2652 Defa Okundu

Ekonominin 2 kanunu vardır.

Kalkınmak için, mutlaka üretim yapılır.

Mutlaka tasarruf edilir.

Bu ev ekonomisi için de, makro ekonomi için de böyledir.

Yani üretim ve tasarruf kalkınmak, güçlenmek için gereklidir.

Tabii ki, üretim için yatırım gereklidir.

Bu durum şu sektörlerde daha da öne çıkıyor.

  1. Sanayi sektörü,
  2. Tarım sektörü,
  3. Hizmet sektörü,
  4. Tabii ki, maden sektörüdür.

Rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş, bize üniversite yıllarında ekonomi dersleri verirdi.

Yatırımı ikiye ayırırdı.

Birincisi, üretime yönelik yatırım,

İkincisi, ölü yatırımdır.

Üretime yönelik yatırımlar, ülkeleri kalkındıran ana, unsurdur.

Bu yatırımla, hem mal üretir, ihtiyaçlarınızı karşılarsınız, hem dışarı satıp zengin olursunuz.

Ayrıca halkınız da aş, iş sahibi olur. Ekmeğini kazanır.

Ölü yatırım ise, bir kere yatırırsınız, o para boşa gider.

İş bitince üretim de biter. Mesela İnşaat sektörü öyledir.

İhtiyaç fazlası, yollar, köprüler, evler, arabalar sayılabilir.

                ***

Hizmet sektörü de, az yatırımla çok para getiren bir daldır.

Turizm, lokanta, okul, üniversite, basın, yayın, tv, kitap ve benzeri sektörlerdir.

Tarım sektörü de az kar getirmekle birlikte,

Beslenme için stratejik bir sektördür. Vazgeçilmez bir yatırım dalıdır.

Bunun dışında enerji, maden sektörleri de olmazsa olmazdır.

                ***

Tabii ki, kalkınmada tasarruf çok önemlidir.

Kazandığını, lükse israfa harcarsan, elinde bir şey kalmaz,

Muhannete muhtaç olursun. Aç kalırsın.

2 gün önce sayın cumhurbaşkanı, ekonomik reformları açıkladı.

Üretim, yatırım, istihdam dedi fakat tasarruf demedi.

Sonra açıklamalarında, resmi kurumların tasarrufa gitmesi istendi.

Tabii ki bu yetmez, top yekun millet olarak tasarrufa girmeliyiz.

Mesela koku, süs ve diğer bijuteri malzemelerinin girdisi bile,

Çok büyük rakamlar tutmaktadır.

Kaldı ki, lüks arabalara konacak kabarık bir vergi bile caydırıcı olur.

Mesela, Hollanda da kimse mersedese binmiyor.

Çünkü hükümet lüks arabalara pahalı sigorta fiyatı koymuş,

Kimse alıp binemiyor.

Bunun gibi yüzlerce malzeme sayabiliriz.

En azından AB ile yapılan gümrük anlaşmasını yeniden düzenlesek,

Türkiye’nin milyarlarca avro kazancı olacak.

                ***

Hasılı velkelam, her şeye rağmen Sayın Cumhurbaşkanının açıkladığı tedbirler bile,

Türkiye’yi daha da kalkındırır.

1924 yılında yapılan 1. İktisat kongresi eğer uygulansa,

Dış ticaret dengeli yapılsa,

Hatta 1945 yılında Alman maliye bakanı Gerhard programı uygulansa,

Gerçekten Türkiye uçar ve çok hızlı kalkınır.

Hatta Başbuğ Türkeşin, 9 ışık doktrini, tarım kentleri projesi bile bir kurtuluş olur.

Yorumlar