2384 Defa Okundu

Vaşington’dan Ankara’ya kalkan Türk Hava Yolları seferiyle yurda Cumartesi günü dönüş yaptık . 

Uçak son ana kadar “Ankara’ya inecek” denildi ve sonra Gaziantep’e indi. 

Uzay elbisesi gibi giyinmiş siperliklerini takmış uçuş ekibince karşılandık.

COVID-19 vakalarının yoğun olduğu ülkelere uçuş gercekten bir hizmet. Bu uçuşlarda Türkiye’nin ABD Büyükelçiliği ve THY önemli bir koordinasyon sağladı. Kredi ve Yurtlar Kurumu ise tahliye seferleri sonrası konaklamada misafirlere ev sahipliği yapan kurum. 

Bir önceki yazımda meslektaşlarımla DC uçuşu için $850 fiyatın yüksekliği konusunda konuştuğumuzu yazmıştım. 

Son olarak öğrendiğim, uçağın gelirken “60 civarı” Amerikalıyı getirdiği. 

Business bilet satışı olmadı, yaşlı ve bebekliler alındı 

Bu uçuşta, Business kabine, ayrı fiyattan satış olmadı.

Türkiye’ye dönüşte de 49 koltuk kapasiteli business için  satış olmadı. 60 yaş üstü herkes ve bebekliler business koltuklara dağıtıldı. 

349 koltuk kapasiteli uçakta, 347 yetişkin 7 bebek olmak üzere 354 kişi Türkiye’ye uçtu. Bebeklerden ücret alınmadı. 

Yani tahliye uçuşları için “devlet vatandaşına ticari mi bakıyor” diye soran vatandaşlara ifade edilen, uçuşların zarar yönünde beklentiyle fiyatlandığı. 

Çünkü ABD tahliye seferleri aslında Türkler için planlandı. ABD’nin Türkiye elçiliği bunu duyarak vatandaşlarının ABD’ye götürülmesi için talepte bulundu. Aktarılan bu. 

Yiyecek servisinde pratik paketler ve minimum temas 

Uçuş boyunca poşetlenmiş ikram paketleri verildi. Bindiğimizde paketler çift olarak koltuklardaydı. Yol boyu “minimum temas” ilkesiyle yiyecek içecek servisi yapılmadı. Mutfak bölümündeki hazırlık tezgahları bomboş ve çok düzenli kaldı. Yolda yeme içme işinin gayet keyfi olduğunu da düşündük. WC kullanımı da az oldu. 

Gaziantep’e iniş ve yurda yerleşme 

Gaziantep’e indiğimizde önce karantina bilgi formlarımızı bıraktık. Burada belirtiler ve COVID-19 şüphelisiyle temasımız olup olmadığı soruldu. Ardından ateşimiz ölçüldü. Sonra da herkes otobüslere bindi.

Otobüsler pistteydi ve bagajlar da piste çıkarıldı. 

Sokağa çıkma yasağı

Sokağa çıkma yasağı nedeniyle bomboş olan sokaklardan geçerek Gaziantep Üniversitesi yurduna getirildik. Bazılarının bagajlarıysa yurda sonradan getirildi. Pasaportlar, “daha sonra verilecek” denilerek alındı ve hala verilmedi. 

Aksam yemeği veya iftar olarak gelen menüde (Ömer Güllü) havuç dilim baklava görmek güzeldi. “Marketsenin” app ile saat 24.00’e kadar sipariş vermek mümkün yurda. Tüm kişisel ihtiyaçlar odada var. Odadaki çöpün dışında, koridorlara büyük çöp sepetleri konulmuş.

Aksam sağlık görevlileri dolaşıp oda kapısında ateşimizi ölçtü. Görevliler sahuru da kapıya getirdi. Üç öğün yemek servisi de var. 

AFAD ve ilçe kaymakamlıkları tahliye seferinden gelenlerin izolasyonunun organizasyonunda ön sırada.

Karantina bittiğinde sokağa çıkma yasağının sürmesi halinde de izin kağıdıyla asıl ikametlerimize döneceğiz.

Istanbul’a nasıl gideceğiz sorusu kafamızda.  Muhtemelen otobüsle olur. Hasta ve yaşlılar için farklı planlar olabilir. Veya umarız şehirlerarası uçuşlar açılır. 

Twitter sağ olsun Üniversite’nin  karşısındaki eczaneden tutun farklı meslektaşlarımdan bana ulaşan,  yardım gerekirse bildirmemi söyleyenler oldu. 

Pazartesi itibariyle de evden sürdürdüğün mesaime buradan devam ediyor olacağım. Allah nasip ederse ilk uçakla da ABD’ye döneceğim.

Kızımsa okullar açılana kadar kuzenleriyle teyzesiyle ve aile fertleriyle Türkiye’de kalmayı tercih etti. 

ABD’ye dönüş uçuşları 

ABD’ye dönüş için  şimdiden 20 Mayıs ve sonrasına bilet satışı açık. Dilerim seferler ertelenmeden başlar. Öngörülen tarihse Haziran ortası. Böyle olursa THY sattığı biletleri, yeni ilk sefer tarihiyle ücretsiz değiştiriyor. Şu an almak daha mantıklı olabilir. Uçuş ertelenir ve yolcu iade isterse orda da küçük bir kesinti oluyor. 

Yurt ikliminde okuyan ve okumuş olan  kardeşlere selam olsun.

Yorumlar