Yeni dönem

Yeni dönem

Krizin Çincede hem fırsat hem kaos olmak üzere iki farklı anlama geldiği hala tartışıladursun krizin aynı zamanda bazı fırsatları doğurduğu bir gerçek.

Doların son iki yılda hızlı bir tırmanışla 3 TL’den 5.5 TL’ye ulaşmasının, enflasyondan dış borç yükümüzün artmasına dek birçok olumsuz yansıması olsa da faydası olmadı da diyemeyiz.

İhracatımız artmaya devam ederken, ithalatımız azaldı, turizm gelirlerimizde ise beklenenin üzerinde artış görüldü.

Bu sayede 17 yıl sonra ilk kez cari fazla verdik. Hükümetin katma değerli üretimi ve ihracatı desteklemesinin meyvelerini almaya başladığımızda, cari fazladaki bu başarı kalıcı hale gelebilir.

Zira doların 5.5 TL’de istikrar kazandığı yeni bir süreç başlamış gibi gözüküyor. Bu durum, ekonomik dengelenmeyi daha da kolaylaştırabilir.

Zaten son altı aydır yabancıların Türkiye’ye ilgisi artmaya başladı. Bu yılın ilk yarısında kurulan yabancı şirket sayısı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6.8 artarak 6 bini aştı.

Kurulan şirketlerin yatırım miktarı ise 1.7 milyar dolara ulaştı.  

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerinden göre, bu yılın Ocak-Haziran döneminde 559'u anonim, 5 bin 620'si limitet olmak üzere toplam 6 bin 179 yabancı sermayeli şirket kuruldu.

Söz konusu şirketler İstanbul'a 169 milyon, Ankara'ya 4.5 milyon İzmir'e 10.5 milyon, Antalya'ya 3.6 milyon ve Muğla'ya da 2 milyon liralık yatırım yaptı.

Kurulan yabancı şirketlerde İranlılar başı çekti. 33 şirket kuran İranlıları 28 şirketle Almanya, 20 şirketle Azerbaycan, 17 şirketle ABD, 12 şirketle Hollanda, 11 şirketle de Birleşik Arap Emirlikleri ve İngiltere takip etti.

Şirketler sermayeleri bakımından değerlendirildiğinde ise, 51 milyon lirayla Japonlar ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi 13 milyon lirayla Polonya, 8 milyon lirayla Birleşik Arap Emirlikleri, 7 milyon lirayla Hollanda ve 7 milyon lirayla da Almanya izledi.

Gerçi ekonomik durgunluk öncesi yıllara bakıldığında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı sermaye miktarını yetersiz bulabilirsiniz, ama ticaret savaşlarının kızıştığı, küresel ticaretin daraldığı, Avrupa’nın durgunluğa girdiği böyle bir dönemde yabancı sermayenin hala ülkemizin yolunu tutuyor olması önemli bir gelişme.

Önümüzdeki dönemde ekonomi toparlanmaya başladıkça yabancı sermaye girişlerinin çok daha hızlandığını görebiliriz.

 

 

Yorumlar