6 °c

UYUŞTURUCU

Dünya genelinde uyuşturucu madde kullanımı düşerken, Türkiye’de uyuşturucu madde kullanımı her geçen gün daha çok artıyor.

Yaş ortalaması 18’in altına inmiş araştırmalara göre bağımlılık yapıcı maddeye başlama yaşı ortalama 14 olarak görülüyor bu nedenle ergenlik dönemi madde kullanımı açısından en riskli dönemdir. 2017 verilerine göre Türkiye’de uyuşturucu kullananların sayısı 1,5 milyon…

Türkiye’de en çok uyuşturucu madde kullanımı 25-29 yaş arası kişilerde yaygın olarak görülüyor. Daha sonra 30-34 yaş arası ve 5-14 yaş arası takip etmektedir. Yıllar içerisinde çocuk kullanıcıları maalesef artış göstermektedir. Aşağıdaki grafikte uyuşturucu madde kullananların yaş durumları verilmiştir.

Türkiye sentetik uyuşturucuya bağlı ölümlerde Avrupa ülkeleri arasında birinci olmuş ve uyuşturucu kullanımı 9 yaş sınırına kadar inmiştir.

Uyuşturucu kullanımına bağlı ölümler son 13 yılda %1833 artış göstermiş. En yüksek ölüm sayısı ise İstanbul’da gerçekleşmiştir. Türkiye Avrupa’da uyuşturucudan ölümlerde maalesef birinci sırada yer alıyor.

2017 Yılında Türkiye genelinde 941 kişi hayatını kaybetti. Ölenlerin 909’u erkek, 32’sinin kadın olduğu görülüyor.

Madde bağımlılığına bağlı gerçekleşen yıllık ölüm sayıları

YILLAR

MADDE BAĞ. BAĞLI ÖLÜM SAYISI

ARTIŞ ORANI

2010

120

*

2011

100

83%

2012

180

180%

2013

232

129%

2014

497

214%

2015

590

119%

2016

920

156%

2017

941

102%

 

Uyuşturucu sebebiyle yaşanan ölümlerde ilk 5 ilimiz…

*İstanbul

*Antalya

*Adana

*Gaziantep

*Ankara

Araştırmalara göre Uyuşturucu kullanımını tetikleyen faktörler son 15 yılda hızla artmaktadır. Madde kullanım sorunu toplumun tüm kesimini etkilemekle birlikte işsiz/ yoksul kesimini daha çok etkilemektedir.

 Araştırmalar gösteriyor ki kullanıcıların %60,6’sının aylık gelir düzeyleri 1000 TL’nin altındadır. Bu durum ve uyuşturucu fiyatlarının yüksekliği, kullanıcıları değişik suçlar işlemeye itmektedir maalesef.

             Tedavi gören hastaların %53,90’nı işsiz, %10,44’nün düzenli işinin olmadığı, % 31,68’nin düzenli işi olduğu ve %2,71’nin ise öğrenci olduğu görülmektedir.

 

 Aynı zamanda uyuşturucu kullanımı eğitim düzeyi düşük kişileri de çok çabuk etkisi altına alıyor. Dağılıma baktığımızda tedavi gören hastaların; %70,7’si ilk ve ortaöğretim mezunu, %24,4’ü lise mezunu, %3,3’ü yüksekokul mezunu, %1,7’si hiç okula gitmemiş olduğu görülmektedir.

 Bilimsel çalışmalar son yıllarda madde kullanımı ile ilişkili tedavi merkezlerine ayaktan başvuruda %674, yatan hasta sayısında %381, madde bağlantılı toplam ölüm sayılarında % 220 oranında artış gerçekleşirken, ‘’uyuşturucu’’ madde bağlantılı suçlardan ceza infaz kurumlarında bulunanların sayısındaki artış oranı  % 401 olmuştur.

           Toplumumuzda uyuşturucu kullanımını tetikleyen faktörler hızla artmaktadır bunlar;

Düşük eğitim seviyesi, işsizlik, borçlanma, göç, fuhuş ve şiddet madde kullanımını tetikleyen faktörler arasında yer alıyor ve son yıllarda da bu faktörler hızla artış göstermektedir.

-   Ülkemizde Eğitim seviyesinin düşmesi, işsizliğin artması, vatandaşların yaşamlarını borçla döndürmeye çalışması, ülkemize gelen göçmen sayısının hızla artması, fuhuş ve şiddet olaylarında meydana gelen artışlar madde kullanımını tetiklemektedir.

-   Madde kullanmaya başlama yaşının giderek düştüğü ve gençlerde madde kullanma sıklığının giderek arttığı görülmektedir.

-  Okul önlerini torbacı tabir edilen satıcılar mesken tutmuş durumda. Öğrencileri tuzağa düşürmek için yoğun çaba sarf ediyorlar.

-   Madde kullanımı ve bağımlılığı toplumun tüm kesimlerini etkilemekle birlikte işsiz/yoksulları daha çok etkilemekte, eğitim ve öğretim düzeyi düştükçe de madde kullanım sorunu olanların sayısı artmaktadır.

-   Toplumsal sahiplenme olmaz ise bağımlılık sorunu ve sonuçları büyük ölçüde sadece bağımlıların ve ailelerinin yaşadıkları ve katlandıkları bir sorun haline gelmektedir.

-     Toplum olarak bu konuya duyarlı olmamamız ‘’benim çocuğum yapmaz’’  tutumlarımız tuzağa düşen gençlerin sayısını her geçen gün artırmaktadır.

