728 Defa Okundu

Yesevi yolunu anlatmayı sürdürüyoruz. Bir insan olarak Ahmed Yesevî ’den Türk yurtlarına 1.Yeseviye Mürşitleri: Ahmed Yesevî, Yesi’ye yerleştikten sonra Türkistan’ın her yerinden gelen ve eğitimini tamamladıktan sonra bütün Türk yurtlarında İslâm’ı tebliğ ile görevlendireceği mürîdlerine İslâm’ın zâhirî ve bâtıni inceliklerini öğretir ve irşad görevi ile dünyanın değişik köşelerine yönlendirir; farklı ülkelerde görevlendirirdi.

Ahmed Yesevî’nin Türk yurtlarında kendinden önce ve sonra benzeri görülmedik kalıcı bir etki bırakmasındaki en önemli faktör, yetiştirdiği ve Türk dünyasının dört bir tarafına gönderdiği müridleri olmuştur. Bu Yesevî dervîşlerinden çok daha fazlasının kâh bir ahî olarak çarşısına manevî zenginlik katan fütüvvet ehli bir esnaf görünümünde; kâh bir fetih sırasında kılıç sallayan ve şehid olan askerler arasında “adsız kahramanlar” olarak görevlerini tamamladıktan sonra Türk tarihinin derinliklerindeki asude yerlerini aldıkları da burada hatırlanmalıdır. Bugün Yesevî dergâhındaki coşkulu zikir halkasında yer alan müritlerden, pek azının isimleri bilinmektedir. Yesevî yolunu sürdüren isimsiz ve fakat azîz dervîşler, birer maneviyat pınarı haline getirdikleri ocaklarının tüttüğü her yerde, bulundukları her çevrede İslâm’ın temiz inancını tebliğ ve Allah dostluğuna davet görevini yerine getirerek Türk yurtlarında İslâm etrafında şekillenen ortak bir inanç ve ruh ikliminin hâkim olmasına ve bu şekilde Yesevîyye ’nin bugüne kadar yaşatılıp etkisini sürdürmesine vesile olmuşlardır. Ne mutlu o ismi bilinen dervişlere, ne mutlu o ‘isimsiz’ azizlere.2.Yesevîyye Tarikatı: Yesevî mirasından günümüze kalanların bir diğeri ise bu mürşitlerin yaptıkları faaliyetlerde uygulayacakları yöntem ve yordamı gösteren Yesevîyye tarikatı kuralları ve usulleridir. Ahmed Yesevî’nin büyük manevî tasarrufu ile yayılan ve asırlardır yaşayan Yesevîyye tarikatı, “bir Türk tarafından ve Türkler arasında kurulmuş olan ilk tarîkat ”tır. Bu tarîkat Türklüğün sadece gönül gözünü ışıtıp, ruhunu manevî zevklerle süslemekle kalmamış, Türklüğe asırlar boyu yeni hedefler ve fetihler nasîb eden bir kaynak olarak etkisini bugünlere kadar taşımıştır. Yesevîyye ’den gelen tarikatlar olarak kabul edilen bütün dünyada yaygın olan ve sülûk silsilesi bakımından Ahmed Yesevî ’ye doğrudan irtibatlı Nakşibendiyye ve Bektâşîyye tarikatları ile Kübreviyye, Çiştiyye gibi Türk kökenli sûfîlere isnad edilen daha bölgesel tarikatlar da bir derecede bu çerçevede değerlendirilebilir. Yesevîlik hakkındaki kaynaklar incelendiğinde Yesevî etkisinin dünya üzerinde başlıca üç Türk sahasında yayılmış olduğu görülmektedir. Hazar Denizi’nin Doğu kıyılarından Çin seddine kadar uzanan uçsuz bucaksız Türkistan bozkırları, Doğu Türkistan sahasının kuzeyinde İdil boyunca uzanarak Kazan etrafına kadar giden Kıpçak sahası ve Hazar’ın batısında Anadolu’yu boydan boya içine alarak Rumeli’ye atlayan Oğuz sahası. Bu durum aynı zamanda bugün üzerinde Türk topluluğu yaşayan hiçbir yeryüzü parçasının Yesevî etkisinden uzakta kalmadığını da ifade eder. Rivayetlere göre Ahmed Yesevî dergâhında yetiştirildikten sonra Hint kıtasından İdil boylarına, Çin seddinden Tuna kenarlarına kadar uzanan geniş bir coğrafyaya tebliğ ve irşad göreviyle gönderdiği dervişlerinin sayısı doksan dokuz bindir. Bu doksan dokuz bin rakamı, sayı olarak tam tamına olmasa bile çokluğu ifade etmesi yönünden gerçekliğe işaret eder. Ahmed Yesevî’nin soyundan gelen ve İslâm dünyasının değişik yerlerinde yaşayıp irşad faaliyetinde bulundukları kaydedilen tasavvuf adamlarından bir kısmı –ki bunlara tasavvuf ‘ta  “bel evlâdı” denir. Genetik verasetten daha da önemli olarak Ahmed Yesevî’nin ruhani vârisi olan bu mürşid-i kâmiller – ki bunlar ise yol evlâdı” olarak anılırlar- Asya bozkırlarından Balkan dağlarına; Sibirya’dan Hindistan içlerine kadar yayılan Yesevîyye pirleri olarak Ahmed Yesevî mirasının bugüne taşınmasında her ikisi de pay sahibi olmuşlardır. ‘Ata’lar Geleneği: Türkistan tasavvufu ile ilgili kaynaklarda isimlerine ‘Ata’ eki eklenmiş birçok isme rastlanır. Bu ‘Ataların hemen hepsinin Yesevîyye geleneğinden mürşitler olduğunu söylemek yanıltıcı olmaz. Yesevîyye yolu büyüklerinin dünyevî iktidar sahipleri ile yakından ilgilenmişler ve manevî himayelerine almaları bir gelenek haline gelmiştir. Haftaya inşallah Yesevi Yolunun erkânı ile Yazı dizimizi sonuçlandırmış olacağız. Sağlık sıhhat afiyet ile selam ederiz. Hoşça kalın.

Yorumlar