29 °c
Turan Güzel

Turan Güzel

Susturun şu adamı!

Kinayeli bir cümle ile başladık yazımıza. Özellikle istedim böylesi çarpıcı bir başlığı. Öyle ya, adamın birisi çıkmış bas bas bağırıyor belediyeler, başkanları, yardımcıları ve müdürlerine sair iddialar seslendiriyor.

Süleyman Özışık

Dimdik, dümdüz, omurgalı, haysiyetli bir duruş sergilemesinin yanı sıra, muhteşem bir kalem olması dolayısıyla ses getiren, düşündüren, hayretlere gark eden ve bir o kadar çeşitli duyguları galeyana getiren bir kişilik bir yazar ve aydın Süleyman Özışık…

Hayli uzun zaman oldu basının haysiyet, onur ve güvenini kaybedişi. Halktan uzak, halkın derdi ile dertlenmeyen, zaman ve mekâna göre evrilen ve kıvrılan yazarlar dolayısıyla, basın hepten sınıfta kaldı. Tam yeni yeni düzeliyor dediğimiz zaman, fetönün henüz fetö olmadığı ama haysiyetsiz bir yapılanma olduğu her haliyle çıplak şekilde ortada durduğu süreçte, bu kez de bu lanet şebekenin kalemşörlüğü arz-ı endam etmeye başladı. Büyük büyük isimler (!) koca koca kalemler, kanaat önderleri sıraya girmişlerdi fetö için inciler dizmeye. Hem köşeleri tutmuş ve hem de köşeleri dönmüş bu zümre, dizdikleri inciler dolayısıyla çuval çuval para kazanıyor ve putlarına tazimler diziyorlardı. Basın yine başladığı yere dönmüştü.  Kuru pislikten yaş pisliğe doğru evrimleşmeye. Böylesi vahim bir tablo içerisinde üç beş omurgalı, üç beş haysiyetli, üç beş vatan evladı vardı yalana, yanlış ve talana dur diyen. İşte bu üç beş kişinin en tepesine de haklı ve hakkı olarak yerleştirin Süleyman Özışık’ı. Dedik ya hem haklı ve hem de haklı diye. Bu usta gazeteci ama hepsinden ötesi haysiyetli adam, 15 Temmuz sonrası da durmadı ve durmadan yalana, yanlışa ve talana dur demeye devam etti.

09.08.2017 tarihinde yazdığı ‘’ Ölü taklidi yapan belediye başkanları!.. İsimli yazısı ile kendisine yakışır bir yazı daha kaleme aldı. Bu yazısında insanın aklını başından alan tespitler ve saptamalar yapan Özışık, çeşitli ithamlarda bulunduğu kişilere, âdeta kendisinin mahkemeye verilmesi, davalar açılması için haykırmasına rağmen, ithamlarda bulunduğu Belediye başkanlarından tık bile çıkmıyordu. Susturun bu adamı susturun artık derken, Milyonların duygularına, düşüncelerine ve acılarına tercüman olan bu kişinin ithamlarına İç İşleri Bakanlığı, DDK, hakim ve savcılar duyarlılık göstermeli, idari ve hukuki işlemler başlatmalı değil mi!?

 

Paramı kudretliydi kişiler mi haysiyetsiz…!

Dedik ya putlar vardı ve putperestler. Nasıl da mücadeleye girmişlerdi ön sırada yer almak için. Nasıl canhıraş paralıyorlardı kendilerini putlarına yaranmak ve yarenlik etmek için. Yazarı ve çizeri böyle olunca haliyle belediyeler, başkanları ve daha bir sürü etkin ve yetkinler, peşpeş çekmeye başladılar çok çeşitli kaynakları. Yemeye doymayan bu şer blok, artık doyurulması imkânsız bir obez haline dönüştü. Aldıkça istedi ve istedikçe aldı. Salt kendisi için dönen çarkı, iliklerine kadar emdi ve damlasına kadar kullandı. Neler neler peşkeş çekilmiş ve nereler parsel parsel dağıtılmıştı. Hal böyle olunca obez yapılanma hepten çöreklendi Devlete ve millete. Derken dershane olayları, 17/25 Aralık, mit tırları ve nihayetinde 15 Temmuz.  Bu şer ittifak başarılı olsaydı eğer, sonraki süreçte akla gelen ihtimalleri düşünürken travmalardan kendimizi koruyamıyoruz. 15 Temmuz sonrası OHAL ilanı ve Devletin tekrar ve olması gerektiği gibi hâkimiyeti eline alma çaba ve gayreti girdi devreye. Bu süreçle birlikte hem Devlet hem belediyeler ve el atılması gereken diğer alanlara neşter vurulmaya başlandı. Bu neşter hareketi her ne kadar yetersiz ve biraz yavaş ilerliyor olsa da nihayetinde bir ciddiyet ve samimiyet içeriyordu. Ancak, şer yapının elemanları öyle kolay kolay pes edecekler gibi görünmüyordu. Özellikle de Belediye başkanları, yardımcıları ve etkin, yetkin koltuklarda oturanlar hatrı sayılır bir direnç göstermeye başladılar. Bu direniş, pervasız şekilde devam ediyor. Devam ettiği sürece de geniş bir kitle de haklı bir kırgınlık baş gösteriyor. Devletin bütün organları bu kırgınlık ve zaman zaman yaşanan hayal kırıklıklarına illaki ve mutlaka kulak vermelidir. Unutulmamalıdır ki, kırgınlık ve hayal kırıklıkları telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurur. Ey Devletim bi kulak ver….!

YORUM YAZIN

adınız ve soyadınız ile yorum yapabilirsiniz
YAZIYA İLK YORUMU SİZ YAPIN

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
istiklal.com.tr bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.