Türkiye nereye savruluyor?

Türkiye nereye savruluyor?

Türkiye’de “önemli şeyler” oluyor... Fakat hayırlı istikamette olan cinsten değil çoğunluktaki “önemli şeyler..”

“Çocuk haczi” meselâ... Telafuz ederken bile kanını donduruyor insanın...

Babalar ve Çocuklar Derneği (BABADER) Başkan Yardımcısı Ramazan Tan, “Çocuk haczi; çocuk tesliminin icra memurları, pedagog ve kolluk güçleri marifeti ile yapılması işlemi. Boşanma sonrası velayeti alamayan (büyük çoğunlukla babalar) ebeveyne çocuğu ile kişisel ilişki kurması için, mahkeme kararı ile belirli süreler ile görüşme hakkı verilmektedir. Velayeti kötüye kullanan ebeveynler çocuğu karşı tarafa silah olarak kullanmak ve karşı tarafı rahatsız etmek için çocuğu diğer ebeveyne göstermemektedir. Bu durumda kanun koyucu çocuğun bir mal gibi haczedilmesini icra iflas kanunu madde 25 ile düzenlemiştir. Çocuk haczi ile küçük çocuklar tanımadıkları yabancı adamlar tarafından bir ebeveynden alınarak diğerine teslim edilirken duygusal sarsıntı yaşamaktadır. Bu durumdaki çocuklar; yaşıtlarına göre daha ürkek, daha güvensiz, daha saldırgan, daha kaygılı olmakta ve asosyal kişilik özellikleri göstermektedir” diye özetliyor durumu...

Ve sayın Tan’ın şu ifadesi hakikaten kan donduruyor: “Çocuk haczi tutanağında “eşya” olarak ifade edilen bir çocuğun kendisini değerli hissetmesi çok zordur. Bu işlem bizce insanlık suçu ve duygusal istismardır.”

Yazıklar olsun böyle kanunlara da böyle rezil ve vicdanları yaralayan, geleceğimizi karartan uygulamaları kanunlaştırıp milletin verdiği emaneti kötüye kullananlara da...

Kamu bunların çoğunu ya duymuyor, ya da vicdanlar işlevini yitirmiş, kimse aldırmıyor. Ateş düştüğü yeri yakıyor, ateş kendine düştüğü zaman ah vah zırlıyor herkes...

Başka bir örnek: Kadınlara kızlara İslâm ahlâkına mugayir, Türk örfüne göre adeta namussuzluk derekesinde işler yaptırılıyor. Öyle abuk şeyler moda haline getiriliyor ki, yüzkızartıcı...

Nedir şu daracık ve adına tayt denilen pantolonlar? Tesettürlü geçinen kesimde de birinci sırada bu moda... Başörtülü ve kıçı açık... Sorsan kendini tesettürlü sanıyor?

İki ihtimal var... Ya tesettür nedir hiç bilmiyorlar... Ki büyük çoğunluğunun öyle olduğu su götürmez bir hakikattir... Ya da bile bile yapıyorlar...

Bunların bir kısmı görevli, yani kötülüğü yayma misyonu ile hareket eden düşman ajanı konumundakiler, öteki kısmı ise, hani şu Kur’ân’ı bile heva ve hevesine göre tefsir eden “men fesserel Kur’âne bi reyihi, fekad kefer” (Kur’ân’ı kendi reyine, hevesine göre tefsir eden küfürdedir hadîs-i şerîf’i mucibince) dinden imandan olan beyinsiz türediler...

Rezalete bakın, “bana göre biraz modaya uymak, insanların beğenisini kazanmak; günah değil sevap bile sayılır” diyorlar... Evet inanmayan  araştırsın, sorsun; aynen böyle...

**

İstanbul mahvoluyor, seller gidiyor, esnafın zararı diz boyuna ulaşan seli geçmiş boyunu aşıyor, ama çiçeği burnunda yeni Büyükşehir Belediye Başkanı bay İmamzade ortalarda yok!..

Yalakası ve “takkeli şalvarlı kovalama” sabıkalı bıçkın gazeteci de kalkmış “siz olsaydınız yağmur daha az yağmayacaktı ama şu onbinlerce trol de ‘başkan nerelerde?’ diyemiyecekti” diyor... Güler misin ağlar mısın? Ya da boğar mısın yarına mı bırakırsın?

**

Pazarda bir kadıncağız bizim hanıma “bizi kandırdılar” demiş... Kandırırlar tabi. O kadar saftirik o denli şuursuz ve hafızasız olduk ki, “CHP İslâm için çalışıyor” deseler ona bile inanacağız... 

Yorumlar