Yabancı sermaye dönemi…

Yabancı sermaye dönemi…

Siz bakmayın başkanlık sistemi için referandum süreci boyunca çizilen kara tabloya… Türkiye asıl başkanlık sistemiyle başlayacak şahlanmaya. Yeni sistemin meyvelerini hem ekonomide, hem de dış dünya ile ilişkimizde göreceğiz.

YSK referandum sonucunu resmi olarak henüz açıklamamasına rağmen, Borsa uçarken, altın ve döviz fiyatları hızla geriliyor.

Yabancıların da hızlı bir giriş yaptığı borsa 25 Mart Çarşamba günü, Gezi Parkı olayları öncesi 22 Mayıs 2013 tarihinde kırdığı rekoru yeniledi. Endeks yüzde 1.49'luk artışla 93 bin 802 puana çıkarak, tarihinin en yüksek seviyesinden kapandı.

Bu henüz bir başlangıç, önümüzdeki aylarda borsada böyle daha çok sayıda rekorlar göreceğiz…

Dövizdeki düşüş, borsadaki artış tabii ki önemli ancak asıl önemli olan doğrudan yabancı sermaye girişi.

Çünkü Türkiye’de iç tasarruf oranı çok düşük. Bu yüzden de hızlı bir büyüme sürecine girebilmemiz için doğrudan yabancı sermayeye ihtiyacımız var.

Zaten yıllara göre doğrudan yabancı sermaye girişine baktığımızda, önemli bir tablo çıkıyor karşımıza.

AK Parti hükümetleri öncesinde 2001 yılı hariç Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı sermaye (DYS) 1 milyara dahi ulaşamazken, AK Parti hükümetleriyle birlikte hızlı bir artış sürecine girerek 22 milyar dolara ulaşarak rekorlar kırdı.

2002 yılında 1 milyar dolar olan YSD girişi, 2003 yılında 1.7 milyar dolar, 2004’de 2.8 milyar dolar, 2005’te ise 10 milyar dolara çıktı.

2006 yılında ikiye katlanan DYS girişi 20.2 milyar dolara fırlarken, tarihi rekoru 22 milyar dolarla 2007 yılında kırdı.

Küresel krizin başladığı 2008 yılında 19.9 milyar dolar olarak gerçekleşen YSD girişi, krizin de etkisiyle hızla gerileyerek 2009 yılında 8.6 milyar dolara geriledi.

2010 yılında 9.1 milyar dolara, 2011’de de 16.2 milyar dolara çıkan rakam, 2012 yılında 13.6 milyar dolara, 2013’te 12.9 milyar dolara, 2014 yılında da 12.8 milyar dolara geriledi.

2015 yılında tekrar tırmanışa geçerek 17.6 milyar dolara çıkan YSD girişi, FETÖ’nün darbe girişiminin gerçekleştiği 2016’da ise 12.3 milyar dolara indi…

Yabancı sermaye gireceği ülkede ne arar? Ekonomik ve siyasi istikrar arar, güçlü bankacılık sistemi arar, hukuk ve demokrasi arar, ucuz ama kalifiye işgücü arar, yatırım teşviklerinin özendirici olup olmadığına bakar.

İşte tüm bunların hayata geçirileceği en ideal sistem, bakanlık sistemidir. Başkanlık sistemine 2019 Kasım’ında yapılacak seçimlerle geçecek olsak da, yabancı sermaye bu tarihi beklemeden Türkiye’ye hızlı bir giriş yapabilir.

Yorumlar