844 Defa Okundu

1. Kendimi nasıl tanırım: Tercihlerde başlangıç noktası insanın ilgi ve yeteneklerinin farkında olması yani neleri yapmayı sevdiğini ve nelerle başa çıkabildiğini bilmesidir. Önceliklerimizin (aile, para, saygınlık vs. gibi) neler olduğunu düşünmek de karar verme sürecini hızlandırır. Bu anlamda bir aday sevmediği, yapacağına inanmadığı ve hayattaki önceliklerine uygun olmayan bölümlerden uzak durmalıdır. 

2. Üniversitemi nasıl seçerim: Ülkemizde üniversite sayısı hızla artarken bu üniversitelerin nitelikleri de adaylar tarafından sorgulanmaktadır. Eğitim sistemlerini oturtmayı başarmış köklü üniversiteler ön plana çıkmaktadır. Yeni üniversiteler ise rekabet edebilmek için tecrübeli bir eğitim kadrosu kurmayı önemsemektedirler. Zira üniversitede lise gibi belli bir ders kitabı yoktur. Hocanın tecrübesi ders kitabından daha önemlidir. Bu anlamda köklü eğitim geleneği ve tecrübeli öğretim kadrosu size fikir verecektir.  

3. Bu sene tercih yapmalı mıyım yoksa tekrar mı hazırlanmalıyım: Eğer bu yıl mezun olmuş iseniz ve aldığınız puandan memnun değilseniz, daha doğrusu aldığınız puanın sizi hiç ama hiç yansıtmadığını düşünüyorsanız ve bir sene daha çalıştığınızda çok daha iyi puanlar alacağınıza inanıyorsanız şansınızı bir kere daha denemelisiniz. Belki siz de son sınıfta okulu ve kursu beraber götüremeyen binlerce öğrenciden birisinizdir. Öte yandan yeniden hazırlanmanın enerji ve hırs gerektirdiğini unutmamalısınız. Aynı bölümü okumak için bir sene daha hazırlanmaya değmez. 

4. Memleketimde mi okumalıyım: Sadece aileden uzaklaşmak için şehir değiştirmek hatalara yol açabilir. Memleketinizde okumak istediğiniz bölüm varsa o bölüme öncelik verebilirsiniz. Bu durumda başka şehirde yapacağınız masrafı kendinizi geliştirmek için kullanabilirsiniz. Örneğin Ankara’dan İstanbul’a okumak için gelince yapacağınız masrafı yeni bir yabancı dil öğrenmek veya yurt dışına çıkmak için kullanabilirsiniz. Okumak istediğiniz bölüm şehrinizde yoksa başka şehir düşünmelisiniz.

5. İki yıllık bölüm okuyunca iş bulabilir miyim: Bu durum bölümden bölüme ya da kişiden kişiye değişir. Bölümlerin sunduğu imkanlar ve bu imkanları kullanabilme becerileri farklı oluyor. İki yıllık bölümlerin avantajı hayata daha erken atılma fırsatı sağlamalarıdır. Fakat bulunan işin niteliğini de hesaba katmak gereklidir. İki yıllık bölümlerin çoğunun önemi ara eleman yetiştirmelerindedir. Yani bu bölümlerden mezun olanlar çoğunlukla birilerine bağlı olarak çalışma durumundadır. Bu bölümlerde kendi iş yerinizi açma imkânınız dört yıllık bölümlere oranla sınırlıdır. 

6. Tıp ve mühendislik arasında kaldım: Her meslek saygındır. Fakat ülkemizde tıp genelde mühendislikten daha saygın kabul edilmektedir. Tıp, çoğu durumda daha zor gözükmekte, eğitim kısmında daha uzun seneler okumayı, iş yaşamında ise bazen hafta sonu ve gece çalışmayı gerektirebilmektedir. Hekimlerin insanlığa karşı duymaları gereken sorumluluk mühendislerin duydukları sorumluluktan daha fazladır. Hekimlerin her şartta ihtiyaç sahiplerine yardımcı olma zorunlulukları vardır. Daha idealist ve insan merkezci adayların tıp tercih etmelerinde fayda vardır. Mühendislik bölümleri ise çoğu durumda daha rutin bir çalışma temposu gerektirmektedir.  

