3752 Defa Okundu

Geçtiğimiz hafta Rus basınında çıkan ve bizim medyaya da sızan bir habere göre emekli Rus general Leonid İvaşov Türkiye'nin gücü, geldiği nokta ve hedefleri bağlamında önemli bir söz söylüyor: Diyor ki " Türkiye Azerbaycan, Ukrayna, Kazakistan ve Kırgızistan  ile üst düzey görüşmeler yaparak savunma sanayi, askeri eğitim ve silahlanma alanlarında çok önemli anlaşmalar imzalıyor. Türkiye Turan Birliği ve Ordusu kurma yolunda hızla ilerliyor. Biz ise uyuyoruz ve sadece izliyoruz. Türkiye bizi güneyden kuşatıyor...".

Son derece düşündürücü ve değerlendirmeye değer analizler.

Yine Hindistan Basınından, Zee News Haber Ajansının haberine göre Türkiye ve Pakistan nükleer silah üretimi ve temini konusunda üst düzey görüşmeler yapıyor.

Bu konular gizlidir ve devlet sırrıdır. Resmi olarak açıklanmaz. Ancak konu ile ilgili bir atasözümüzü de hatırlatmak isterim: Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.  

Türkiye nükleer silaha sahip olmasa sömürgeci ve emperyalistlere rest çekemez,

Batıya "topunuz gelin" diyemez,

Soykırımcılara "Azdan az, çoktan çok gider" diyemez,

Çeşitli coğaflarda Batıya ve Rusya'ya kafa tutamaz,

Doğu Akdeniz'de "Bizim gibi bedel ödemeyi göze alan varsa çıksın karşımıza, hodri meydan" diyerek barbar ve KAPİTALİSTLERE meydan okuyamaz...

Bütün bunları, dünyada sorumluluk sahibi, bütün raporların ve istihbari bilgilerin önüne geldiği hiçbir insan, omuzu dolu olmasa, eli boş olmasa, söyleyemez.

Söyleyebilmesi için deli olması lazım. Deli bile olsa etrafındaki insanlar söyletmez.

Yani hiçbir söz, boş ve rastgele söylenmiş söz değildir.

Bu Devlet bir çadır devleti değildir!

Bu Cumhuriyet bir muz cumhuriyeti değildir!

Bu Devlet, İSLAM DİNİ İLE İSLAM MEDENİYETİNDEN, SELÇUKLU-OSMANLI'DAN, TÜRK TÖRESİNDEN beslenen ve Bizans'tan bile yararlanan 2500 yıllık devlet geleneğine, birikimine ve sistematiğine sahip derinlikli ve köklü bir Devlettir.

Saygı ve selamlarımla…

Yorumlar