun hocasına bakıyoruz veya dışarıdan ücretli öğretmen alacağız” diyemez. Kadrolu bir öğretmen, kendi okulunun dışında, aynı il içinde istediği ilçedeki okulda ders verebilmelidir. Kendi okulunda kurs açma yasağı, Okul müdürlerinin elini güçlendirir.

***

Bu konuda ikinci bir öneri: bir okul, kendi normal müfredattaki derslere giren ücretli öğretmenler dışındaki kişileri, kurslarda ücretli öğretmen olarak çalıştırılmalıdır. Yani ücretli öğretmen hem normal derslere hem kurs derslerine girmemelidir. Böylece daha fazla ücretli öğretmen istihdam edilecektir. Böylece özel sektörde eğitim veren hocalar da, hafta sonu ücretli öğretmen olarak milli eğitim okullarında ders verebilir hale gelecektir.

***

Bu konudaki üçüncü önerim de, mademki öğretmenler başka okullarda derse girecek, öğrencilerde kendi okulunun dışındaki okul kurslarına gidebilmelidir. Okul müdürleri, başarılı öğretmen seçebiliyorsa, öğrencilerde başarıl okul kurslarını seçebilmelidir. Böylece kapanan özel eğitim kurslarının arasındakinden daha fazla, rekabete dayalı bir sistem olur. Okulların kalitesi vermiş olduğu kurslara olan taleple ölçülmüş olacaktır. Rekabet başarıyı artıracaktır. Belki de ileride, her okulda kurs faaliyetlerinden sorumlu müdür yardımcıları olacaktır.

***

Bu önerilerin uygulanması halinde, her okul müdürü, daha fazla öğrenci talebi bulabilmek için başarılı öğretmenlerin peşine düşecektir. Başarılı ve gayretli öğretmenlerde, performans sistemine takılmadan ödüllendirilmiş olacaktır. Başarılı, ve gayretli olduğu için öğrenci ve veliler tarafından talep edilen hocalar ile isteksiz ve gayretsizliğin bir sonucu olarak öğrenciler ve veliler tarafından talep edilmeyen hocalar arasında bir fark olmalı bence. Başarı ödüllendirilmezse, yetenekler mutlaka körelir. Marifet iltifata tabidir. Ayrıca İlçe Milli Eğitim Müdürleri de iyi kurs açabilen, başarılı Okul Müdür’ü arama işine girişecektir. Yani herkes başarı peşinde koşacaktır.

***

40 öneri geliştirebileceğim mi diye bir an korkuya kapıldım. Sonra oturdum, kendime muhtemel konu başlıkları belirledim. 41 tane konu başlığını yarım saatte belirledim. Sayın hocam! Öneri geliştirmede sıkıntı yok, yazmaya son hızla devam inşaallah.