7. Bazı bölümler bitirilince iş bulma imkânı daha mı fazla olur: İyi bir iş birden çok şarta bağlıdır. Bu noktada istekliliğiniz, heyecan ve enerjiniz, okuduğunuz lise, üniversite, bildiğiniz yabancı diller ve diğer bağlantılarınız hep birlikte değerlendirilmelidir. Bunların içinde en önemlisinin okuduğunuz bölüm olduğu gerçektir. Fakat bölüm isminin sihirli bir etkisinin olmasını beklememek gerekir. Esas nokta ne okursanız okuyun üniversite eğitimi esnasında kendinizi elden geldiğince geliştirmeniz ve sektördeki ihtiyaçları doğru analiz etmenizdir.    

8. Kampüs üniversitesi mi yoksa şehir üniversitesi mi tercih etmeliyim: Şehir merkezindeki üniversite daha minimal bir yaşam imkânı sağlamaktadır. Şehirden kampüse gidiş geliş yapmak oldukça zaman kaybettirici olabiliyor ve konforu düşürüyor. Şehir merkezinde bir üniversite öğrencisinin yararlanabileceği pek çok akademik, sosyal ve kültürel imkân bulunmaktadır. Bu anlamda şehir üniversitelerine öncelik vermek anlamlı olacaktır. Merkezde olmak size bir yaşantı zenginliği sağlayacaktır.               

9. Sıralamamı nasıl yapmalıyım: Artık kimse puanlara göre bir liste yapmıyor. Temelde dikkate alınan şey genel sıralamamız oluyor. Ben kişisel olarak bir tercih listesinde birden çok bölüme yer vermeye karşıyım. Tercihlerinizi isteğinize göre sıralayın ama listenizin iç tutarlılığını sağlayın. Listenize bakan bir uzman ne istediğinizi görebilsin. Kaotik listelerden uzak durun. Rengarenk bir listeniz varsa daha fazla araştırma yapmalısınız.    

10.  Vakıf mı devlet mi tercih etmeliyim: Bu soru da bölüme ve üniversiteye göre değişiklik göstermektedir. Eskiden kimi adaylar vakıf üniversitelerine karşı bir ön yargıya sahiptiler. “Bursum kesilir mi” kaygısı yaşayan çok sayıda aday da vardı. Vakıf üniversiteleri artık neredeyse hiçbir burs kesmiyor. Çok sayıda vakıf üniversitesi kuruldu ve sektörde ciddi rekabet oluştu. Her alanda oldukça başarılı vakıf üniversitelerimiz var. Bu durum da adaylar için bir avantaj niteliğinde.

11.  Yurt dışında üniversite okumak daha mı avantajlı: Bu soru okuyana, bölüme, üniversiteye ve ülkeye göre farklı şekilde cevaplandırılabilir. Bizim ülkemizde de Avrupa’daki üniversitelerin kalitesinde olan pek çok üniversite var. Yurt dışında okumak bir yabancı dili iyi derecede konuşmayı garantilemektedir. Fakat dil öğrenmek için yurt dışına çıkmak zorunda değilsiniz. Bazı bölümlerde yabancı dilde hazırlık okuyup üstüne bölümü Türkçe olarak okumak da mümkün bölümü hazırlıktan sonra tamamen yabancı dilde okumak da. Bu konuda alternatifler de giderek artıyor. Yani yurt dışını neden tercih ettiğinizi iki kere düşünmek zorundasınız. Yurt dışında yaşama planlarınız varsa ciddi araştırmalar yapmalısınız.        

Yorumlar