21 °c

TİM Başkanı Gülle’ye açık mektup (2)


Sayın Gülle; insanlığın uzaya dolmuş kaldırdığı bir çağda, ihracatçıların çatı kuruluşu TİM’in geldiği nokta bu olmamalıydı!..
Siz de çok iyi bilirsiniz ki inovasyon sadece üretimde ve teknolojide değil, asıl yönetim anlayışında olur.
Adam kayırmanın, keyfi davranmanın, ahbap çavuş ilişkisinin hüküm sürdüğü bir TİM, 2012’de Türkiye İnovasyon Konferası adıyla başlattığı etkinliği İnovasyon Haftası’na dönüştürerek sürdürse ne yazar!
Eğer 16 yıldır iktidarda olan bir parti dahi, bürokrasi ve kırtasiyeciliğin tutuculuğuyla baş edemeyip, daha hızlı karar almak ve uygulamak adına Başkanlık Sistemine geçiyor ise, biraz durup düşünmek lazım...
İki yıl önce kaleme aldığım bir köşe yazımda şöyle demişim:
Sadece bir şirket için değil, bir kurum, bir ülke için de ayakta kalmak, zamanın ruhunu yakalamak inovasyondan geçiyor.
Artık eski olmanın, eskisi gibi bir avantaj sağlamadığı bir süreçteyiz. 20 yıl önce şirketinizin logosunun hemen altında yer alan “1920’den beri” ibaresi, tüketici üzerinde marka imajını perçinliyor; güveni, tecrübeyi, güçlülüğü, devamlılığı ifade ediyor olabilirdi, ama o dönem artık çok geride kaldı.
Bugün dünyada söz sahibi olan şirketlerin yüzde 60’ı, 15 yıllık genç şirketlerden oluşuyor.
Eğer çağın dinamiklerini kavramıyorsa TİM’in 1993 yılında kurulmuş olmasının ne anlamı var ki?
Mesajlaşma ve fotoğraf paylaşım sitesi WhatsApp daha 17 yaşında, ama sitenin aylık aktif kullanıcı sayısı 1 milyarı çoktan aştı, günlük fotoğraf paylaşımı ise 2 milyara ulaştı...
Steve Jobs, Apple'ı kurduğunda IBM, Ar-Ge için dünyanın parasını akıtıyordu, ama ipi göğüsleyen Apple oldu. Yani inovasyon için para şart değil.
Para şart değil, ama farklı bakmak, farklı düşünmek, öngörü, cesaret ve hayal gücü şart.
Hatta farklı olanı dışlamak yerine, tahammül etmek, cesaretlendirip önünü açmak daha önemli bir şart!...
Eğer bir kurumda farklı olana, farklı düşünene tahammül edilemiyorsa o şirkette inovasyon kültürü değil, biat kültürü gelişir; tıpkı TİM’de olduğu gibi.
Oysa TİM, İnovasyon Haftası etkinliğinde inovasyon gurusu Tom Kelley’nin, “10 İnovasyon Şifresi” adlı kitabını ücretsiz olarak dağıtmıştı.
Kelley, kitabında farklı kişiliklere odaklanıyor ve şirketinizde aynı tip insanları çalıştırmayın diyor.
Müşteriyi analiz eden bir “Antropolog”, farklı şeyleri birleştirebilen bir “Çaprazlayıcı”, zorlukların üstesinden gelebilen bir “Mücadeleci”, farklı alanlara yönelebilen bir “Maceracı” gibi kurum ve şirketlere değer katacak 10 farklı insan kişiliğine vurgu yapıyor.
Ama Kelley “ben istediğim gibi davranırım,” diyenlere şans tanımıyor!..
“Makam küçülecek hizmetler büyüyecek,” diyorsunuz; umarım makamları küçültmeye derebeyi gibi davrananları ayıklayarak başlarsınız...
Umarın sizin yönetiminizdeki TİM, kuru laftan öte bir anlam taşımayan İnovasyon Haftası yerine, inovatif projeleri destekleyen bir kurum haline gelir.
İzleyip göreceğiz...

YORUM YAZIN

adınız ve soyadınız ile yorum yapabilirsiniz
YAZIYA İLK YORUMU SİZ YAPIN

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
istiklal.com.tr bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.