12 °c

Türkiye’deki değişen dengeler ve Avrasya bloğu

     Son dönemlerde özellikle 15 Temmuz’dan sonra Türkiye’de iç dengeler değişime uğramıştır. Özellikle baktığımız zaman Türkiye’de Avrasya Bloğuna doğru hızlı bir geçiş vardır. Avrasya bloğuna geçiş Türkiye için de büyük bir kazançtır. Türkiye yıllardır Natocu/Gladyocu kanadın elinde yıllarını heba etmiştir. Ne Tarihi bütünlüğümüz ile, ne de derin köklerimiz ile Natocu kanadın hiçbir uyuşan noktası yoktur. Ama maalesef geçmiş dönemde siyasilerin Komünizm tehlikesi bağlamında biraz da mecburen Nato bloğuna kayması muhakkaktır. Lakin ne dünya eski dünya! Ne de Türkiye eski Türkiye… ,

     Türkiye 2200 yıllık kadim devlet geleneğini içinde barındıran ve bu bağlamda kadim ve derin bir köke sırra sahip olan büyük bir devlettir. Türkiye’nin tarihi bağlamda da Avrasya bloğu ile doğal bir bağlantısı mevcuttur. Orta Asya bu bağlamdaki en önemli hareket alanıdır. Türkiye Natocu/Gladyocu blokta hiçbir zaman hak ettiği değeri ve itibarı görememiştir. Bu Natocu kanat sürekli kendi menfaatleri gereği Türkiye’nin iç dinamikleri ile oynamış ve bu hususta geçmişte Türkiye’ye çok kanlı bir fatura çıkarmıştır. Bu da yetmezmiş gibi Türkiye’nin en önemli stratejik kurumlarını kendi hegomanyası altında tutarak büyüyüp gelişmesini engellemiştir. Uluslararası arenada da Türkiye’yi kötü bir imaja sokmuştur. Türkiye’yi bölgede kendi politikaları doğrultusunda kullanmış ve bölgede Türkiye’ye birçok ülkeyi düşman etmiştir. Suriye politikasından tutun da pek çok olaya kadar bu Natocu/Gladyocu kanadın yönlendirmesi mevcuttur. İç ve dış politikada bu kanadın Türkiye’nin yöneticilerini çok yanlış bir yönlendirme ile kendi menfaatleri doğrultusunda kullanıldığını zaman zaman gördük. Türkiye’de Natocu/Gladyocu kanadın son dönemdeki en önemli grubu Fetö idi. Fetö ile kendi menfaatleri ve faydaları doğrultusunda pek çok iç ve dış operasyon yaparak Türkiye’nin hızını ve gücünü çok düşürdüler. Özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası bu kanat Devlet’ten tasfiye olmaya başladı. Bu Avrasya grubuna yer açarken, Natoculara büyük bir darbe idi! Nato’nun Askeri kanattaki temsilcileri de bu Fetö grubuydu. Zaten onlarda kendilerine yer açmak için zamanında Avrasyacı bloğu Ergenekon operasyonları ile yıpratmaya çalışmıştı. Ama istedikleri olmadı ve Devletin ileri gelenleri olayları iyice okuyup bu Natocu gruba karşı deyim yerindeyse savaş açtı. Gelinen noktada ise Türkiye 15 Temmuz ve sonrasında Rusya ile çok iyi ilişkiler içine girdi. Avrasya bloğuna tam manası ile girmeden önce kurumları da ona göre dizayn projesi de böylece başladı.

     Evet sevgili dostlar önümüzdeki dönemde iç dengeler ve dış dengeler bağlamında Türkiye’de önemli gelişmeler olabilir. Türkiye’nin Avrasya içinde yer almasını kabullenemeyen ve kabullenmek istemeyen Natocu/Gladyocu kanat, Türkiye’de büyük bir operasyon başlatma hazırlığında… Etkili bir takım suikastlar ve bombalama olayları ve de sonrasında da psikolojik savaş ile yıpratma taktikleri yapacaklardır. Bu bağlamda iç dengelerde büyük değişiklikler hazırlıyorlar. Tam da böyle bir zamanda yeni bazı önemli (malum)partilerin de kurulması tesadüf olmasa gerek. Türkiye her ne olursa olsun kurumlarda bu Natocu/Gladyocu kanadın üstüne gitmeli ve onları kurumlardan ve stratejik bazı yerlerden uzaklaştırmalıdır. Zaten Aralık ve Ocak ayı gibi de önemli bazı değişiklikler olacağını düşünüyorum.

     Unutmamak lazımdır ki, devlet içindeki bu Avrasyacı değişimin derinliği ve hedefleri gayet önem taşımaktadır. Türkiye'nin gelecek vizyonu ve bölgesel güç olma hedefleri ABD'ci Natocu/Gladyocu kanatta değildir. Bunu 15 Temmuz'da yaşadık...

     Türkiye gelecek dönemde Avrasya bloğunun yükselen yıldızı ve bölgesel güç merkezi olabilir. Türkiye, Avrasya bloğunda hak ettiği değeri ve itibarı fazlasıyla bulabilir.

 

Ve son söz ‘’ 2200 yıllık Kadim Devlet anlayışı kapsamında Türkiye geçmişin derin köklerine ve sırlarına sahip büyük bir Devlettir’’

 

 

YORUM YAZIN

adınız ve soyadınız ile yorum yapabilirsiniz
YAZIYA YAPILAN YORUMLAR1 YORUM
  • Pars 16 Kasım 2017 23:14 Sayın Koray hocam Natocu/Gladyocu bahsetmişken Amerika Birleşik Devletlerinin Başkan Obama döneminde 16 İstihbarat örgütünün 2010 yılı bütçesi kayıtlı olan kısım 80 milyar dolar olduğu ifade edilmektedir. Bu açıdan baktığımızda milyarlarca doların istihbarat örgütleri elinde kimleri dizayn etmek için kullanacaklarını bilmek için alim olmaya gerek yok. Aynı zamanda 22 Kasım 2017'de Soçi'de Kremlin Sözcüsü Dimitriy Peskov, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet BaşkanıVladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani arasında Suriye konulu bir üçlü zirve gerçekleştirilecek.

    CEVAP YAZ 1 3 (3) Öne çıkart

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
istiklal.com.tr bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.