-   Tedavi sonrasını sosyal rehabilitasyon aşaması takip etmediğinden madde bağımlılarının tekrar kısa sürede madde kullanmaya başladıkları belirtilmektedir.

Bağımlılık Döngüsünün içinden çıkmaz bir hale nasıl gelinir,

Bu soruları kendinize sorarak hangi aşamada olduğunuzu görebilirsiniz:

Belki kullanabilirim sorusu ile başlayan süreç, korku ve merak ile ateşlenir ve daha sonra içinden çıkılmaz bir paradoksa girilir.

  • BEN BAĞIMLI OLMAM İSTERSEM BIRAKIRIM
  • BU MERET BIRAKILMAZ BIRAKMAK ZORUNDAYIM
  • ARTIK BIRAKACAĞIM             BIRAKTIM BİR DAHA BAŞLAMAM
  • BİR KEREDEN BİR ŞEY ÇIKMAZ, OLMAZ BİR DAHA ASLA
  • BEN BAĞIMLI OLMAM İSTERSEM BIRAKIRIM
  • BU MERET BIRAKILMAZ BIRAKMAK ZORUNDAYIM
  • ARTIK BIRAKACAĞIM             BIRAKTIM BİR DAHA BAŞLAMAM
  • BİR KEREDEN BİR ŞEY ÇIKMAZ, OLMAZ BİR DAHA ASLA
  • BU DÖNGÜ BÖYLE SÜRER GİDER…

 

MADDE BAĞIMLILIĞININ SEBEPLERİ…

  • Ailede kullanan birileri
  • Merak
  • Özenti ve bilgisizlik
  • Bozuk aile ilişkileri
  • Yanlış arkadaş çevresi
  • Madde kullanan arkadaş çevresinde olmak
  • İlgisizlik
  • Anne babanın çok toleranslı olması
  • Göç
  • Başarısız öğrencilik
  • Düşük sosyoekonomik düzey
  • Düşük gelir grubu
  • Kendini kontrol edememe
  • Dışardan kolay etkilenme
  • Agresif kişilik
  • Özgüven eksikliği
  • Kararlı tutum sergileyememe

UYUŞTURUCUNUN KİŞİYE VERDİĞİ ZARARLAR

  • Solunum sistemi çöker
  • Gözler etkilenir
  • Karaciğer ve börekler iflas eder
  • Sindirim sistemi
  • Kan değerleri zarar görür.

UYUŞTURUCUNUN KİŞİNİN SOSYAL HAYATINA ETKİLERİ;

Sosyal bir varlık olan insanın etrafındaki kişilerle uyumlu iletişim kurabilmesi, akıl sağlığının yerinde olması ile mümkündür. Uyuşturucu madde kullanımı maalesef akıl sağlığının yerinde olmasını engeller ve kişiyi ailesinden çevresinden soyutlayarak a-sosyalliğe, yalnızlığa, bunalıma sürükleyerek kişiyi yaşayan ölü haline getirir. En sıkıntılı durum ise toplum tarafından dışlanmaktır. Dışlanmak bu kişilerde saldırganlığa yol açar ve çevrelerindekilere zarar verebilirler. Çünkü sürekli yanlış davranışlar içindedir.

Gasp olaylarının, intiharların, anarşinin, cinayetlerin sebeplerinin altında çoğunlukla uyuşturucu vardır.

UYUŞTURUCU KULLANIMININ TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

  • Suç işleme oranlarında ciddi artış. Hırsızlık, gasp, soygun, cinayet, kötü yola düşmek,

Madde kullanan kişi ilk zamanlarda düşük rakamlarla elde edebiliyorken bağımlılık arttıkça dozda artar, buda ciddi rakamlardır. Kişi bunun üzerine maddeye ulaşabilmek için gasp, soygun, hırsızlık yapar. Bayan kullanıcılar fuhuş yolu ile para kazanmaya çalışır. Buda toplumda suç işleme oranlarında artışa yol açar. Toplum da aileler çocukları için, gelecekleri için endişe duyar.  

  • Hastalıklara yakalanma riski artar. Felç, kalp krizi, Aids, kanser, Frengi, Verem…

Sağlıksız ortamlarda gerçekleşen hayatlar maalesef bir sürü hastalığa davetiye çıkartmaktadır.

  • Terör olaylarında artış

Terör örgütleri uyuşturucu kaçakçılığı yapmaktadır. Ne kadar çok kişi uyuşturucu tuzağına düşerse o kadar para akışı olacaktır.

  • Toplumsal ahlaka zarar verir

Uyuşturucu bağımlıları sokaklarda akıl bilinçsiz şekilde dolaşır ve yaptıkları hareketlere hiç dikkat etmezler. Gayri ahlaki davranışlarda bulunurlar.

  • İş hayatına zarar verir

İş hayatında tutarsız davranışları nedeni ile istikrarlı olamazlar. Düzen bozarlar.

  • Ekonomi olumsuz etkilenir. Yasa dışı para akışı…

Karşılıksız para akışı vardır ve ekonomiyi çok zarar verir.

  • Şiddet

Şiddet olayları çok artar ve sonuçları cinayete kadar gidebilir.

 

YORUM YAZIN

adınız ve soyadınız ile yorum yapabilirsiniz
YAZIYA İLK YORUMU SİZ YAPIN

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
istiklal.com.tr bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.