2424 Defa Okundu

Daha önce de yazmıştım.

Başbuğ Türkeş;  İtikat, amel ve muamelat olarak iyi eğitilmişti.

 Okumayı sevdiği için çok kitap okudu.

İngilizceyi de iyi biliyordu.

Onların da inançlarını iyi biliyordu.

Hatta Genel taktik derslerinde iyi öğrendiği, iyi hazmettiği için,

Başarının sırrı;  Lider, teşkilat ve doktrin tartışmasızlığını,

Hayatın ve sosyal olayların hepsine tatbik ederdi. Onunla çözerdi.

Mesela sevgili Peygamberimizin, kendisi, sahabe teşkilatı ve İslam doktrinini,

Siyer okuyarak, Türk ve İslam tarihini hazmederek anlatırdı.

Son 200 yüzyıldır, İngiliz krallığının başarısını da öyle kavradı.

İngiltere, Trafalgar deniz savaşı ile Fransa ve İspanyayı  yıldırdı.

Ayrıca Waterloo savaşı ile de, hem Almanya’ya

Hem de Napolyon ve Fransa’ya diz çöktürdü.

Ayrıca doğrudan İngiliz krallığına bağlı Masonluk teşkilatı ile,

Dünyanın bütün devletleri içinde teşkilatlanıp.

Onları,  İngiliz ideolojisi ve yenilmezliği  üzerinde beyin yıkayıp, başarı sağladı.

Teşkilatlanıp, Osmanlı dahil bütün ülkeleri İngiliz menfaatleri yönünde yönetti.

Tabi bu güç, daima Akdeniz ve okyanuslardaki donanma ile desteklendi.

Peygamber Efendimiz (sav) de sahabeler ve uyguladığı genel taktik  metodu ile,

25  yılda dünyaya hakim olmuştu.

                ***

1987 seçimlerinde MÇP %2.9 almıştı.

Bahçelide bir istişare toplantısı yapıldı.

Herkes fikrini söylerken, “uğrunda 5000 şehit verdiğimiz bu millet,

Niye böyle yaptı?”  Diye herkes sızlandı ve şikayet etmişti.

Delegeler; Amerika’nın ihtilal ve o zamanki ANAP iktidarı ile,

Bizi bitirmeye yönlendirdiğini anlattı”

O zaman Başbuğ söz aldı;

“ Cıfıt’tan ( ABD) ne korkuyorsunuz?

Biz bu yola Allah rızası için ve onun cemalini görmek için çıktık,

Eğer biz kazanırsak milletimiz kazanır,

Kaybedersek zaten Allah’ın rızasını için yola çıktık her halükarda karlıyız” dedi.

Başbuğun 12 Eylül 1980 ihtilali ile önünün kesilmesi benim zoruma gitmişti.

Daha sonra anlaşıldı ki, İhtilali ABD casusları generaller yapmışlar.

Demek ki, Onu Türk-İslam davası ne kadar haklı imiş?

MİT eski müsteşarı M: Fuat Doğu; MİT,  CİA nın bir şubesidir demişti.

Başbuğ’u idam etmek isteyen ABD, suç bulamadığı için, tahliye etmişti.

Hapisten çıkınca, MİT e bağlı (dolaylı olarak CIA)  bazı Ülkücüler(!) Başbuğa saldırdı.

Ona her türlü yalan, iftira, yıldırma yolunu denediler.

Ben MÇP il başkanı iken onlardan ne çektim?

                ***

Hasılı;  Başbuğ Türkeş, bana ;” 4 kere idamdan döndüm” dedi.

Dil okulunda  hapisteyken,  eski MHP bakanlarından birisi,

 Başbuğa küsmüş ve soğuk davranınca;

“ Oğlum siz korkmayın onların hedefi benim,

Ama unutmayın ki,  ufukta karabulutlar görünse de,

Allah bir rahmet rüzgarı gönderir, her şeyi düzeltir dedim” dedi .

Bazıları, O’nun Allah, vatan,  millet yolunda çektiğinin onda birisini çekselerdi,

Her halde pabucu bırakıp kaçarlardı. (devam edecek)

Yorumlar