492 Defa Okundu

 Hemen hepimiz hayatımız boyunca travmatik bir olaya (önemli bir yaralanma, ölüm, afet, ciddi bir hastalık, şiddet, saldırı, vs.) şahit olmuş  veya böyle bir olayı bizzat yaşamışızdır. Travmatik bir yaşantıdan sonra verilen stres tepkileri, anormal bir duruma verilen normal tepkilerdir fakat bir çoğumuz genellikle kendiliğimizden iyileşebiliriz. Bazılarımız ise verdikleri stres tepkisi süresinin uzaması, artması ve kişinin işlevselliğinin bozulması ile birlikte bu travmatik yaşantı sonrasında gelişen yoğun stres nedeniyle kaygı bozukluğu yaşar hale gelir. Bu durumun adı “Travma Sonrası Stres Bozukluğu” dur. Bu rahatsızlığı anlamak için önce travmanın ne olduğunu iyice kavramak gerekir. Hayatın doğal akışında bozulmaya yol açan yaşantıları travmatik olarak değerlendirebiliriz. Bu travmatik yaşantılar genelde kontrol edilemeyen ve önceden tahmin edilemeyen, bireyin ruhsal ve bedensel bütünlüğünü tehdit eden, kayıp ve yaralanmaya neden olabilen, bireyde çaresizlik, dehşet ve korku gibi duygular uyandıran ve hayati tehdit içeren durumlardır. Ciddi bir kaza, yangın, deprem, sel gibi doğal afetler ile birlikte tecavüz, istismar, kazalar, kronik ve ölümcül hastalıklar da bu yaşantılara örnektir. Travma Sonrası Stres Bozukluğunu anlayabilmek için rahatsızlığın önemli belirtilerine hâkim olmak gerekir.

 Bu belirtileri ise şöyle sıralayabiliriz:

  – Travmatik olayın sürekli hatırlanması, zihinde canlandırılması,

– Olayı hatırlatan herhangi bir uyaran karşısında (kişi, mekan, aktivite, obje, vs.) yoğun sıkıntı hissi ve veya bu uyaranlardan kaçınma, Travma içerikli kâbuslar, korku,

– Travmatik yaşantıyla ilgili önemli detayların hafızadan silinmesi,

– O an bulunan ortamdan kopukluk,

– Odaklanma problemi,

– Dış dünyaya karşı ilgi kaybı, – Kendisi ve dış dünya ile alakalı olumsuz genellemeler,

– Ani sesler karşısında irkilme,

– Öfke,

– Uyumada güçlük,

Travmatik olayı takip eden bir ay içerisindeki tepkiler, akut stres tepkileridir fakat bu tepkiler bir ay sonrasında da devam ediyor ise ve düzeyinde artış varsa “Travma Sonrası Stres Bozukluğu” tanısı gündeme gelmelidir.

 “Travma Sonrası Stres Bozukluğu tedavisi” nde erken teşhis ve tedavi çok büyük önem taşır. Bozukluk ne kadar erken teşhis edilir ve tedaviye başlanırsa, iyileşme şansı ve hızı da o derecede artar. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Maruz Kalma Terapisi, EMDR gibi terapiler ve/veya ilaç tedavisi ile rahatsızlığı yenmek mümkündür. Bireyin tüm hayatını etkileyen ‘Travma Sonrası Stres Bozukluğu’  belirtilerini sizin veya bir yakınınız da gösterdiğinizi düşünüyorsanız en kısa zamanda profesyonel psikolojik destek almanız büyük fayda sağlayacaktır.

Yorumlar